Menu

Sponsor2

Mittwoch, 15. November 2017

Ezber Yapmak - Hızlı Ezberleme Teknikleri - Kolay Ezberleme Teknikleri - Auswendig Lernen Methode



Ezber Yapmak - Hızlı Ezberleme Teknikleri - Kolay Ezberleme Teknikleri - Auswendig Lernen Methode

Öğrenmek bütün bir hayata yayılan bir süreçtir. İlkokula başladıktan sonra giderek gelişen öğrenim süreciyle birlikte bazı zorluklarla karşılaşmanız son derece doğaldır. Bu nedenle sizin için derlediğimiz dipnotlar sayesinde öğrenme konusunda daha başarılı olacaksınız.

Pi sayısının virgülden sonraki üçüncü basamağını hatırlayan birinin sizden ne farkı olabilir? Bunun doğuştan geldiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu doğal bir yetenek değil; teknik ve tekrar yaparak kazanılmış bir beceri.

Ezber Yapmak - Hızlı Ezberleme Teknikleri - Kolay Ezberleme Teknikleri 1

1. Bölümlere ayırın

Bilginin depolanabilmesi için bir boyutu olması gerektiğini biliyor musunuz? Aslında çevrenizde bunun sayısız örneğini görebilirsiniz. Kredi kartlarının numaraları, seri numaralar, sayıların basamaklama sistemleri, telefon numaraları, otomobil modelleri…
Hayatınızı değiştirecek kolay ve hızlı ezberleme teknikleri
Bilgileri hafızanızda tutmak için aralıklı tekrar kartları kullanabilirsiniz.

Bilim insanları ve pazarlama uzmanları da bir bilginin hafızaya alınabilmesi için ideal bölüm sayısının 3-4 olduğu görüşünde. Sahip olduğunuz bir bilgiyi üç veya dört bölüme ayırarak hafızanızda daha kolay tutabilirsiniz. Bölümleme için birkaç sistem kullanabilirsiniz:

Kategorilere ayırma

En önemli bölümleme teknikleri arasında kategorilere ayırmayı sayabiliriz. Bunu, aslında nesneleri veya bilgiyi bazı ortak özelliklerine dayanarak yeniden gruplara ayırma olarak düşünebilirsiniz. Bu ortak özellik herhangi bir şey olabilir; renk, alfabetik özellikler, fiziksel büyüklük, tür, tutar, yaş, zorluk, vs.

Örneğin alttaki 15 hayvan ismini hafızanızda tutumanız gerektiğini düşünelim:

Fare, Bukalemun, Karga, Kedi, Somon, Köpek, Fil, Yunus, Yılan, Tuna balığı, Tavuskuşu, Zürafa, Güvercin, Su aygırı, Timsah

Listedeki hayvanları türlerine göre ayırarak daha kolay akılda tutabilirsiniz.

Evcil hayvanlar: Fare, Kedi, Köpek

Deniz hayvanları: Tuna Balığı, Somon, Yunus

Kuşlar: Karga, Güvercin, Tavuskuşu

Soğukkanlılar: Yılan, Timsah, Bukalemun

Büyük olanlar: Fil, Zürafa, Su aygırı

Böyle bir liste sayesinde hafızanıza almak istediğiniz şeyler arasında bir bağlantı kurabilirsiniz. Örneğin “fare”kelimesi gözünüzün önüne geldiğinde “evcil hayvanlar” kategorisini veya “kedi” kelimesini hatırlamanız daha kolay olur.

Bölümlere ayırma

Çok sayıda bilgiyi belli bir sıraya göre akılda tutmanız gerekiyorsa, daha sistematik bir bakış açısını tercih edebilirsiniz.
Hayatınızı değiştirecek kolay ve hızlı ezberleme teknikleri
Müzik, beyindeki dil merkeziyle etkileşim içindedir. Şarkı sözlerinin yoğun olduğu müzikler dinleyerek hafıza yeteneğinizi sabote etmiş oluyorsunuz.

Örneğin yukarıdaki kategorileri numaralandırın ve ilk önce 1 numaralı kategoride yer alan evcil hayvanları ezberleyin. Ardından 2 numaralı kategorideki deniz hayvanlarını ezberleyin. Sonrasında ise 1 ve 2 numaralı kategorileri bir arada ezberlemeye çalışın. Aynı şeyi 3 ve sonraki kategorilere de sırasıyla uygulayın.

2. Aralıklı tekrar

Tekrarlama etkisi, bir şeyleri tek bir seferde akılda tutmaktansa zamana yaymanın daha başarılı sonuçlar verdiğini gösteriyor. Ancak bu kadar başarılı olmasına rağmen bazen bu teknik gözardı edilebiliyor. Aralıklı tekrar yönteminin uygulamasını kolaylaştıracak bazı teknikler var:

Aralıklı tekrar kartları

Belki de en kullanışlı yöntemlerden biri. Bilmediğiniz yabancı kelimeleri, bazı listeleri veya başka bilgileri hafızanızda tutmak için aralıklı tekrar kartları kullanabilirsiniz. Bu tekniği uygularken, anlamını bildiğiniz kartlarla vakit harcamak yerine bilmediğiniz kartlara ağırlık verin. Ayrıca, bu tekniği uygulamak için kart hazırlamakla uğraşmanıza gerek yok, bunun için üretilmiş mobil uygulamalardan yararlanabilirsiniz.

3. Hafızayı anlamak

Bir şeyi ezberlemeyi kolay ya da zor yapan şey nedir? Bir şeyin neden zor olduğunu tanımlayabilirseniz, kendi bakış açınızı da ona göre yönlendirebilirsiniz.

Bir şeyi hafızaya almanın neden zor olduğuna dair gerekçeler:

Yakınlık: Belli bir zaman diliminde ne kadar karşınıza çıkıyor?
Boyut: Büyülüğü nedir?
Sıra: Hangi mantığa göre oluşturulmuş?
Dikkat çekme: İlginç olan tarafı ne?
Karmaşıklık: Ne kadar zor?
İlgi: Sizin için ne kadar kullanışlı?
Önem: Hayatınızda nasıl bir değişiklik yaratabilir?
Aciliyet: Ne zaman ihtiyacınız var?
Soyutluk: İçinde bulunduğunu duruma ne kadar uyuyor?
İnsancıllık: İnsan tecrübesine ne kadar uygun?
Hissiyat: Duyularınız nasıl algılıyor?

Hafızaya alma stratejinizi geliştirmek için şu yöntemi kullanabilirsiniz:


Yakınlık: Daha sık görün
Boyut: Bölümlere ayırın
Sıra: Sizin için daha anlamlı olacak iekilde yeniden kurun
Dikkat çekme: Onunla ilgili eğlenceli bir hikaye bulun
Karmaşıklık: Daha kolay adımlar haline getirin
İlgi: Ne kadar kullanışlı olduğunu keşfedin
Önem: Bir hedef koyun
Aciliyet: Son tarih belirleyin
Soyutluk: Etrafınızdaki bir şeylerle ilişkisini kurun
İnsancıllık: Başrolde sizin olduğunuz bir hikaye yaratın
Hissiyat: Ona bir başka duyunuzla yaklaşın
4. Hazırlanma

Hafıza yeteneğinizi güçlendirmek için hazırlanma evresinin önemini gözardı etmeyin. Olimpik atletlerin tek bir performans için aylarca hatta yıllarca hazırlandığı göz önüne alınırsa, hazırlık evresinin önemini kavramak pek de zor değil. İşte hazırlanma evresi için birkaç ipucu:

Sözlü şarkılar yerine enstrümantal müzikleri tercih edin


Müzik dinlerken, sizinle konuşan birini ne kadar dinleyebilirsiniz? Müzik, özellikle de şarkı sözleri beyindeki dil merkeziyle etkileşim içindedir. Bu yüzden şarkı sözlerinin yoğun olduğu müzikler dinleyerek hafıza yeteneğinizi sabote etmiş oluyorsunuz. Hafızanız için müzik dinlemek istiyorsanız, şarkı sözleri olmayan enstrümental müzikleri tercih edin.

Bağlantınızı kesin

Facebook bildirimlerinin veya gelen maillerin sizi bölmesine izin vermeyin. 20 dakika her şeyi susturun ve sadece hafızanıza odaklanın.

Optimal hafıza zamanı belirleyin

Bir şeyleri hafızaya almak için en uygun zaman enerjinizin yüksek, zihninizin temiz ve bölünmediğiniz zamanlardır. Birçok kişi sabah çok erken veya akşam çok geç saatlerde, herkes uykudayken daha rahat ders çalışır.

Etrafta gezinin

Ayağa kalkmak ve yürümek kan akışını hızlandırıp, kasları harekete geçirip, tetikte olmanızı sağlarken oturmak kan akışını yavaşlatıp beyne daha az oksijen gitmesini sağlar. Eğer mümkünse ezberlemek istediğiniz şeyi alın ve ayağa kalkın, odanın içinde ufak turlar atın.

5. Önizleme


Ezberlemenin en etkin ve kolay yöntemlerinden biri de önizleme. Ezberlemek istediğiniz şeyi tekrar tekrar önizleme yaparak, kavramı ve anlamını daha kolay içselleştirebilirsiniz. Bunun için de şu önerileri yerine getirebilirsiniz:

– Konuyla ilgili araştırma yapın.
– Videolu anlatımları araştırın.
– Göz gezdirin. Başlıklara, büyük veya daha koyu harflerle yazılanlara dikkat edin.
– Konuyla ilgili özet bilgileri araştırın.
– Konuyla ilgili sıkça sorulan soruları ve yanıtlarını araştırın.
– Grafiklerden yararlanın.

Kolay Ezberleme Metodları

Kolay ezberleme denilince hepimizin aklına öğrencilik yıllarında özellikle sınav zamanı kolay ezberleme yapabilmek için gösterdiğimiz o ulvi çabalar gelmektedir. Geçmişten bugüne beynin algılama konusundaki ve hafızada tutma yetisindeki yetenekleri hakkında pek çok araştırma yapılmış ve ezberleme durumu üzerine temel belli başlı noktalara değinilmiştir.

Ezberleme durumu, kelime anlamıyla herhangi bir metnin sürekli olarak tekrarlandıktan bir müddet sonra hafızaya kaydedilmesi durumudur. Ezber yapılmaya başlandığı andan itibaren eğer beyin daha önceden ezber yapma konusunda tecrübeli değilse ezberlenmeye çalışılan şeyin ezbere alınması konusunda oldukça sıkıntılı süreçler geçirilmektedir. Ancak ve ancak kişi ezber konusunda inat edip başarabileceğini düşündüğünde konunun çözülmesi kolaylaşabilir.

kolay-ezber-yapma

Ezber yapmanın püf noktaları araştırılıp kısa ve öz şekilde bu yöntemler denendiği takdirde mutlaka ve mutlaka bir sonuç alınması muhtemel olmaktadır. Ezber konusunda bir kaç tekrar yapılıp beyne deneyim kazandırıldığında başarılmayacak hiç bir durum yoktur.
Kolay ezberlemenin teknikleri nelerdir?

Kolay bir şekilde ezber yapabilmek için uygulanacak üç basit yöntem şu şekilde özetlenebilmektedir;

Sesin kaydedilmesi : Çok fazla denenen bir yöntem olmasa da, özellikle farklı bir dille alakalı pozisyonlarda ezber yapılabilmesi açısından çok geçerli bir yöntem olmaktadır. Kulağın sesle duyduğu kelimeleri hafızaya atma verisinden de yararlanılabilmektedir.

Belirli yerlere not düşme : Sürekli olarak ezberinizde tutmanız gereken şeyleri, bir nevi hatırlatıcı maksadıyla her gün görebileceğiniz bir yerlerre not düşmeniz sizin için işleri çok fazla kolaylaştıracaktır. Örneğin; mutfağınızdaki buzdolabınıza, sabah dişlerinizi fırçaladığınız aynaya, evden çıkarken baktığınız aynaya vb. yerlere iliştireceğiniz notlar, önceliklerinizi ezberinizde tutmanız adına sizlere fayda sağlayacaktır.

Ters eli kullanma : Kalem tutmak, bardak tutmak, kapı açmak gibi rutin yaptığınız işlerde kullanmadığınız elinizi kullanarak beyninizin farklı gelişmesini deneyin.

Sorgulama alıştırması : Yakın zamanda ne yaptığınızı, nereye gittiğinizi, ne yediğinizi bulunduğunuz saat diliminden bir iki saat öncesine kadar sürekli sorgulayın ve ne kadar doğru yanıtlar verdiğinizi kontrol edin.

Oyun üretme alıştırması : Sokakta yürürken karşılaştığınız duvar yazılarından, arabaların plakalarından vb. durumlardan kendi kendinize bir çok kelime ve cümle üretmeye çalışın.

Ezber Yapmak - Hızlı Ezberleme Teknikleri - Kolay Ezberleme Teknikleri 2

Evet, hepimiz zaman zaman bir şekilde ezber yapmaya ihtiyaç duyarız. Bazıları ezber yapmanın doğru bir teknik olduğunu savunmasa bile durum açıkça bu şekildedir. Tamam, öğrenmek ezber yapmaya göre çok daha etkili olan bir yöntemdir.

Ama yalnızca yakın zaman içerisinde gereksinim duyacağımız, hatta bazen anlamsız ve gereksiz olan bilgileri akılda kalıcı olarak tutmanın bir anlamı da yoktur. Sınavlar, sunumlar, şarkılar, şiirler, hatta bazen sevgili için yapılacak konuşmalar gibi durumlar ezber yapmanızı gerektirebilir. Sonuçta; her ne nedenle olursa olsun, ezber yapmak önemli ve çoğu insana göre zor olan bir iştir.

Buna ek olarak; ezber konusunda epey başarılı olan insanlar da vardır. Bazıları sürekli ezber yapa yapa beynini bu konuda geliştirmiş, bazıları da ezberleme nasıl kolay bir şekilde yapılır, bunun yolunu öğrenerek edindiği bilgileri hafızaya almada başarılı olmuştur. O zaman gelin, lafı daha fazla dolandırmadan ezber yapma eylemini sizin için bir işkence olmaktan çıkartacak etkili ezber tekniklerini bir bir incelemeye başlayalım. Bu yazıda hafızanızı güçlendirmenin yollarından tutun da kolay ezber yapma tekniklerine varana kadar ihtiyacınız olan her şeyi bulacaksınız.

Ezberleme nasıl yapılır, kolay ezber teknikleri nelerdir sorularının merak edilen cevapları:


Ortamınızı Uygun Hale Getirin!


Öncelikli olarak dikkat etmeniz gereken şey bu! Çünkü ezber yapmak için dikkatinizi tam olarak toparlayabileceğiniz sessiz ve düzenli bir mekana ihtiyacınız olacaktır. Bunun için de çalışma ortamınızı ezber yapmaya uygun hale getirerek işe başlamalısınız. Etrafınızdaki dikkat dağıtıcı unsurlardan (telefon, bilgisayar, televizyon, karmaşa…) kurtulmalı ve uyuklamayacağınız bir masa-sandalyede işe koyulmalısınız.


Ortamınızla Birlikte Zihninizi de Hazırlayın!

Ezber yapma konusunda zorlananların sıklıkla yaptığı hatalardan bir tanesi de budur. Çünkü çoğunluk zaten hıncahınç dolu olan bir kafanın içerisine yeni bilgiler sığdırmaya çalışarak, boşa kürek çekmektedir. Sonra da “olmuyor işte, ezberleyemiyorum, aklıma girmiyor” gibi isyan feryatlarıyla pes etmektedir. İşte bu nedenle; size ezber yapmaya başlamadan önce zihninizi boşaltmanızı öneriyorum. Çünkü aklınızda başka bir şey varken diğerine doğru bir şekilde odaklanmanız pek mümkün değildir.

Buna da Bakın: Öğrenme Sürecinde Yapılan 5 Klasik Hata


Küçük Adımlarla İlerleyin!


Yapılması zor gelen her konuda olduğu gibi bu konuda da küçük adımlarla işe başlamalısınız. Böylece hem motivasyon konusunda başarılı olacak hem de beyninizi ezber yapmaya alıştıracaksınız. Bu öneriyi bir nevi ısınma turu olarak da düşünebilirsiniz. Nasıl ki tembelliğe alışmış kaslarınızı birdenbire harekete geçirmeniz yanlışsa, aynı şekilde önünüze yüzlerce sayfalık bir kitap alarak ezber yapmaya çalışmanız da yanlıştır. İşte bu nedenle; başlangıçta kısa metinler tercih etmelisiniz. Emin olun ki; ezber yapabildiğinizi gördükçe kendinize güveniniz artacak ve bu konuda çok daha başarılı olacaksınız.

Küçük Kartlar Hazırlayın!

Klişe belki ama işinize yarayacağından emin olabilirsiniz. Özellikle de aklınızda tutmakta zorlandığınız tarih, formül, terimler, yabancı kelimeler gibi bilgileri hazırlayacağınız minik kartlara yazarak, bunları daha kolay ezberleyebilirsiniz. Gün içerisinde boş kaldığınız anlarda bilgi kartlarınıza bakarak bu bilgileri belleğinize daha kolay kaydedebilirsiniz.


Yüksek Sesle Okuyun!

Yüksek sesle okumak da kolay ezber yapma teknikleri arasında. Çünkü bu şekilde hem içinizden hem dışınızdan duyacak hem de görerek öğreneceksiniz. Tabii, yüksek sesle okuma yönteminin size ne kadar uygun olduğunun da yöntemden alacağınız sonucu etkileyeceğini bilmelisiniz. Zira kimileri içinden okuyarak çok daha rahat bir şekilde ezber yapabilmektedir.

Zamana Dikkat Edin!

Bazıları kolay ezber yapabilmek için gece yatmadan önceki zamanın kullanılması gerektiğini söylese de bu pek de doğru bir yaklaşım değildir. Daha doğrusu eksik bir düşüncedir diyeyim. Çünkü geceleri beyninizde bütün günün yorgunluğu olacaktır. İşte bunun için ezber yapmak için zihninizin dinç olacağı sabahın erken saatlerini tercih etmelisiniz. Ve gece yatmadan önce sabahleyin ezberlediğiniz ve gün içinde tekrar ettiğiniz bilgileri gözden geçirmelisiniz. Böylece aklınızda kalmasını istediğiniz bilgilerin kalıcılığı % 20 ila 30 oranında artacaktır.


Yazarak Çalışın!

Sesli ya da sessiz bir biçimde okuduklarınızı belleğinize kaydetmek için klişe ama epey etkili olan yazarak çalışma yöntemini denemelisiniz. İsterseniz özet niteliğinde aklınızda kalanları yazabilir, isterseniz de ezberlemeye çalıştığınız bilgilere bakarak yazma seçeneğini kullanabilirsiniz. Hatta bu noktada önerim; iki yöntemi de kullanıp daha çok verim aldığınızı ezber tekniği olarak kullanmanız olacaktır.

Zeka Geliştirme Yöntemlerini Kullanın!


Çünkü beyninizi ne kadar çok geliştirirseniz, o kadar kısa süre içerisinde ezber yaparsınız. Kaldı ki daha zeki bir insan olmak için uğraşmak, yalnızca ezber yapmanızda değil hayatınızın her alanında işinize yarayacaktır. İşte bunun için beyin egzersizleri yapmayı alışkanlık haline getirmeli, alışkanlık haline getireceğiniz basit şeylerin gücünden faydalanmalısınız. Örneğin; baskın olmayan elinizi kullanarak beyninizin pasif nöronlarını harekete geçirmek gibi! İşinize farklı güzergahlardan gitmek gibi! Her gün yeni bir şey öğrenmeyi alışkanlık haline getirmek gibi! Kolay ezber için zekanızı nasıl geliştirebileceğinizi aşağıdaki yazıdan öğrenebilirsiniz.

Tavsiye Ederiz: Zeka Geliştirme Yöntemleri Nelerdir? Hangi Egzersizler Beyni Geliştirir?

Yatay 8 Çizin!

Hem zihniniz boşaltmak, hem stresten kurtulmak hem de daha kolay bir şekilde ezber yapmak için hayali 8’ler çizmelisiniz. Gözünüzle ya da burnunuzun ucundaki hayali fırçanızla, havada yatay 8’ler çizmeli, bu beyin alıştırmasından sonra ezber yapmaya devam etmelisiniz. Yani yorulup sıkıldığınızda, bu yöntemi kullanarak istediklerinizi çok daha kolay bir şekilde ezberleyebilirsiniz.

Belleği Güçlendiren Yiyecekler Tüketin!

Ezber yapmayı işkence olarak görmek istemiyorsanız, hafızayı güçlendiren yiyecekler tüketmelisiniz. Ezber yaparken ya da daha öncesinde tüketeceğiniz yiyecekler ile beyninizi daha aktif biçimde kullanabilir, çalışmalarınızdan daha verimli sonuçlar alabilirsiniz. Örneğin; beynin bilişsel fonksiyonları üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu herkes tarafından bilinen balık gibi! Bunun yanı sıra; kuru üzüm, fındık, bir beyin şeklinde olan ceviz, k vitamini barındıran ıspanak, brokoli, süt ve süt ürünleri, yeşil çay, yumurta, elma, muz, soğan, havuç gibi yiyecekleri tüketerek çok daha kolay bir şekilde ezber yapabilirsiniz.

Hikaye Yazın!


Kolay ezber tekniklerinden bir tanesi de hikaye yazmak! Peki, hikaye yazmaktan kastım ne? Yapmanız gereken şey, özellikle de ezberlemekte zorlandığınız bilgileri bir araya getirip, bunlardan bir hikaye oluşturmak olmalıdır. Mesela; a, b ve c terimlerini kalem, kitap, defter biçiminde kodlamalı, sonra da bu kodlamalardan aklınızda kalacak bir hikaye yaratmalısınız. Önemi olan şey kendinize has yöntemler bulup, yaratıcılığınızı kullanabilmenizdir.


Hafızanızı Güçlendirmenin Yollarını Öğrenin!


Ezberleme nasıl yapılır sorusuna verilebilecek kaçınılmaz cevaplardan bir tanesi de tabii ki hafızayı güçlendirmek! Sonuçta; daha güçlü bir hafıza eşittir akılda kalan daha çok bilgi demek! İşte bu nedenle; hemen bugünden başlayarak unutkanlık sorunsalından kurtulmak için çaba göstermelisiniz. Zira emin olun ki bu rahatlıkla kurtulabileceğiniz bir sorun! Kısacası; artık balık hafızalı biri olarak anılmak istemiyorsanız, aşağıdaki yazıyı incelemeli ve bu konudaki ilk adımınızı atmalısınız.


Kendinize ya da Başka Birine Anlatın!


Kendinize ya da Başka Birine Anlatın!
Birkaç kez okuduğunuz bilgileri yazdıktan sonra bir de üstüne anlatmayı deneyin. Eğer yanınızda ezberlediğiniz şeyleri anlatabileceğiniz birisi varsa ona, yoksa da kendi kendinize anlatmayı deneyin. Hatta daha sonra söylediklerinizi kontrol ya da tekrar etmek amacıyla ses kaydı yapmayı düşünebilirsiniz. Böylece ne kadar doğru ezber yaptığınızı görebilir, hatalı olduğunuz yerlerde düzeltmeler yapabilirsiniz.

SONUÇ:

Evet, bu yöntemler ile siz de kolay bir şekilde ezber yapabilirsiniz. Yalnızca sizin için en uygun olan tekniği belirlemeli ve ezber yapmanın çok zor olduğu düşüncesini kafanızdan silip atmalısınız. Zira bu bir beyin işi ve bir yandan zihninize o işi yapamayacağını söyleyip bir diğer yandan da ezber işini yapmaya zorlamanız epey mantıksız olacaktır.

----------------------

Unutmamak için..

1. Hem "kolay" öğrenmek hem de "yine, yine, yine" çalışarak, muazzam başarılar elde etmek mümkün. Örneğin geceleri de çalışarak, arta kalan zamanlarda başka konuları ele alma fırsatı yaratabilirsiniz.
2. "Alın teriyle kazanma" ilkesine önem verenler, "kolay" denen her şeye şüpheyle bakarlar.
3. "Zorlanarak öğrenilen bir şey, daha çok akılda kalır". Bu, pek az durumda, geçerli olabilir ama eski bir yöntemdir. "Ezber çağı"ndan kalmadır. Ama ağır bir yükü zorlanarak kaldırmak yerine kaldıraç kullanıp kaldırmak daha iyi değil mi?
4. "Kolay ve iyi anlama" şeklinde birleştireceğiniz hedefi, "üstünkörülük ve yüzeysellikle" ilgili sanmayın.
5. "Bilgi çağı" ve "Bilgi toplumu" sloganları, bazı eğitimcilere eğitimin amacının bilgi vermek, bilgi aktarmak ve beynini bilgi deposu şeklinde kullanmak gibi gelir. Bilgi bir araçtır. Mühim olan bilgiyi kullanmayı öğrenmek ve öğretmektir.
6. Eğitim psikolojisinde, akla hitap eden öğrenime "Entelektüel:/Cognitive", hislere yönelene ise "Etkili/Affective" denir. Bu iki yönü bir arada kucaklayan eğitim en verimli olandır.
7. Batı kültürü, bilgiyi bir parçadan başlayarak, tüme doğru verir, Doğu kültürü ise tümden başlayıp, parçalara inerek verir.
8. Kimi zaman televizyonlarda reklam niteliğinde bir programda da görmüş olabileceğimiz bir yöntemi uygulayın. Hikaye kurun, şarkı uydurun. İsim ya da surat, hatırlamak için kişileri bir şeylere benzetin. Yaratıcılığınızı kullanın. Hayatla ilgili değerlerde varsayımlar kıyaslama yapın. Bilinçli olarak, o yaptığınız şeyin üzerinde birkaç dakika durun.
9. K Keaton'a göre yaşlanmayı geciktirenin en iyi yolu, beynin mümkün olduğu kadar çalıştırılmasıdır.
10. Bir kimseye bir şey öğretmenin en iyi yolu, ona öğretme fırsatı vermektir.
11. Beyin bir gerçeği veya bir konuyu, yazının konusunun anlatım yapısı, düzeni ve ilişki köprüleri üçgenine iyi oturtabilirse iyi kavramaya başlar.
12. Yeni öğrendiklerinizi not alın.
13. Bazı bilgilerden kitabın sonuna indeks yapın.
14. Okurken kelimelerin altını çizin.
15. Özet çıkarın.
16. Özetten yararlanarak şema çıkarın.
17. Konunun sonuna, daha başına bakmadan şöyle bir göz atın.
18. Yoğun dikkatle okuyun.
19. Daha çok okuyun.
20. Temel fikri yakalamaya çalışın
21. Fikirlere yönelerek okuyun
22. Yapılacak işleri listeleyin.
23. İşe en kolay yerden başlayın.
24. Sevmediğiniz bir iş üzerinde çalışıyorsanız, kendinize ödül vaat edin.
25. İyi bildiğiniz, başarılı olduğunuz konulara ağırlık verin.
26. Rahat, iç açıcı bir ortamda çalışın.
27. Kendinizi kötü hissettiğiniz zaman, size değer veren biriyle konuşun.
28. Gerçek ve gerçekçi olan hızlı okuma, alıştırmadan önceki hızı, alıştırmadan sonra 3 - 4- 5 katına çıkartabilir. Bu, kişinin özel yeteneğine bağlıdır.
29. Göz gezdirme ile okumada 2000 - 3000 kelimelik metinden bir dakika içinde epey şeyler anlarsınız ve buda bir gerçekçi beklentidir. Çok hızlı okuma (ÇHO) ile ortalama dakikada 800 - 900 kelimeye ulaşılabilir. ÇHO sistemi, İkinci Dünya Savaşı'nda uçakların amblemlerinin okunmasıyla başladı. Gözün, vücudun herhangi bir uzvu gibi, egzersiz gördükçe daha etkili olmaya başladığı bu dönemde ispat edildi.
30. ÇHO'nın iki noktasına dikkat edin:
a. Göz alıştırmayla, gitgide daha hızlı görmeyi öğrenebilir. Tıpkı halter kaldırmakla veya mekik çekmekle kasların gelişmesi gibi.
b. Göz aynı şekilde alıştırmayla, satırın 2 -3 yazısını, hatta tamamını bir bakışta görmeyi öğrenebilir.
31. Yavaş okuyan kişiler okuduklarını en az anlayanlardır. Durarak okunan şeylerde anlama azalır.
32. Çok hızlı okuma eğitimin esası daha hızlı görmekten geçer.
33. Bir kerede 2, 3, 4 kelimeyi birden okumayı öğrenin.
34. Tamamıyla sessiz okumaya kendinizi alıştırın.
35. Gereksiz geri dönüşler ve tekrar okumayı önleyin.
36. Anlayışı çelmeyen düşünüş engellerini kaldırın.
37. Her şeyden önce her satırda gözünüz kaç kere duraklıyor onu ölçmelisiniz. Ona göre hızlı okuyucu veya yavaş okuyucusunuzdur.
38. Denemelerde ilk önce dakika ile hızınızı ölçün. Sonra parça ile ilgili soruları çözüp yüzde kaç aldığınıza bakın.
39. Okurken dudak kıpırdatıyorsanız, dişlerinizin arasına bir kalem tutuşturun.
40. Okuduğunuz kelimeyi veya cümleyi anladığınız halde bir daha okuma eğiliminiz varsa; beyaz bir kağıt kesin, okuduğunuz kısımları bununla örtün ve okudukça kaydırın, okuduklarınız anında kapatın.
41. Aklınız dağılıyor, okuduklarınızda ki anlamı sık sık kaçırıyorsanız birkaç satır okuduktan sonra ana fikri yeniden bir düşünün.
42. Satırları bulanık görüyorsanız: Bir göz doktoruna muayene olun.
43. Gözün beyindeki merkezi hem hızlı, hem de çok beceriklidir. Öyle ki kelimelerin kopuk kısmını bile görse çok kere tamamını keşfeder. Saniyenin yüzde bir kadar bir hızla bir işaretin veya kelimenin "siluetini" tanır, ne olduğunu da çıkarır.
44. Okurken kelimelerin tam üstüne bakarak okumayın az altına bakın ve satırı hep o hizada okuyun.
45. Hem satırların altına doğru bakın, hem de gözünüzü birkaç kelimeyi birden görmeye alıştırın.
46. Tam sayfa değil de bir sütün bulun, satırlardaki ilk ve son kelimelerin altını çizin veya yuvarlak içine alın ve gözünüzü bir baştakine bir sondakine baktırarak okuyun, aradaki kelimeleri görmeye çalışın.
47. Bu sefer tam aksine satırların ilk ve son kelimelerine bakmadan satırdan satıra geçin.
48. Bu denemeden sonra bir satırda 2 -3 kelimeyle esaslı alıştırma yapın. Her 2 veya 3 kelimenin birini çembere alın, gözünüzü sadece bu çemberlere yönelterek okuyun.
49. Sütunları ikiye veya üçe yukarıdan aşağıya bölün ve belirli bir ritim izleyin.
50. Göz gezdirme ile okumadan önce ana temayı bir bakışta ayrıntılardan ayırmalısınız. Hemen hemen her yazıda üç önemli unsur vardır:
a. Konu veya sorun
b. Sebepler
c. Çözümler - sonuçlar,
51. Her yazı göz gezdirmeyle okunmaz. Bazı yazıların her kelimesinin okunması gerekir.

Başarısızlığı başarıya çevirmek için anne babalara tavsiyeler:


1. Çocuğun duygusal sorunlarına yakınlık gösterin.
2. Çocuğun okul sorunlarına, ev ödevlerine ilgi gösterin.
3. Ödevlerin yapılmasında zamanın tazmininde ona yardımcı olun.
4. Okula gösterdiği çabaları övgüyle karşılayın.
5. Ödevlerini yapma yükümlülüğünün ona ait olduğunu hatırlatın.
6. Çocuğun elde ettiği sonuç kötü ve elinden gelen her türlü gayreti göstermişse ondan fazlasını istemeyin.
7. Öğretmeniyle bağlantı kurun.
8. Çocuğunuzun öğretmenini kötülemeyin.
9. Öğretmen, çocuğa karşı ana babasını yermemeli.

Fikir üretmenin yoları
1. Değişik yönden soru sorun.
2. Başka türlü yapmanın yolarını araştırın.
3. Oyun ve kelimeler kullanın.
4. Başkalarının görüşünü dinlemeyi öğrenin.
5. Siz de arada kendinizi dinleyin.
6. Korkularına, tedirginliklerine yardımcı olun.
7. Beraber egzersizler yapın.
8. Kendine güvenini arttırın.
9. Olumlu grup seçmeyi öğretin.
10. Gerekirse bazı konularda veto hakkınızı kullanın.

BAŞARIYA ULAŞMANIN PÜF NOKTALARI

Sınavda başarıya giden yol
Hedef belirleme: Başarılı olan bireyler zamanlarını, kendi seçtikleri amaçlarına ulaşmak için planlı ve düzenli olarak kullanırlar. Zamanımızı önemsiz işlerle harcamak yerine yapılması gereken işlere öncelik vermeliyiz. Başarılı olmak için mutlaka hedefimiz belirlemeli ve buna inanmalıyız. Bu hedefe ulaşabilmek için yıllık, aylık ve haftalık programlarımız düzenlemeliyiz.
Çalışma ortamının düzenlenmesi: Çalışma ortamının verimi yükseltecek şekilde düzenlenmiş olması, çalışılan dersten daha fazla zevk almamızı sağlar.

Evde kendinize bir köşe, mümkünse bir oda hazırlayın.
Ders çalışırken kesinlikle masa başında olmaya özen gösterin; yatarak, uzanarak ders çalışmayın.
Çalıştığınız masada başka bir işle uğraşmayın.
Çalışma ile ilgili malzemeyi önceden hazırlayın.
Ders çalıştığınız ortamda dikkatinizin dağılmaması için telefon, televizyon, poster, dergi, oyuncak vs. bulundurmayın.

Dersi dinlerken: En iyi öğrenme, sınıfta başlar. Dersi derste öğrenmek, sonraki çalışmalarınız daha da kolaylaştırır.

Dersten önce, konu hakkında bilgi sahibi olun.
Konunun ana düşüncesini anlamaya çalışın. Öğretmenin üzerinde durduğu konuları not alın.
Derse zamanında gelin.
Öğretmeninize anlamadığınız yerleri mutlaka sorun.
Önemli yerleri renkli kalemlerle işaretleyin.
Başlıkları ve alt başlıkları not alın.
Sayfalarda bazı eklemeler yapabilmek için boşluklar bırakın.

Başarı yolundaki engeller
Yaşamsal amaçlarını belirleyememiş olan öğrenciler, çalışma davranışını erteleme yoluna giderler. Üşenmek, ertelemek ve vazgeçmek; başarı yolundaki en ciddi engellerdir. Çalışmayı geciktirmek üzerine kurulan mantık, sıklıkla aşağıdaki şekillerde ifade bulur.

"Biraz dışarı çıkıp arkadaşlarla dolaşayım sonra çalışırım."
" Bu gün çok yorgunum; yarın çalışırım."
Biraz müzik dinleyip, çalışmaya sonra başlarım.
Bugün çalışmasam da olur. Yarın eksiğimi gideririm.
Biraz uyuyup daha sonra çalışırım.
Arkadaşıma telefon edeyim, sonra çalışırım.
Bu konuyu nasıl olsa sınıfta iyi öğrendim. Artık çalışmama gerek yok.
Sınava daha çok var.

Yukarıda saydığımız gerekçeler çalışma(ma) davranışını tetikler. Gerekçeler uydurmak yerine sadece amaca odaklanmalı ve başka bir engelle uğraşılmamalıdır. Öğrenci hedefe odaklanmayı başarabilirse, başarmak için yeterli motivasyona ulaşmış demektir.
Öğrenme, sürece yayılan bir çabanın sonucu olur. Öğrenme işleminin tamamı sınıfta gerçekleşir demek doru olmaz. Sınıfta sadece bir aktarım yapılır. Ama bu aktarımının öğrenmeye dönüşebilmesi için öğrencinin tekrarlar, örnek soru çözümleri, başka kaynakları tarama gibi pratikler yapması gerekir. Öğrenci başarılı olabilmek için mutlaka evde ders çalışmalı ve bunu etkin kılmayı öğrenmelidir. ÖSS hazırlık sürecinde öğrencinin haftalık 21 ile 28 saat arası çalışması uygundur. Bu da günlük 3 ile 4 saatlik bir çalışmayı gerektirir. ÖSS'de başarı için bahsettiğimiz çalışmaların dikkate alınması ve bunların verimli bir şekilde yapılması, sonucu da olumlu kılacaktır.

ÖĞRRENMEKTE BİR EZBERDİR SONUÇTA ...



Auswendig Lernen Methode


Auswendig lernen ist langweilig und schwierig. Zum Glück können wir bestimmte Eigenheiten unseres Gehirns gut dafür nutzen. Hier sind die Tricks.

Unser Gehirn macht seltsame Dinge. Es verwechselt Sachen, merkt sich nur Teile von Informationen, blockiert den Zugriff auf gespeichertes Wissen oder vergisst es schlichtweg. Dagegen gibt es scheinbar nur ein Mittel: Auswendig lernen, auswendig lernen, auswendig lernen! Das Problem: Auswendig lernen ist langweilig. Deswegen sollte man so wenig Zeit wie möglich damit verbringen. Damit meine ich nicht, dass man beim Buchstaben C schon aufhören sollte, die Vokabeln zu lernen oder immer nur die halbe Mathe-Formel auswendig lernen sollte. Nein, man sollte schon alles auswendig lernen, was gefordert wird - nur schneller. Zum Glück können wir manche seltsame Eigenheiten des Gehirns zu unserem Vorteil nutzen. Nutze unsere BRAINEFFECT Experten-Tipps um effektiver Auswendig zu lernen:
1. Der Kontext-Effekt: Schaff dir DEIN Umfeld

Informationen, die im selben Kontext abgerufen werden wie sie gespeichert wurden, werden leichter vom Gehirn abgerufen. Informationen, die also bei einer Vorlesung gespeichert wurden, können leichter wieder abgerufen werden, wenn die Umgebung ähnlich ist (etwa wenn die Klausur im selben Vorlesungssaal oder Universitätsgebäude geschrieben wird). Auch andere Stimulatoren, etwa das Wetter, Geruch, Geschmack oder gar Melodie können als Aufhänger benutzt werden, um erlernte Informationen leichter abzurufen.
Unser Tipp: Das Lernen am Prüfungsort ist eine effektive Methode auswendig Gelerntes in Erinnerung zu behalten. Falls dies aus irgendwelchen Gründen nicht in Frage kommt, nutze andere Wege, Assoziationen mit dem gelernten Material zu schaffen. Esse oder trinke etwas beim Lernen, das du dann später mit in die Klausur nehmen kannst. Diese Methode hört sich seltsam an, doch die Wissenschaft hat diesen Effekt klar nachweisen können. Man spricht hier von Konditionierung.
2. Der Humor-Effekt: Lachen hilft

An Informationen, die mit Humor vermittelt wurden, kann man sich leichter wieder erinnern. Wissenschaftler erklären sich dies mit erhöhter kognitiver (Humor muss verstanden und verarbeitet werden) und emotionaler (Humor erregt) Aufmerksamkeit beim Zuhörer.
Unser Tipp: Versuche über die Sachen, die du auswendig lernen musst, aber einfach nicht in den Kopf kriegst, zu lachen. Lass dir von einem Freund das vorlesen, was du auswendig lernen musst und lass sie oder ihn an besonders schwierigen Stellen komische Nebenbemerkungen machen oder Grimassen ziehen. Beim Auswendiglernen von Texten kann man auch selbst einzelne Satzteile so verändern, dass die Textstelle komisch wirkt. Wenn du dich an einer Stelle einmal zum Lachen gebracht hast, wirst du dich später sehr gut an sie erinnern können.
3. Selbstbezugs-Effekt: Persönliche Bezüge helfen

Wenn Informationen einen Bezug zu unserem eigenen Leben haben, erinnern wir uns viel leichter an sie. Man kann so eine abstrakte Verbindung schaffen. Gedächnisweltmeister, wie z.B. Dr. Karsten verknüpfen Wissen & Fakten stets mit einer persönlichen Geschichte.
Unser Tipp: Informationen, die abstrakt sind, sollten konkretisiert werden und auf die reale, selbst erlebte Welt angewandt werden. Dazu formuliert man das Konzept um oder macht daraus ein Beispiel, das persönliche Emotionen, Assoziationen oder Interesse weckt. Dies können z.B. Geschichten sein oder persönliche Erlebnisse. Man sollte Das ist für Literatur-Studenten leichter als für Studenten der theoretischen Physik, aber es ist alles eine Frage der Kreativität. Verknüpfte Informationen mit dir & deinem Leben.
4. BRAINEFFECT FOCUS

Wenn du Schwierigkeiten hast beim Auswendig lernen, dann liegt es oftmals an einer mangelnden Versorgung des Gehirns. Wertvolle Unterstützung beim Auswendig lernen & der Konzentration erhältst du durch unsere Produkte im Bereich der mentalen Performance. Insbesondere BRAINEFFECT FOCUS ist darauf ausgelegt, die Konzentration und Denkleistung zu steigern. FOCUS enthält Citicolin, was im menschlichen Körper zu dem Neurotransmitter Acetylcolin umgewandelt wird. Dadurch wird ein Abrufen von Informationen in höherer Geschwindigkeit ermöglicht und die gesamte Denkleistung gesteigert. Weitere Inhaltsstoffe wie Brahmi oder Ginkgo sorgen dafür, dass dein Gehirn optimal mit Mikronährstoffen versorgt ist und unterstützen dich beim Lernerfolg. Probiere es aus!

-----------

Techniken und Tipps zum Auswendiglernen

Mit diesen 8 Tipps und Methoden gelingt es dir, jeden Lernstoff auswendig zu lernen.
Techniken und Tipps zum Auswendiglernen Egal ob Überblicke, Mindmaps, Zusammenfassungen, Formeln oder Definitionen: Studenten müssen sich während ihres Studiums eine Vielzahl an Wissen aneignen und dieses idealerweise auch langfristig abrufen können. Doch auswendig zu lernen bedeutet nicht zwangsläufig auch erfolgreich zu lernen. Verstehen ist viel wichtiger als bloßes stupides Lernen.

Im Umkehrschluss ist es aber auch unklug, dem Auswendiglernen im Studium par se mit negativen Vorurteilen zu begegnen, schließlich hat uns diese Lerntechnik bereits zu Schulzeiten - wir erinnern uns an das Erlernen der Rechtschreibung, des Einmaleins oder der Englisch Vokabeln - gute und vor allem nachhaltige Dienste geleistet.

Daher stellen wir dir hier die 8 besten Tipps zum langfristigen Auswendiglernen vor und erklären, wie du schnell, effektiv und vor allem nachhaltig dein Gehirn mit studienrelevanten Inhalten füttern kannst.

1. Nicht nur auswendig lernen, sondern langfristig verinnerlichen


Natürlich ist es nicht ratsam, den Studienstoff für eine Klausur nur einmal stupide auswendig zu lernen. Bei derartigem Bulimielernen ist der langfristige Effekt nämlich gleich 0. Dein Ziel sollte es daher sein, dir das Wissen, insbesondere die Grundlagen deines Faches, nachhaltig einzuprägen. Somit kann dein Gehirn beim Lernen darauf aufbauender und schwierigerer Sachverhalte schnell auf die Basics zurückgreifen und du musst nicht erneut ganz von vorn beginnen.

Auswendiglernen empfiehlt sich daher insbesondere dann, wenn du schon etwas von dem Themenbereich weißt. Unser Gehirn kann Wissen nämlich nur anwenden, wenn es dieses mit anderem, bereits vorhandenem Wissen in Zusammenhang bringen kann. Du wirst sehen, du sicherst dir so einen enormen Zeitvorteil bei der Vorbereitung von künftigen Prüfungen.

2. Spickzettel schreiben

Gerade bei komplexeren Lernthemen empfiehlt es sich, wichtige Zusammenfassungen, Formeln und Definitionen in Kurzform aufzuschreiben. Sichte zunächst deine kompletten Lernmaterialien und markiere die Themen farbig nach Priorität. Danach schreibst du deinen Spickzettel. In der Regel genügen bei Definitionen lediglich 2-3 Sätze, manchmal auch nur Stichwörter. Alternativ kannst du auch mit Grafiken, Mindmaps und Bildern arbeiten.

Anschließend sprichst du das soeben Geschriebene laut vor dich hin. Dies kann ruhig etwas übertrieben sein. Die Bewegung deiner Mund- und Kiefermuskulatur unterstützt den Lernvorgang, da mehrere Sinne angesprochen werden.

Derartige Spickzettel kannst du in deiner ganzen Wohnung aufhängen. Jedes Mal, wenn du z.B. beim Gang ins Bad an einem Zettel vorbeikommst, hältst du kurz inne und memorierst den jeweiligen Lernstoff.

Natürlich sollte der Spickzettel nur zu Lernzwecken dienen, davon ihn tatsächlich mit in die Klausur zu nehmen, ist dringend abzuraten!

3. Mnemotechnik verwenden

Die sogenannte Mnemotechnik dient dem langfristigen Speichern und Behalten von Informationen im Langzeitgedächtnis. Für dieses Gedächtnistraining werden verschiedene Merkhilfen entwickelt. Darunter fallen z.B. Eselsbrücken, Reime oder Grafiken.

So kannst du dir etwa Assoziationsketten erstellen, bei denen du die einzuprägenden Begriffe wie die Glieder einer Kette so aneinander hängst, dass die richtige Reihenfolge erhalten bleibt. In dem du dir eine einfache, leicht zu merkende Geschichte ausdenkst, erinnerst du dich automatisch an die jeweiligen Begriffe. Ein beliebtes Beispiel aus Schulzeiten um die Reihenfolge der Dur-Tonarten mit Kreuz-Vorzeichen im Quintenzirkel zu lernen, ist „Geh Du Alter Esel Hole Fische.“

Die Loci-Methode (häufig auch als Routen-Methode bezeichnet) zielt ebenfalls auf das Einprägen von Reihenfolgen. Dabei durchläuft unser Geist immer dieselbe Route. Für jeden Routenpunkt werden bestimmte Schlüsselwörter festgelegt, welche mit Bildern oder Geschichten verknüpft werden. Folgt man anschließend diesem Pfad, so können automatisch die erlernten Begriffe in einer bestimmten Abfolge wiedergegeben werden.

Für das Vokablen lernen, eignet sich unterdessen auch die Schlüsselwortmethode. Dabei werden die Vokabeln mit deinem bereits vorhandenen Wissen verknüpft. In der Regel geschieht dies durch bekannte Wörter aus der Muttersprache, die der neuen Vokabel ähnlich klingen. Aus jedem Schlüsselwort und der Bedeutung der Vokabel wird im Geiste ein Bild entwickelt. Wenn du dir z.B. das englische Wort für See „Lake“ einprägen möchtest, bildest du im Geiste ein Bild mit dem im Deutschen ähnlich klingenden Schlüsselwort „Leck“:

„Wenn das Meer ein Leck hat, dann schrumpft es zum See zusammen.“

Hörst du später das Wort „Lake“, so denkst du an das ähnlich klingende „Leck“ und erinnerst dich automatisch an den See. Die Übersetzung ist gefunden.

Die Methoden sind vielfältig und funktionieren nicht nur bei einfachen Folgen. Gedächtnissportler haben Systeme entwickelt, mit denen sie fähig sind, tausende Wörter oder Zahlen zu memorieren. So kann beispielsweise Weltrekordhalter Simon Reinhard in nur 15 Minuten eine Liste mit 300 Wörtern auswendig lernen und anschließend fehlerfrei in der richtigen Reihenfolge wiedergeben. Chao Lu, der amtierende Weltrekordhalter im Pi-Sport, schaffte es 2005, unglaubliche 67.890 Nachkommastellen von Pi wiederzugeben.

4. Wiederholen, wiederholen, wiederholen

Du kannst die beste Lernmethode haben, ohne Wiederholung wirst du trotzdem auf lange Sicht fast alles wieder vergessen. Damit die Lernstoffe wirklich vom Kurzzeit- ins Langzeitgedächtnis transportiert werden, ist ein regelmäßiges Repetieren und Auffrischen daher unumgänglich.

Bei Formeln oder Vokabeln bietet es sich an, diese praktisch einzusetzen, diese also durch Übungsrechnungen zu festigen oder gezielt Sätze mit den Vokabeln zu bilden.

Wichtig ist auch der richtige Abstand der Wiederholungen. So solltest du nach ca. 8 Stunden das erste Mal das Gelernte wieder durchgehen. Am folgenden Tag wird die 2. Wiederholung angesetzt, am darauffolgenden Tag die 3., usw. Je regelmäßiger die Wiederholungen erfolgen, desto langfristiger wird das Gelernte im Langzeitgedächtnis gespeichert.

5. Mit Karteikarten arbeiten

Zum langfristigen Lernen sind Karteikarten super geeignet. Insbesondere mit dem 1973 von Sebastian Leitner entwickelten Karteikastensystem können Definitionen, Vokabeln und Formeln sicher und systematisch im Langzeitgedächtnis gespeichert werden. Das Prinzip ist denkbar einfach: du nimmst dir einen Stapel Karteikarten und schreibst eine Frage bzw. den zu lernenden Begriff auf eine Seite. Auf die Rückseite kommt dann die entsprechende Antwort. Darüber hinaus benötigst du einen Karteikasten. Dies kann ein einfacher Schuhkarton mit z.B. 5 Fächern sein.

Anschließend gehst du alle Fragen bzw. Begriffe durch. Jene Karteikarten, bei denen du die korrekte Antwort bereits weißt, rutschen ein Fach weiter, die anderen, nicht oder nur unzureichend beantworteten Fragen verbleiben im 1. Fach. Alle Karteikarten im 1. Fach solltest du täglich durchgehen, jene der anderen Fächer in bestimmten Rhythmen (z.B. Karteikarten aus 2. Fach alle 2 Tage, aus 3. Fach alle 3-4 Tage usw.), um sie langfristig zu behalten. Fragen, die du kontinuierlich richtig beantwortest, rutschen in den Fächern immer weiter bis ins 5. Fach. Hier kann davon ausgegangen werden, dass du diese Lernstoffe langfristig verinnerlicht hast. Die Wiederholungsphasen sind entsprechend größer. Solltest du hingegen eine Frage zwischenzeitlich nicht mehr beantworten können, rutscht die Karteikarte wieder ins 1. Fach und der Lernprozess beginnt erneut. Das Gute dabei: die Lernstoffe, die dir schwer fallen, werden häufiger gelernt, einprägsamere Zusammenhänge werden hingegen nur so häufig wie nötig abgefragt.

Mittlerweile gibt es auch zahlreiche verschiedene Anbieter von speziellen Software Lösungen zum digitalen Lernen mit Karteikarten, wie z.B. Brainyoo oder CoboCards. Medizinstudenten, die sich auf die Anatomie-Prüfung vorbereiten wollen, können sich zudem einmal bei Kenhub umsehen, wo nicht nur mit Fragen/Antworten, sondern auch mit sehr anschaulichen Illustrationen gearbeitet wird.

6. Die Lernorte wechseln

Gerade in der Prüfungsphase, wo meist mehrere Klausuren anstehen, auf die es sich vorzubereiten gilt, lohnt es sich, die Lernorte zu wechseln. So kannst du z.B. an deinem Schreibtisch für den Themenkomplex A/Klausur A, in der Küche nur für den Themenbereich B/Klausur B und auf deinem Bett für das Thema C/Klausur C lernen.

Das Wissen wird im Geiste somit an verschiedene Orte geknüpft und du kannst dich besser auf die jeweiligen Lerninhalte konzentrieren.

7. Eine Lerneinheit kurz vor dem Einschlafen einlegen

Die meisten Menschen sind tagsüber am leistungsfähigsten. Laut Psychiater Manfred Spitzer lohnt es sich aber dennoch, die letzte Lern- bzw. Wiederholungseinheit kurz vor die Schlafenszeit zu legen.

Willst du Definitionen und Zusammenfassungen wirklich langfristig verinnerlichen, müssen die Informationen im Gehirn nämlich vom Hippocampus in die Großhirnrinde gelangen. Dies geschieht jedoch erst wenn wir schlafen, denn im Tiefschlaf lädt sich unser Gehirn die gespeicherten Informationen vom Hippocampus herunter und verarbeitet diese während der REM-Phase. Lernst du also erst kurz vor dem zu Bett gehen, können alle dem Gehirn eben erst zugeführten Infos, effektiv aufgearbeitet und später direkt angewandt werden.

8. Last Minute zum Lernerfolg

Wenn der Klausurtermin unaufhaltsam näher rückt und du das Lernpensum in der verbliebenen Zeit vermutlich nicht mehr komplett bewältigen kannst, heißt es „Mut zur Lücke“. Selektiere den Lernstoff nach den (idealerweise im Voraus von deinem Dozenten genannten) Schwerpunktthemen und konzentriere dich zunächst vollends darauf. Erst wenn du diese Lernbereiche im Schlaf herunterbeten kannst, sollte der Fokus auf Randthemen, Sonderfälle und Exkurse verlagert werden.

Tipp: Passend dazu haben wir dir auch noch einmal ausführlich 10 Tipps zum Last Minute Lernen zusammengefasst.

Und falls ihr in den Lernpausen eine Aufmunterung braucht, präsentieren wir euch in diesem Video mal eine ganz andere Möglichkeit, schnell mit dem Lernen fertig zu werden:

Einzel nachweise
brain-effect com
uniturm de

Kaynaklar :

çeşitli internet Sayfalari

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen