Menu

Reklam1

Freitag, 30. Juni 2017

Arapca "Allah ve Muhammed" Yazili Dini Resimler - V300620171239 Serisi

Arapca "Allah ve Muhammed" Yazili Dini Resimler - V300620171239 Serisi



























Bilinen Tüm Peygamberlerin İsimleri


Bilinen Tüm Peygamberlerin İsimleri

Peygamberlerin soy ağacı ve geliş sırası hakkında bilgi verir misiniz?

1. Adem (as).

2. Şit (as): Babası: Âdem Aleyhisselâm, Annesi de, Hz. Havvâ'dır.

3. İdris (as): İdris (as)'ın soyu, Yerd (yahud Yarid)b.Mehlâil b.Kay­narı (yahud Kaynen) b.Enuş, b.Şit, b.Âdem Aleyhisselâm.

4. Nuh (as): Nuh b.Lemek (veya Lemk), b.Mettu Şelah, b.Ahnuh (veya Uhnuh) (Yani İdris Aleyhisselâm), b.Yerd (veya Yarid), b.Mehlâil, b.Kayn (veya Kaynarı), b.Enuş, b.Şis, b.Âdem Aleyhisselâm.

5. Hud (as): Hûd (Âbir) b.Abdullâh, b.Rebah, b.Halud b.Âd, b.Avs, b.İrem, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisselâmdır.

6. Salih (as): Salih b.Ubeyd, b.Esif veya Asit, b.Kemaşic b.Ubeyd, b.Hadir b.Semud, b.Âbir b.İrem, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisse!amdır.

7. İbrahim (as): İbrahim b.Târah (Âzer), b.Nahor, b.Sarug (Şarug) b.Rau (Ergu), b.Falığ, b.Âbir, b.Şalıh, b.Erfahşed, b.Sâm, b.Nuh Aleyhisselâmdır.

8. İsmail (as): İsmail Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın, Hz.Hâcer'den doğan ilk ve bü­yük oğludur.

9. İshak (as): İshak Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın ikinci oğlu olup Hz.Sâre'den doğ­muştur.

10. Lut (as): Lût b.Hâran, b.Târah, b.Nahor, b.Saruğ'dur. Lût Aleyhisselâm; İbrahim Aleyhisselâmın Yeğeni, yani kardeşi Haran'ın oğlu idi.

11. Yakub (as): Yâkub b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Yâkub Aleyhisselâmın Annesi: Refaka'dır.

12. Yusuf (as): Yûsuf b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Yûsuf Aleyhisselâmın annesi: Râhıl bint-i Leban'dır.

13. Eyyub (as): Eyyûb b. Mûs, b. Ra'vil, veya Razıh b. Ays b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâmlardır. Eyyûb Aleyhisselâmın annesi Lut Aleyhisselâmın kızı idi.

14. Zülkifl (as): Bişr (Zülkifl) b.Eyyûb Aleyhisselâm'dır.

15. Şuayb (as): Şuayb b. Mîkâil, b. Yeşcür, b. Medyen, b. İbrahim Aleyhisselâmdır. Şuayb Aleyhisselâmın annesi: Lut Aleyhisselâmın kızı Mîkâil'dir. Şuayb Aleyşhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın Kayınpederi idi.

16. Musa (as): Mûsâ b.İmran, b.Yashür, b.Kahis, b.Lâvi, b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm'dır. Mûsâ b.İmran Aleyhisselâmla Hârûn b.İmran Aleyhisselâm, Ana-Baba bir kardeş idiler. Harun Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmdan bir yaş büyüktü.

17. Harun (as): Musa (as)'ın kardeşidir.

18. Hızır (as): Rivayete göre: Hızır Aleyhisselamın soyu: Belya (veya İlya) b. Milkân, b.Falığ, b.Âbir, b.Salih, b.Erfahşed, b.Sâm b.Nuh Aleyhisselam olup babası, büyük bir kraldı. Kendisinin; Âdem Aleyhisselamın oğlu veya Ays b.İshak Aleyhisselamın oğullarından olduğu veya İbrahim Aleyhisselama iman ve Babil'den, Onunla birlikte hicret edenlerden birisinin, ya da Farslı bir babanın oğlu ol­duğu, kral Efridun ve İbrahim Aleyhisselam devrinde yaşadığı, büyük Zülkarneyn'e Kılavuzluk ettiği, İsrail oğulları krallarından İbn. Emus'un zamanında İsrail oğullarına peygamber olarak gönderildiği, halen, sağ olup her yıl, Hacc Mevsiminde İlyas Aleyhisselamla buluştukları da, rivayet edilir.

19. Yuşa (as): Yûşa' b. Nûn, b. Efrâim, b. Yûsuf, b. Yâkub, b. İshak, b. İbrahim Aleyhisselâm'dir.

20. Kâlib b. Yüfena (as): Kâlib b. Yüfena, b. Bariz (Fariz), b. Yehuza, b. Yâkub[3] b. İshak, b. İbra­him Aleyhisselâmdır. Kâlib b. Yüfenna Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın kız kardeşi Meryem'in kocası veya Mûsâ Aleyhisselâmın damadı idi.

21. Hızkıl (as): Hızkıl b. Nûridir. Hızkıl Aleyhisselâmın annesi yaşlanıp çocuk doğurmaz hale geldikten sonra, Yüce Allâh'dan bir oğul dilemiş ve Hızkıl Aleyhisselâm, ihsan olunmuştur. Bunun için, Hızkıl Aleyhisselâm (İbnül'acûz = Koca Karının Oğlu) diye anılmıştır.

22. İlyas (as): İlyas b. Yasin, b. Finhas, b. Ayzar, b. Hârûn, b. İmran (A.S)'dır.

23. Elyesa (as): Elyesa' b.Ahtub, b.Adiy, b.Şütlem, b.Efrâîm, b.Yûsuf, b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâm'dır. Elyesa Aleyhisselâm'ın, İlyas Aleyhisselâm'ın amcasının oğlu olduğu da söylenir.


24. Yunus (as): Yûnus b. Matta; Bünyamin b. Yâkub b. İshâk, b. İbrahim Aleyhisselâm oğulla­rı soyundandı. Matta, Yûnus Aleyhiselâmın annesi idi. Peygamberlerden, Yûnus b. Matta ile İsâ b. Meryem Aleyhisselâmlardan baş­ka hiç biri, annesine nisbetle anılmamıştır.


25. Şemûyel (as): Şemûyel b.Bali, b.Alkama, b.Yerham, b.Yehu, b.Tehu, b.Savf'dır. Şemuyel Aleyhisselâm, İsrail oğullarından ve Hârûn Aleyhisselâmın zürriyetindendi. Şemuyel Aleyhisselâmın annesi Hanne olup[6] Lâvi b.Yâkub Aleyhisselâmın Hanedanına mensuptu.


26. Davud (as): Dâvûd b.İşâ Aleyhisselâm; Yehûza b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâmın soyundandır.


27. Süleyman (as): Dâvûd b.İşa Aleyhisselâmın oğlu olan Süleyman Aleyhiselâmın da, soyu, Yehûza b.Yâkub, b.İshak, b.İbrahim Aleyhisselâmlara dayanır.


28. Lukman (as): Lukman b.Sâran, b.Mürîd, b.Savun. Lukman Aleyhisselâm; Dâvûd Aleyhisselâmın devrinde yaşamıştır. Kendisi; Mısır Nub kabilesine mensubtu. Medyen ve Eyke halkındandı. İsrail oğullarından bir adamın kölesi iken, onun tarafından âzâd edilmiş ve kendisine ayrıca mal da, verilmişti.


29. Şâ'yâ (as): Şâ'yâ b.Emus veya Emsıya'dır.


30. İrmiya (as): İrmiya b.Hılkıya; Lavi b.Yâkub Aleyhisselâm'ın soyundan gelen Hârûn b.İmran Aleyhisselâmın soyundandı.

31. Danyal (as): Danyal b.Hızkıl'ül 'asgar, Peygamber oğullarından, Süleyrnan b.Dâvud Aleyhisselamların soyundandı.

32. Uzeyr (as): Uzeyr b.Cerve Hârûn Aleyhisselâmın zürriyetindendir.

33. Zulkarneyn (as): Zülkarneyn Aleyhisselâmın ismi, soyu ve Peygamber olup olmadığı... Hakkın­da bir çok ve çelişkili rivayetler bulunmaktadır. Kendisinin, Sa'b b.Abdullah'ülkahtânî olduğu söylendiği gibi, babasının Hımyerîlerden olduğu da, ileri sürülmektedir.

İbn. Habîb de; Hımyer krallarının isimlerini -Hişam b.Kelbî'den sırasıyla kitabı­na geçirirken, Sa'b b.Karîn b.Hemal'ı, -Yüce Allah'ın, Kitabında- Zülkarneyn diye anmış olduğunu kayd ettikten sonra, kral Zeyd b.Hemal'ı kayd edip ona da, Yü­ce Allan'ın Tübba' adını vermiş olduğunu açıklar.

Zülkarneyn Aleyhnisselâm hakkında: "Hem Nebi idi, hem Resul idi." diyenler olduğu gibi, "Hayır! O, Resul olmayan bir Nebi idi. Resul olmayan bir Nebî oluşu, inşâallâh, Sahih'dir!" diyenler de, vardır. Hz. Ali'ye göre, Zülkarneyn Aleyhisselâm: Ne bir Nebi, ne de, bir kraldı. Fakat, Allan'ın Salih bir kulu idi ki, o, Allâhı, sevmiş, Allah da, onu, sevmişti.



34. Zekeriyya (as): Zekeriyyâ b.Berahyâ Aleyhisselâmın soyu, Süleyman b.Dâvûd Aleyhisselâmlara, Süleyman b.Dâvûd Aleyhisselâmların soyu da, Yehûza b.Yâkub Aleyhisselâma dayanır.

35. Yahya (as): Yahya (as), Zekeriyya (as)'ın oğludur.

36. İsa (as): Hz. Meryemin oğludur ve bir mucize olarak babasız dünyaya gelmiştir. Hz. Meryem'in babası İmran b.Mâsân olup Hub'um b.Süleyman Aleyhisselâmın soyundandı.

37. Hz. Muhammed (asm): Muhammed b. Abdullah, b. Abdulmuttalib, b. Hâşim, b. Abdi Menaf, b. Kusayy, b. Kilab, b. Mürre, b. Ka'b, b. Lüey, b. Galib, b. Fihr, b. Mâlik, b. Nadr, b. Kinane, b. Huzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b. Nizar, b. Maadd, b. Adnan. Bütün kaynaklar Muhammed (a.s.)ın, Adnan'a kadar olan atalarının gerek isimlerinde, gerek sıralarında, ittifak halinde bulundukları gibi, Adnan'ın da İsmail (a.s.) b. İbrahim (a.s.)ın öz be öz soyundan geldiğinde de müttefiktirler.


Kuranda adı geçen peygamberler ve gönderildikleri kavimler

Hz adem: Kur’an’da adı yirmibeş kez geçmektedir. İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir. Allah onun cesedini topraktan yaratmıştır. Daha sonra eş olsun diye Havva’yı yaratmıştır. Kendisine kitap olarak 10 sayfa verilmiştir.

Hz. İdris: Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Astronomi ve matematikle ilk uğraşan, ilk kez iğne ile dikiş diken ve elbise yaparak giyen, ölçü ve tartı aletlerini ilk kez kullanan, ilkyazı yazanın olduğu rivayet edilir. Kendisine 30 sayfalık kitap indirilmiştir.

Hz. Nuh: Kur’an’da adı kırküç kez geçmektedir. Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır. Kavminden kendisini çok az kişi iman etmiştir. Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır. Nuh tufanından sonra yeni bir nesil yaratılmıştır.

Hz. Hud: Kur’an’da adı on kez geçmektedir. Kur’an’ın 11. suresi onun adını taşımaktadır. Yaşadıkları yer olan İrem şehrinde, yüksek binalar inşa etme yarışına girmiş ad kavmine gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır.

Hz. Salih: Kur’an’da adı sekiz kez geçmektedir. Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü Semud kavmine gönderilmiştir. Semudlular kendilerine denemek için gönderilen Salih’in devesini öldürdüler. Ticaretle uğraşmıştır.

Hz. İbrahim: Kur’an’da adı atmışdokuz kez geçmektedir. Kur’an’ın 14. sure onun adını taşımaktadır. Oğlu Hz. İsmail ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Çok misafirperver biriydi. Kurban kesmeyi bize o öğretmiştir. Kendisine 10 sayfalık kitap verilmiştir. Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atılmış, ateş kendisini yakmamıştır. Allah’ın dostu olarak anılır.

Hz. Lût: Kur’an’da adı yirmiyedi kez geçmektedir. Hz. İbrahim’e iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir.

Hz. İsmail: Kur’an’da adı oniki kez geçmektedir. Çobanlık yapmıştır. Babası Hz. İbrahim ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Hacla ilgili pek çok merasim ve kurban kesme konularında Hz. İbrahim ile birlikte Müslümanlara örnek olmuştur. Hz. Muhammed onun soyundan gelmektedir.

Hz. İshak: Kur’an’da adı onbeş kez geçmektedir. Hz. İbrahim’in oğludur. İsrailoğullarına gönderilen, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberlerin atasıdır.

Hz. Yakup: Kur’an’da adı onaltı kez geçmektedir. Hz. İbrahim’in torunudur. Evlat acısı ile evlat ihaneti ile imtihan edilmiştir. Oğlu Hz. Yusuf’un acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır. Mısır’a gitmeden önce Filistin civarında peygamberlik yapmıştır.

Hz. Yusuf: Kur’an’da adı yirmiyedi kez geçmektedir. Kur’an’ın 12. suresi onun adını taşımaktadır. Yakub’un 12 oğlundan en çok sevdiği oğludur. Kardeşleri kendisini kıskanmışlar, kuyuya atmışlardır. Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir. Bu bilgi ve yeteneği sayesinde Mısır’a yönetici olmuştur. Kur’an’da toplu olarak bir sürede, baştan sona anlatılan tek kıssa onunkidir. Bu kıssa Kur’an’da “kıssaların güzeli” olarak nitelenmiştir.

Hz. Şuayb: Kur’an’da onbir kez geçmektedir. Hitabet yeteneğinden ötürü “Peygamberlerin Hatibi” olarak anılmıştır. Ölçü ve tartıda hile yapan Meyden ve Eyke halkına gönderilmiştir. Kızlarından biriyle Hz. Musa evlenmiştir.

Hz. Musa: Kur’an’da adı yüzotuzaltı kez geçmektedir. Kur’an’da kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Hz. Şuayb’ın damadıdır. İsrailoğulların’a peygamber olarak gönderilmiştir. İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıkmışlardır. Kendisine Tevrat verilmiştir.

Hz. Harun: Kur’an’da adı yirmi kez geçmektedir. Hz. Musa’nın kardeşidir. Onun yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Hz. Musa Medyen’den Mısır’a dönünce Harun’a Allah’ın buyruklarını iletmiş, o da bunları kabul ederek Musa’ya yardımcı olmuştur. Güzel konuşması ve hitabet yeteneği, en güçlü özelliğidir.

Hz. Davud: Kur’an’da adı onaltı kez geçmektedir. Sesi o kadar güzeldi ki sesine dağlar ve kuşlar eşlik ederdi. Önceleri Talût’un ordusunda bir asker olarak savaşmış, daha sonra Allah’ın kendisine verdiği peygamberlik ve hükümdarlıkla birlikte İsrailoğullarına kral olmuştur. Demirciydi. Kendisine Zebur verilmiştir.

Hz. Süleyman: Kur’an’da adı onyedi kez geçmektedir. Babası Hz. Davud’dur . Babasının ölümünden sonra onu yerine hükümdar olmuştur. Bütün canlılarla konuşabilme yeteneğine sahipti. Emrinde bütün canlıları çalıştırabilirdi.

Hz. Eyyub: Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Çok ağır bir hastalık geçirmiş, sabrıyla sembol olmuştur.

Hz. Zülkifl: Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Hz. Eyyub’un oğludur. Sabreden, Allah’ın rahmetine ulaşan ve Salihlerden olduğu bildirilen peygamberlerdendir.

Hz. Yunus: Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Kur’an’ın 10. suresi onun adını taşımaktadır. Asur devletinin başkenti olan Ninova halkına peygamber olarak görevlendirilmiştir.

Hz. İlyas: Kur’an’da adı üç kez geçmektedir. İsrailoğullarından Ba’l adlı bir puta tapan topluma peygamber olarak gönderilmiştir.

Hz. Elyesa: Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Hz. İlyas’a yardımcı olarak gönderilmiştir

Hz. Zekeriyya: Kur’an’da adı yedi kez geçmektedir. Hazreti Süleyman soyundandır. Kudüs’te Hz. Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır. İsrailoğulları tarafından şehit edilmiştir.

Hz. Yahya: Kur’an’da adı beş kez geçmektedir. Hz. Zekeriyya’nın oğludur. Adı daha önce hiç kullanılmamış bir isimdir ve Allah tarafından konulmuştur. Hazreti İsa’nın müjdecisidir.

Hz. İsa: Kur’an’da adı yirmibeş kez geçmektedir. Babasız olarak doğmuştur. Daha beşikteyken konuşmuştur. Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir. Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Kendisine İncil verilmiştir.

Hz. Muhammed: Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Kur’an’ın 47. suresi onun adını taşımaktadır. Son peygamberdir. Bütün insanlığa gönderilmiştir. Kendisine Kur’ankerim verilmiştir.

Kur'an'da adı geçen peygamberler

Kur'an’da adı geçen peygamberlerin ilki Âdem, sonuncusu ise Muhammed'dir. Bu ikisi arasında sayısı bazı hadis kaynaklarına göre 124 bin olan başka peygamberlerden de bahsedilir. Ancak bu Peygamberlerden 25 tanesi Kur'an'da yer almaktadır. "Ey Muhammed! And olsun, senden önce de birçok peygamber gönderdik. Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık." (Mümin suresi: 78 )

Kur'an'da adı geçenlerin kronolojik sırasıyla isimleri ve kendileriyle ilgili inançlar şöyledir:

Âdem, Kur'an’da adı 25 defa geçmektedir. İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir. Allah onun cesedini topraktan, sonra da kendisine eş olsun diye Havva’yı yarattı. Kendisine kitap olarak 10 sayfa suhuf verilmiştir.
İdris, Kur’an’da adı 2 defa geçmektedir. Astronomi ve matematikle ilk uğraşan, ilk defa iğne ile dikiş diken ve elbise yaparak giyen, ölçü ve tartı aletlerini ilk defa kullanan, ilk yazı yazanın O olduğu rivayet edilir. Kendisine 30 sayfalık suhuf indirilmiştir.
Nuh, Kur’an’da adı 43 defa geçmektedir. Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır. Kavminden kendisine çok az kişi iman etmiştir. Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır. Nuh tufanından sonra yeni bir nesil yaratılmıştır.
Hud, Kur’an’da adı 10 defa geçmektedir. Kur’an’ın 11. suresi onun adını taşımaktadır. Yaşadıkları yer olan İrem şehrinde, yüksek binalar inşa etme yarışına girmiş Âd Kavmine gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır.
Salih, Kur’an’da adı 8 defa geçmektedir. Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü Semud kavmine gönderilmiştir. Semudlular kendilerine denemek için gönderilen Salih’in devesini öldürdüler. Ticaretle uğraşmıştır.
İbrahim, Kur’an’da adı 69 defa geçmektedir. Kur’anın 14. suresi onun adını taşımaktadır. Oğlu İsmail ile birlikte Kâbe’yi inşa etmiştir. Çok misafirperver biriydi. Kurban kesmeyi bize o öğretmiştir. Kendisine 10 sayfalık kitap verilmiştir. Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atılmış, ateş kendisini yakmamıştır. Halilullah yani Allah'ın dostu olarak anılır.
Lût, Kur’an’da adı 27 defa geçmektedir. İbrahim’e iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir. Sodom ve Gomora şehirlerinde yaşayan Lut Kavmine peygamber olarak gönderilmiştir.
İsmail, Kur’an’da adı 12 defa geçmektedir. Çobanlık yapmıştır. Babası İbrahim ile birlikte Kâbe’yi inşa etmiştir. Hacla ilgili pek çok merasim ve kurban kesme konularında İbrahim ile birlikte Müslümanlara örnek olmuştur. Son peygamber Muhammed onun soyundan gelmektedir.
İshak, Kur’an’da adı 15 defa geçmektedir. İbrahim’in oğludur. Muhammed haricinde Kur’an’da adı geçip de kendisinden sonra gelen bütün peygamberlerin atasıdır.
Yakup, Kur’an’da adı 16 defa geçmektedir. İbrahim’in torunu, İshak'ın oğludur. Evlat acısı ile evlat ihaneti ile imtihan edilmiştir. Oğlu Yusuf’un acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır. Mısır’a gitmeden önce Filistin civarında peygamberlik yapmıştır. Diğer ismi İsrail'dir. İsrailoğulları onun 12 oğlundan türemiştir.
Yusuf, Kur’an’da adı 27 defa geçmektedir. Kur’an’ın 12. suresi onun adını taşımaktadır. Yakub’un 12 oğlundan en çok sevdiği oğludur. Kardeşleri kendisini kıskanmışlar, kuyuya atmışlardır. Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir. Bu bilgi ve yeteneği sayesinde Mısır’a yönetici olmuştur. Kur’an’da toplu olarak bir sürede, baştan sona anlatılan tek kıssa onunkidir. Bu kıssa Kur’an’da “kıssaların güzeli” olarak nitelenmiştir.
Eyyub, Kur’an’da adı 4 defa geçmektedir. Çok ağır bir hastalık geçirmiş, sabrıyla sembol olmuştur.
Şuayb, Kur’an’da 11 defa geçmektedir. Hitabet yeteneğinden ötürü “Peygamberlerin Hatibi” olarak anılmıştır. Ölçü ve tartıda hile yapan Medyen ve Eyke halkına gönderilmiştir. Kızlarından biriyle Musa evlenmiştir.
Musa, Kur’an’da adı 136 defa geçmektedir. Kur’an’da kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Şuayb’ın damadıdır. İsrailoğulları’na peygamber olarak gönderilmiştir. İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıkmışlardır. Kendisine Tevrat verilmiştir.
Harun, Kur’an’da adı 20 defa geçmektedir. Musa’nın kardeşidir. Onun yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Musa Medyen’den Mısır’a dönünce Harun’a Allah’ın buyruklarını iletmiş, o da bunları kabul ederek Musa’ya yardımcı olmuştur. Güzel konuşması ve hitabet yeteneği, en güçlü özelliğidir.
Davud, Kur’an’da adı 16 defa geçmektedir. Sesi o kadar güzeldi ki sesine dağlar ve kuşlar eşlik ederdi. Önceleri Tâlût’un ordusunda bir asker olarak savaşmış, daha sonra Allah’ın kendisine verdiği peygamberlik ve hükümdarlıkla birlikte İsrailoğullarına kral olmuştur. Demirciydi. Kendisine Zebur verilmiştir.
Süleyman, Kur’an’da adı 17 defa geçmektedir. Babası Davud’dur. Babasının ölümünden sonra onun yerine hükümdar olmuştur. Hayvanlarla ve cinlerle konuşabilme yeteneğine sahip olduğuna ve emrinde onları çalıştırdığına inanılır.
Zülkifl, Kur’an’da adı 2 defa geçmektedir. Eyyub’un oğludur. Sabreden, Allah’ın rahmetine ulaşan ve Salihlerden olduğu bildirilen peygamberlerdendir.
Yunus, Kur’an’da adı 4 defa geçmektedir. Kur’an’ın 10. suresi onun adını taşımaktadır. Asurluların başkenti olan Ninova halkına peygamber olarak görevlendirilmiştir. Bir yunus tarafından yutulmuş ama daha sonra bu balık tarafından karaya çıkarılmıştır.
İlyas, Kur’an’da adı 3 defa geçmektedir. İsrailoğullarından Ba’l' a tapan topluma peygamber olarak gönderilmiştir.
Elyesa, Kur’an’da adı 2 defa geçmektedir. İlyas’a yardımcı olarak gönderilmiştir.
Zekeriyâ, Kur’an’da adı 7 defa geçmektedir. Süleyman'ın soyundandır. Kudüs’te Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır. İsrailoğulları tarafından şehit edilmiştir.
Yahya, Kur’an’da adı 5 defa geçmektedir. Zekeriyya’nın oğludur. Adı daha önce hiç kullanılmamış bir isimdir ve Allah tarafından konulmuştur. İsa’nın müjdecisidir.
İsa, Kur’an’da adı 25 defa geçmektedir. Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur. Daha beşikteyken konuşmuştur. Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir. Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Mesleği marangozluktu. Kendisine İncil verilmiştir.
Muhammed, Kur’an’da adı 4 defa geçmektedir. Kur’an’ın 47. suresi onun adını taşımaktadır. Son peygamberdir. Bütün insanlığa gönderilmiştir. Kendisine Kur’an verilmiştir.


----------------------

Peygamberlerin Sırasıyla isimleri Kimlerdir ve Nerelerde Defnedilmişlerdir?

Soru: Enbiyanın sırasıyla kimler olduğunu ve nerede defnedildiklerini nasıl öğrenebiliriz? Elinizde herhangi bir bilgi varsa paylaşırmısınız?

Bismillahirrahmanirrahim

Cevap:
KUR’AN’DA İSMİ GEÇEN PEYGAMBERLER:

1. Hz Âdem (as) (Mezarı Necef’te Hz. Ali’nin mezarının yanındadır.)

2. Hz. İdris (as). (Hz. İsa gibi göğe kaldırılmıştır.)

3. Hz. Nuh (as) (Mezarı Necef’te Hz. Ali’nin mezarının yanındadır.)

4. Hz. Hud (as) (Mezarı Necefte (Vadiyü’s-Selam mezarlığındadır.)

5. Hz. Salih (as) (Mezarı Hz. Hud’un yanı başındadır.)

6. Hz. İbrahim (as) (Mezarı Flitsinde El-Halil kentindedir)

7. Hz. Lût (as). (Mezarının yerini bilmiyoruz.)

8. Hz. İsmail (as) (Mezarı Mekke’de Mescidü’l-Haram’da Hicr-i İsmail’dedir.)

9. Hz. İshak (as) (Mezarı Filistin’de El-Halil kentindedir.)

10. Hz. Yakup (as) (Mezarı Filistin’de El-Halil kentindedir.)

11. Hz. Yusuf (as) (Filistin’dedir).

12. Hz. Şuayb (as) (Mezarının nerde olduğu konusunda açık bilgiler, senetler nakledilmemiştir. Çok zayıf bir rivayette Hazramut’ta olduğu geçmiştir, ama itibar edilmemiştir.)

13. Hz. Musa (as) (Mezarının Sina çölünde Neba veya Nebu dağının eteklerinde olduğu söyleniyor.)

14. Hz. Harun (as) (Mezarının Sina çölünde Hur dağının eteklerinde olduğu söyleniyor.)

15. Hz. İsmail bin Hızqil (Sadıkü’l-Va’d) (Meryem Suresi, 54-55) Mezarının nerde olduğu bilinmiyor.

16. Hz. Davud (as) (Mezarı Beytü’l-Mukaddes’te Davud beldesindedir.)

17.Hz. Süleyman (as) (Mezarı babasının yanındadır)

18. Hz. Eyyub (as) (Mezarının Yemen’de olduğu söyleniyor.)

19. Hz. Zülkifl (as) (Mezarının yerini bilmiyoruz.)

20.Hz. Yunus (as) (Mezarı Irak’ın Musul Kentinde olduğu söyleniyor. Bir rivayete göre de Kuf şehrinde Fırat nehrinin kenarındadır.)

21. Hz. İlyas (as) Mezarının yerini bilmiyoruz. Bazı rivayetlerde Hz. İsa gibi diri olduğu söylense de bu rivayetler zayıf kabul edilmiştir.)

22. Hz. El-Yesa’ (as) (Mezarının yerini bilmiyoruz)

23. Hz. Zekeriyya (as) (Mezarı bir rivayete Suriye’nin Halep Şehrindedir, diğer rivayete göre ise Beytü’l-Mukaddeste’dir. )

24. Hz. Yahya (as) (Mübarek başının türbesi Şam’da Emevi mescidinde, bedeni ise Şam dışında bir yerdedir.)

25. Hz. İsa (as). (Göğe kaldırılmıştır.)

26- Hz. Muhammed (sas) (Mübarek türbesi, Medine’dedir.)

Kur'an-ı Kerîm'de Zulkarneyn, ve Lokman isimleri de yer almakla beraber bunların peygamber olup olmadıkları ihtilaflıdır.

Kur’an’da ismi geçmeyen, ama peygamber oldukları hadislerde zikredilen şahsiyetler:

1- Hz. Hızır (Ehlibeyt’ten nakledilen bazı rivayetlere göre peygamberdir ve hala yaşıyor.)

2- Hz. Yuşa’ bin Nun (Hz. Musa’nın vasisi, Peygamber olduğu da söyleniyor).

3- Kalib bin Yufna (Hz. Yuşa’dan sonra peygamber olduğu söyleniyor, bazıları da vasi olduğunu…)

4- Hızqil (Kalib’den sonra Beni İsrail’e peygamber olduğu söyleniyor.)

5- İşmoil (Kur’an’da Talut, Calut meselesinde ismi verilmeden bahsedilen peygamber).

6- Daniyal Peygamber (Hz. Davud’un neslinden Beni İsrail Peygamberlerinden birisidir. Mezarı İran’ın Şuş Kentindedir).

7- Hanzala Peygamber (Ashaburresse gönderildiği ve onlar tarafından öldürüldüğü söylenen bir peygamber).

8- Şe’ya Peygamber. (İmam Rızanın hadisinde ismi geçiyor.)

9- Hayquq Peygamber (İmam Rızanın hadisinde ismi geçiyor.)

10- İrmiya Peygamber. (Beni İsrail Peygamberlerinden).

11- Üzeyir Peygamber (Beni İsrail Peygamberlerinden olduğu söyleniyor.) Kur’an’da öldürüldükten 100 yıl sonra yeniden diriltilen Peygamberin, Hz. Üzeyir, bir rivayete göre ise Hz. İrmiya olduğu söyleniyor.

12- Circis Peygamber (Şam’da bir Padişaha tebliğ için gönderildiği, ama o zalim tarafından işkenceler altında öldürüldüğü nakledilmiştir.)

13- Halit bin Sinan (Bazı rivayetlerde Peygamber olduğu, hatta kızının Hz. Resulullah’ı idrak ettiği nakledilmiştir.)

------------------------


Hz adem: Kur’an’da adı yirmibeş kez geçmektedir. İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir. Allah onun cesedini topraktan yaratmıştır. Daha sonra eş olsun diye Havva’yı yaratmıştır. Kendisine kitap olarak 10 sayfa verilmiştir.

Hz. İdris: Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Astronomi ve matematikle ilk uğraşan, ilk kez iğne ile dikiş diken ve elbise yaparak giyen, ölçü ve tartı aletlerini ilk kez kullanan, ilkyazı yazanın olduğu rivayet edilir. Kendisine 30 sayfalık kitap indirilmiştir.

Hz. Nuh: Kur’an’da adı kırküç kez geçmektedir. Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır. Kavminden kendisini çok az kişi iman etmiştir. Karısı ve çocuklarından biri de iman etmeyenler arasındadır. Nuh tufanından sonra yeni bir nesil yaratılmıştır.

Hz. Hud: Kur’an’da adı on kez geçmektedir. Kur’an’ın 11. suresi onun adını taşımaktadır. Yaşadıkları yer olan İrem şehrinde, yüksek binalar inşa etme yarışına girmiş ad kavmine gönderilmiştir. Ticaretle uğraşmıştır.

Hz. Salih: Kur’an’da adı sekiz kez geçmektedir. Dağları ve yüksek kayaları oyarak inşa ettikleri görkemli evlerle ünlü Semud kavmine gönderilmiştir. Semudlular kendilerine denemek için gönderilen Salih’in devesini öldürdüler. Ticaretle uğraşmıştır.

Hz. İbrahim: Kur’an’da adı atmışdokuz kez geçmektedir. Kur’an’ın 14. sure onun adını taşımaktadır. Oğlu Hz. İsmail ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Çok misafirperver biriydi. Kurban kesmeyi bize o öğretmiştir. Kendisine 10 sayfalık kitap verilmiştir. Babil hükümdarı Nemrut tarafından ateşe atılmış, ateş kendisini yakmamıştır. Allah’ın dostu olarak anılır.

Hz. Lût: Kur’an’da adı yirmiyedi kez geçmektedir. Hz. İbrahim’e iman eden ilk kişidir, onunla birlikte hicret edenlerdendir.

Hz. İsmail: Kur’an’da adı oniki kez geçmektedir. Çobanlık yapmıştır. Babası Hz. İbrahim ile birlikte Kabe’yi inşa etmiştir. Hacla ilgili pek çok merasim ve kurban kesme konularında Hz. İbrahim ile birlikte Müslümanlara örnek olmuştur. Hz. Muhammed onun soyundan gelmektedir.

Hz. İshak: Kur’an’da adı onbeş kez geçmektedir. Hz. İbrahim’in oğludur. İsrailoğullarına gönderilen, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberlerin atasıdır.

Hz. Yakup: Kur’an’da adı onaltı kez geçmektedir. Hz. İbrahim’in torunudur. Evlat acısı ile evlat ihaneti ile imtihan edilmiştir. Oğlu Hz. Yusuf’un acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır. Mısır’a gitmeden önce Filistin civarında peygamberlik yapmıştır.

Hz. Yusuf: Kur’an’da adı yirmiyedi kez geçmektedir. Kur’an’ın 12. suresi onun adını taşımaktadır. Yakub’un 12 oğlundan en çok sevdiği oğludur. Kardeşleri kendisini kıskanmışlar, kuyuya atmışlardır. Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir. Bu bilgi ve yeteneği sayesinde Mısır’a yönetici olmuştur. Kur’an’da toplu olarak bir sürede, baştan sona anlatılan tek kıssa onunkidir. Bu kıssa Kur’an’da “kıssaların güzeli” olarak nitelenmiştir.

Hz. Şuayb: Kur’an’da onbir kez geçmektedir. Hitabet yeteneğinden ötürü “Peygamberlerin Hatibi” olarak anılmıştır. Ölçü ve tartıda hile yapan Meyden ve Eyke halkına gönderilmiştir. Kızlarından biriyle Hz. Musa evlenmiştir.

Hz. Musa: Kur’an’da adı yüzotuzaltı kez geçmektedir. Kur’an’da kendisinden ve mücadelesinden en çok bahsedilen peygamberdir. Hz. Şuayb’ın damadıdır. İsrailoğulların’a peygamber olarak gönderilmiştir. İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıkmışlardır. Kendisine Tevrat verilmiştir.

Hz. Harun: Kur’an’da adı yirmi kez geçmektedir. Hz. Musa’nın kardeşidir. Onun yardımcısı olarak görevlendirilmiştir. Hz. Musa Medyen’den Mısır’a dönünce Harun’a Allah’ın buyruklarını iletmiş, o da bunları kabul ederek Musa’ya yardımcı olmuştur. Güzel konuşması ve hitabet yeteneği, en güçlü özelliğidir.

Hz. Davud: Kur’an’da adı onaltı kez geçmektedir. Sesi o kadar güzeldi ki sesine dağlar ve kuşlar eşlik ederdi. Önceleri Talût’un ordusunda bir asker olarak savaşmış, daha sonra Allah’ın kendisine verdiği peygamberlik ve hükümdarlıkla birlikte İsrailoğullarına kral olmuştur. Demirciydi. Kendisine Zebur verilmiştir.

Hz. Süleyman: Kur’an’da adı onyedi kez geçmektedir. Babası Hz. Davud’dur . Babasının ölümünden sonra onu yerine hükümdar olmuştur. Bütün canlılarla konuşabilme yeteneğine sahipti. Emrinde bütün canlıları çalıştırabilirdi.

Hz. Eyyub: Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Çok ağır bir hastalık geçirmiş, sabrıyla sembol olmuştur.

Hz. Zülkifl: Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Hz. Eyyub’un oğludur. Sabreden, Allah’ın rahmetine ulaşan ve Salihlerden olduğu bildirilen peygamberlerdendir.

Hz. Yunus: Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Kur’an’ın 10. suresi onun adını taşımaktadır. Asur devletinin başkenti olan Ninova halkına peygamber olarak görevlendirilmiştir.

Hz. İlyas: Kur’an’da adı üç kez geçmektedir. İsrailoğullarından Ba’l adlı bir puta tapan topluma peygamber olarak gönderilmiştir.

Hz. Elyesa: Kur’an’da adı iki kez geçmektedir. Hz. İlyas’a yardımcı olarak gönderilmiştir

Hz. Zekeriyya: Kur’an’da adı yedi kez geçmektedir. Hazreti Süleyman soyundandır. Kudüs’te Hz. Meryem’in himayesini üstlenmiş, ona koruyuculuk yapmıştır. İsrailoğulları tarafından şehit edilmiştir.

Hz. Yahya: Kur’an’da adı beş kez geçmektedir. Hz. Zekeriyya’nın oğludur. Adı daha önce hiç kullanılmamış bir isimdir ve Allah tarafından konulmuştur. Hazreti İsa’nın müjdecisidir.

Hz. İsa: Kur’an’da adı yirmibeş kez geçmektedir. Babasız olarak doğmuştur. Daha beşikteyken konuşmuştur. Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir. Onun doğduğu sene miladi takvimin başlangıcı kabul edilir. Kendisine İncil verilmiştir.

Hz. Muhammed: Kur’an’da adı dört kez geçmektedir. Kur’an’ın 47. suresi onun adını taşımaktadır. Son peygamberdir. Bütün insanlığa gönderilmiştir. Kendisine Kur’ankerim verilmiştir.



Kaynak:

Peygamberler Tarihi, M. Asım Köksal
Wikipedia
manevihayat
Sorularla İslamiyet
aliyyenveliyullah

Abaküs Nedir ve Tesbih Nedir ve Abaküs Tesbih Nedir? - First Calculator - ilk Bilgisayar Modeli ve Zikir Sayar - Sayi Sayar Hesap Makinesi


Abaküs Nedir ve Tesbih Nedir ve Abaküs Tesbih Nedir - ilk Bilgisayar Modeli ve Sayi Sayar Hesap Makinesi


Abaküs, sayı boncuğu veya çörkü, basit toplama ve çarpma işlemleri için kullanılan, aritmetik hesaplamaları yapmaya yardımcı bir alettir. Boncukların sayılması şeklinde çalışır. İlköğretim sınıflarında matematik dersine yardımcı olması amacıyla da kullanılır.

MÖ 2400 yıllarında Çin'de geliştirilen abaküs, denizaşırı ticaret yapan tüccarlar sayesinde Girit ve Miken bölgelerinden Avrupa ve Amerika'ya yayılmıştır. Abaküs, hareketli parçalara sahip olduğu bilinen ilk hesap makinesidir. Arap sayılarının ve sıfır kavramının abaküs yardımıyla geliştirilmesi tarih öncelerine gitmekle beraber, halen dünyanın değişik bölgelerinde günlük ticarette ve özellikle okul öncesi çağdaki çocukların matematiksel zekasını geliştirmek amacıyla kullanılmaktadır.

Çağdaş hesap makinelerinin ve bilgisayarların atası sayılan hesap aygıtı olan Abaküs'te amaç 4 ana matematiksel işlem olan toplama, çıkarma, çarpma ve bölme yapmaktır. Babilliler'in buluşu olan abaküs, yüzyıllar boyunca ticarette büyük önem taşımıştır. Abaküsün temeli Girit ve Miken'e dayanmakta ve ilk abaküs örneklerinin hemen hepsinde Girit ve Miken süsleme sanatından örnekler de bulumaktadır.

Her boncuk ya da metal topçuğun değeri, büyüklüğüne değil konumuna bağlıdır; belirli bir çizgi üstündeki taşın ya da belirli bir tel üstündeki incinin (boncuğun, topçuğun, vb.) değeri 1, iki tanesi birlikte olunca 2 olur. Bundan bir sonraki tel 10, üçüncü sıradaki tel 100 olarak değerlendirilir. Böylece ikisi 1 değerinde ve biri 10 değerinde üç dizi taş 12'yi, 100 değerindeki bir dördüncü topçuk eklenince de 112'yi gösterir. Yani topçuk ya da boncuğun yeri, değerini belirler ve çok büyük sayılar bile birkaç topçu ya da boncukla gösterilebilir. Topçuklar bir yöne kaydırılarak işlem yapılır; elde edilen değeri silmek, yani topçuğu bir sonraki kullanıma hazırlanmak istenirse, tersi yönünde kaydırmak gerekir. Abak, görünüşte basitliğine karşın, toplama makineleri, elektronik hesap makineleri ve bilgisayarların hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.

En iyi bilinen biçimi (Çinlilerin "hesap tepsisi" anlamına gelen Suan Pan'ı) dikdörtgen bir çerçevenin içine gerilmiş teller üstüne inciler dizilmesiyle oluşturulan abak, başlangıçta toprağın içine açılan sıra sıra oluklara dizilen taşlardan oluşmaktaydı. Eski yunan ve Roma abaküsü dikdörtgen oluklu bir tablet idi. Rönessans öncesi avrupasında ise üzerine oluk yerine çizgiler olan bir tablet idi. Daha sonraları, yuvarlak bilye büyüklüğünde metal top ya da boncukların paralel çubuklar ya da teller üstünde hareket ettikleri biçimi almıştır.

Abaküsün italyan ve diğer avrupa tüccarları arasında kullanımdan düşüşü Fibonaccinin büyük eseri Liber Abaci ve onun daha popüler kısa versiyonunda, tüccar babasıyla arap şehirlerine yaptığı gezilerde görüp öğrendiği, kağıt üzerinde hint-arap rakamlarıyla yazılı yapılan aritmetik işlemlerini anlatmasıyla başlamıştır. Abaküs işlemlerinin sadece sonucu romen rakamlarıyla kaydedildiğinden hesap aşamaları sonradan kontrol edilemiyordu. Bir tüccar hem katip hem hesaplayıcı çalıştırmak zorundaydı. Hint arap rakamları ise sadece katip gerektiriyordu, ve hesap aşamaları da kaydedilebiliyordu.

Abaküsün, daha önce kullanılan yalın 2 el ve 5er parmağın yerini aldığı, onun da başparmak ucunun diğer 4 parmağın 12 eklemine dokunarak onikili sayı sistemindeki işlemlerin yerini aldığı düşünülebilir. İşlemlerin daha büyük sayılarla yapılabilmesi, el gerektiren bir şey için ara verildiğinde son sayıyı unutmaması, daha hızlı ve daha kolay anlaşılır olması üstünlükleriydi.

Tesbih Nedir?


Tespih, tekrarlanan monoton işlemleri saymak için kullanılan ve 33 veya katları kadar boncuk tanesinin ipe dizilmesiyle meydana gelen halkaya denir. Stres atıcı olarak tekrarlama basit el hareketlerine olanak verdiği için kullanılır. İpi gerildiğinde uzunca bir parmak gibi dik durabildiğinden işaret parmağı yerine de kullanılır. Tespih takı olarak da, can sıkıntısını gidermek için de, hatta tesbih sallamayı bir el becerisi haline getirmiş kişilerce bir beceri talimi ya da gösterisi olarak da kullanılmaktadır. Gelmiş geçmiş en çok kullanıldığı alan, pek çok dinde tekrarlanan dini vecibelerin yerine getirilişinin hesabını kolayca doğru tutma konusudur. Tespihin 11, 33 ve 99 taneli olanları Müslümanlar, 108 taneli olanı Budistler tarafından kullanılır. Tespihin ucundaki irice parçaya imame denir.

Tahminlere göre Müslümanlar tespihi Budistlerden almışlar. Hıristiyanlar da Müslümanlardan Avrupa'ya. Papa V. Pius, 1596'da yazdığı yazısında, Dominikus'un 1221 yılında Avrupa'ya tespihi getirdiğini yazmıştı. İlk Hristiyan tespihleri 33 taneli olup bu 33 tane İsa'nın bu dünyada 33 yıl ömür sürmesini hatırlattığı için kutsal sayılmıştır (33 sayısı ile ilgili olarak bkz. Baal).

İslam'da ilk halife zamanında kullanılmaya başlandığı sanılıyor. "Tespih çekmek" namazı tamamlayan bir ayrıntı olarak önemlidir. Allahın 99 sıfatını, ya da tekrar tekrar zikredilen belli cümlelerin sayımında kullanılır. Ancak birçok Müslüman bu sayma işlemini tespih taneleri ile değil, parmaklar ile belirleyebilmektedirler.

Tesbih öncesi kültürlerde başparmağı kullanarak diğer dört parmağın el içindeki 12 eklemini sayarlarmış. Geleneksel tespih tane sayılarının ve düzine kavramının kökü bu olguya dayanıyor alabilir.

Her ekleme dokunarak 3 kez baştan tekrarlandığında 36 (12+12+12), ilk ve son parmaktan tek geçip dönerek ileri, geri, ve tekrar ileri sayıldığında 30 (12+9+9), ilk ve son ekleme tek dokunup dönerek, ileri, geri ve tekrar ileri sayıldığında 34 (12+11+11, yani 33 artı imame) sayılır. İki el de kullanıldığında 0-153 arası sayılar için basit abaküs işlemleri yapılabilir, dört el kullanıldığında sayısal veriler konuşmadan ve görülmeden kişiden kişiye ulaştırılabilir (örn. pazar yerinde eller torbada pazarlık, gece karanlığı ve sessizliğinde gizli operasyon) .

Ebrulu bir osmanlı faturan kehribar tespihi

Değerli Tespih çeşitleri [1]

Damla kehribarı (fosilleşmiş çam veya başka ağaç sakızı)
Faturan kehribar (Fenol ile Formaldehitin polimerleşmesiyle elde edilen, ve zamanla yüzeyi vişne rengi alan Termosetlerden -ısı ve kalıplama ile son şekli verilebilen- bir reçine; bakalitin akrabası, ilk plastiklerden)
Mor Yakut (amotis taşı)
Kaplan gözü (bir çeşit Hindistan kökenli çekirdek)
Pelesenk (Mısırlı zenginler ve Osmanlı sadrazamlarınca sevilen kokulu sanduka tahtası çeşidi)
Öd ağacı (Muhammed'in sandukasının yapıldığı kokulu tahta çeşidi)
Oltu Taşı Tesbih (Erzurum ilinin Oltu ilçesinde bol miktarda oltu taşı yatağı bulunmaktadır)

Tesbih nasıl yapılır? İşte adım adım tesbih yapımı


Tesbih çekmek bir gelenektir. Nasıl yapıldığı ise hep bir merak konusu olmuştur.
İşte adım adım tesbih yapımı

Tesbihin yapılacağı madde önce testereyle uygun ende çubuklar halinde kesiliyor. Bu çubuklar istenilen tane boyuna göre bölünüyor. Tornada "çarkuşane" denilen aletle, dakikada 3500 devirde döndürülürken tam ortadan deliniyor. Kalıba geçirilen tane yani "habb" sol elle ileri-geri döndürülürken, sağ eldeki ardayla da yontuluyor ve rendeyle istenilen biçime sokuluyor. Tanelerin hepsinin aynı boyda olması sağlanıyor.
Sonra malafadan sökülmeden kaol ile cilalanıyor. Kaol, aktarlarda satılan bir parlatma solüsyonu...

Eski ustaların kol kotalarla cila yaptıkları ve tanenin deliğini dahi cilalattıkları biliniyor. Sonra "tahril" denilen bir ip üzerine parçalar diziliyor…

Tesbih ustaları 1965 yılından bu yana yavaş yavaş çağa uyarak elektrikli tornalara geçmiş… Hatta bilgisayarlı torna kullananlar da varmış. Şu anda çıkrık kemane ile tesbih çeken bir usta bilinmiyor. Çeken ustalar çektikleri tesbihlere kendi üsluplarıyla imzalarını atmışlar… Ağaç tesbihlerde ise imame, ustanın imzası yerine geçiyor. İmamenin çekilişinden ustanın kim olduğu anlaşılıyor.

Osmanlı döneminde bir sanat ve ustalık işine dönüşen tesbih yapımı, mahir tesbih ustalarının "kemane" adı verilen tornalarında gerçekleşmiştir. Elle veya ayakla çalışan kemaneler ve ona eşlik eden el matkapları günümüzde artık kullanılmıyor. Değişen koşullarla birlikte tesbihler de "çekim" adı verilen modern yöntemlerle yapılır hale geliyor.

Önce tesbih taneleri yapılıyor


Tesbih yapımında ilk olarak kullanılan madde, kalınlığı en fazla bir milimetre olan testere aracılığıyla kare ya da dikdörtgen parçalara bölünüyor. Kesilen parçalar parmaklar arasında tutularak dönen bir zımparada kendi eksenleri etrafında sürülerek silindir ve yuvarlak biçimlere dönüştürülüyor. Ustalarının "yuvarlama" dediği bu işlemin ardından taneler, bir tona aynasına takılıyor ve "delme" işlemine geçiliyor. Torna aynasında taneler, dakikada 3 bin 500 devirde dönerken puntodan yaklaştırılan 0.7 milimetre çapındaki matkapla deliniyor (Tane büyüklüğüne göre bu çap artırılabiliyor ya da düşürülebiliyor).

Tesbih yapımının can alıcı noktası

Tesbih yapımının en can alıcı safhası ise bu noktada başlıyor yani tornada işleme safhası. Bu aşamada, tornanın aynasına sıkıştırılan bir çelik çubuk, eğe yardımıyla beş köşeli konik malafa şekline getiriliyor. Torna aynası dönerken bu malafanın, yalpasız, salgısız ve adeta "dönmez" gibi görünmesi ise hayati önem taşıyor. Zira malafa salgılı döner; tane, tam deliği merkez alacak şekilde işlenemez ise ipe dizildiğinde "sarhoş" diye tabir edilen şekilde kaçık duracaktır.

Ardından, malafa üzerinde sıkışmış halde dönen taneye, hava çeliğinden düz uçlu bıçaklarla şekil veriliyor. Sabitleştirilmiş ölçüdeki bir kumpasla sık sık boy kontrolü yapılırken, serbest ölçüdeki bir kumpasla da çap ölçümü yapılıyor. Böylece taneler arasında sıfır hata olması sağlanıyor.

Tesbih çekmenin her aşaması incelikli

İstenilen ölçüye getirilen taneler, duraklar, imame ve tepelik; malafadan sökülmeden önce üzerine parlatıcı dökülmüş yumuşak tüysüz bir bezle cilalandıktan sonra kendine uyan renkteki ipe diziliyor.

Tesbih dizim safhası da ince bir işçilik gerektiriyor. Tesbih ipinin iki ucunun sarmal şekilde buruluşu, uçlarının bal mumlanışı, imamenin altındaki ve üstündeki düğümlerin atılışı da ustasının maharetiyle tamamlanıyor. Aynı zamanda tesbih yapma işine, çoğumuzun elde tek tek tane çekmek olarak bildiği isim verilerek tesbih çekmek deniyor.

Bu arada belirtmeliyiz ki, tesbihlerin en güzelleri de yine İstanbul'da yapılırmış. İslam ülkelerinden zengin meraklılar yüzyıllar boyunca en güzel tesbihleri hep İstanbullu ustalardan edinmişler.

Lokman Usta'nın dediğine göre günümüzde tesbih koleksiyonu yapanlar da gün geçtikçe artıyor. Tesbihin neden yapıldığı, imamesinin orijinalliği, tanelerin muntazamlığı, ipe dizilişindeki renk uyumu tesbihin maddi manadaki değerini arttıran özellikler. Allah'ı anarken insanın elindeki aracın doğal maddelerden oluşması ona ayrı bir lezzet de katıyor. Pek çok madenin insana değdiğinde olumlu etkileri olduğunu biliniyor.

Neticede her iki anlamda da "tesbih çekmek" insanı bulunduğu boyuttan çok daha ötelere götürüyor. İnsana diyor ki, "Nerede olursanız olun kalbinizin tesbihini yanınızda götürün. Yüce olan tek yaratıcıyı her an anın. Huzur bulun, huzurla kalın."

Abaküs Tesbih Nedir?

Abaküs Tesbih Demek normal namaz tesbihlerinin dışında yüksek sayili zikirleri cekebilmek icin hafizali tesbih ve ya zikir sayar ve hesap makinasi veya kücük ilk bilgisayar modeli demekdir. Bu Tesbihlerde normal sayac boncuklarin haricinde, imamenin üstünde zikrimize uygun olacak kadar, mesela 10 tane daha sıyrılabilir boncuk bulunan, ve yine tesbihin alt ortasinda, yine extra eklenmiş ikinci kadran boncuklar bulunan, ve yine belli bir boncuk araligindan sonra extra eklenmiş yine mesela 10 boncuklu ücüncü kadrani (çarkı) olan tesbihlere "Abaküs Tesbih" denilir. yani abaküs saymak icindir ki, kolay saymak ve saydiginida hesap makinesi gibi hafizada tutmak icin, işde mesala ara boncuk kadran boncuklarini 10 boncukdan sonra baglarsak, mesela her 3 fatiha ile 7 ihlas okudugumuzda, bir devir tamam etmiş oluruzmesal Raşidi tarikatindaki silsilye fatihalar ismarlanirken kulanamk icin, ve bu bir deviri tamam ettigimiz fatiha ve kulhuyu bir şeyhe veya peygambere ve yakinimiza hediye edince, o carkdan bir boncuk geriye sigariziki, yani abaküs sistemi ile, haaa tamam birinci silsile ismine okudum, ve sonra ikinci 7 ihlas 3 fatiha daha, ve ikiinci boncuk böylce abaküs işlemi, yine mesela 66 bin Allah zikri , veya yülksek sayidaki esma yi cekerken, tesbihi tam olarak Allah zikri ile cekdik, ve bir devir yapinca, o yan carkdan bir boncuk sığadık, ve 100 cekdik hafizaya alip bilmek icin, ve on boncuk sigayince bu sefer imamenin üstündeki binli (1000) carkdan bir boncuk yukari sigariziki, abaküs sistemi ile bu sefer, bin(1000) Allah cekdigimizi biliriz hafizaya almiş oluruz, ve böylece bu sefer mesala alti bin cekecek isek bu her bin cekdikce, imamenin üstündekileri sigadik ve 10
10 a tamam olunca bu sefer en alta ortadaki kadrandan bir boncuk sagirizki yani 10 bin Allah dedik biliriz ve tesbihin zikir sayanin abaküsün hafizasina aliriz. ve bununda alti tane olunca altmiş bin (60 000) Allah cekdik bilmiş oluruz. yani abaküs tesbih demek, işde aynen ilkokulda kolay saymak, ve kac saydigimizi bilmek icin bir aracdir, ve bunu yapan, zikiri sayan abaküs ismine, abaküs tesbih denilir. ve bilgisayarin ilk modelidir ve din alimleri ve peygamberlerin birine verilmis mucize ve ilimdir, ve allah i zikir icin keşfedilmiş olan ilk bilgisayarin, ne hale geldigini düşünürsek, yani insanlik baya baya cag atladi, artik islamin buldugu keşfettigi biligsayari,
artik islam dininden ve müslüman olmayanlar, citayi nereye kadar taşidilar, görün bakin, islam ise haala tesbihde kaldi malesef, hatta türkler ise sadece 33 lü 99 lu tesbihde kaldilar, bu abaküs tesbih nedir onu bile bilmezler yani.


Gebetskette

Gebetsketten sind Ketten, die von Mitgliedern verschiedener Religionen verwendet werden, um die Wiederholungen von gleichen oder gleichartigen Gebeten, Gesängen oder Andachten zu zählen. Sie können auch zur Meditation oder zur Entspannung verwendet werden. An einer Schnur aufgereihte Perlen oder Knoten sind ein altes und in vielen Kulturen weit verbreitetes mnemotechnisches Hilfsmittel. Knotenschnüre wie das besonders ausgereifte, altperuanische Quipu gab es auch in Polynesien und China.

Buddhismus und Hinduismus
Mala im Hinduismus und Buddhismus


Die buddhistische und hinduistische Gebetskette heißt Mala (Sanskrit माला, mālā) und besteht in der Regel aus 108 Perlen. Gefertigt ist sie üblicherweise aus Naturprodukten, etwa Nüssen oder Palmholz. Teilweise werden auch Knochen oder Hornperlen verwendet, als Symbol für die Vergänglichkeit des Seins.

Im Buddhismus stehen die 108 Perlen für die 108 Bände der gesammelten Lehren Buddhas. Im Hinduismus stehen die 108 Perlen für 108 Namen oder Attribute der angebeteten Gottheit.

Benutzt wird die Mala bei der Zitation eines Mantras. Dabei werden drei Arten unterschieden:

laute Zitation (Likhita-Japa)
Zitation in Gedanken (Manasika-Japa)
tonlose Zitation mit den Lippen (Vaikhari-Japa).

Islam
Misbaha im Islam


Die islamische Gebetskette heißt korrekt Misbaha oder Subha. In der nicht-arabischen Umgangssprache wird sie aber oft auch Tasbih, (türkisch) Tesbih bzw. Tespih genannt, was jedoch nicht ganz korrekt ist, denn diese Namen bezeichnen eigentlich den Vorgang, also die Lobpreisung (Gottes), obwohl alle Wörter auf dieselbe Wurzel zurückführen.

Die Misbaha gibt es in verschiedensten Formen und Farben. Sie kann aus verschiedensten Materialien, wie z. B. aus Holz oder Kunststoff, klein oder groß, hergestellt worden sein. Es gibt sie mit 11, 33, 99 oder 1000 Perlen; am meisten Verwendung finden jedoch solche mit 33 oder 99 Perlen. Die Gebetskette mit 99 Perlen ist häufig in drei Teile unterteilt, die aus jeweils 33 Perlen bestehen.

Man kann beim Benutzen der Subha auf zwei verschiedene Weisen vorgehen:

33-mal Gott preisen für seine Werke und sein Tun („Subhann-allah“)
33-mal Gott danken („Alhamdulillah“)
33-mal Gott seine Großartigkeit, Allwissenheit, Mächtigkeit, Gerechtigkeit etc. bezeugen („Allahu-akbar“).

Bei der zweiten Variante kann man die oben genannten Aspekte bei jedem einzelnen Abschnitt wiederholen. Beim Gebet mit der Gebetskette können aber auch entweder die im Koran vorkommenden 99 Namen Allahs rezitiert oder andere religiöse Formeln gesprochen werden.

Misbaha

Als Misbaha (arabisch مسبحة, DMG misbaḥa, auch Masbaha; Pl. مسابح / masābiḥ) oder Subha (سبحة, DMG subḥa; Pl. سبح / subaḥ) wird eine im Islam gebräuchliche Gebetskette bezeichnet. In nicht-arabischen Sprachen bzw. Ländern wird sie auch Tasbih, Tesbih oder Tespih genannt, was jedoch nicht ganz korrekt ist, da diese Namen in der arabischen Sprache eigentlich den Vorgang der Lobpreisung bezeichnen.

Die Gebetskette unterstützt das Sprechen bzw. das Zählen von Gebetsformeln (Tasbih / تسبيح / tasbīḥ / ‚Lobpreisung‘; Pl. Tasabih / تسابيح / tasābīḥ). Ferner wird sie auch als Talisman (Glücksbringer) benutzt, als religiöses Symbol aufgehängt oder auch als Halsschmuck getragen.

Geschichte

In der Anfangszeit des Islam sollen Gläubige an Stelle eines Tasbih die Namen Gottes mit Hilfe kleiner Steine oder mit den Fingern rezitiert haben. Weil der Prophet Mohammed vermutlich keine Misbaha benutzt hat, lehnen ihn unter anderem Wahhabiten oder andere orthodoxe Gelehrte und Muslime als unislamische Neuerung ab (siehe Bidʿa), obwohl Muhammads Freund und erster Kalif Abu Bakr schon eine Art Misbaha in Form eines mit Knoten versehenen Seiles benutzte.

Die Misbaha und der von der orthodoxen Komboskini abgeleitete Rosenkranz, mit dem katholische Christen ihr Gebet verrichten, stammen ursprünglich aus Indien. Im Hinduismus und Buddhismus wird eine Mala als Gebetskette verwendet.

Funktion


Die Misbaha ist ein Hilfsmittel bei der Ausführung des Dhikr, besonders im Sufismus, und er dient dazu, das Abzählen zu erleichtern, wenn die 99 Namen Allahs gesprochen werden oder Allah – oft als Abschluss des Gebets – mit drei im Islam häufig gebrauchten Formeln gepriesen wird. Der Muslim spricht dabei 33 Mal Subhan Allah (subḥānahu wa ta'ālā), „gepriesen sei Gott“, 33 mal al-hamdulillah (al-ḥamdu li-llāh), „gelobt sei Gott“ bzw. „Gott sei Dank“, 34 mal Allahu Akbar (allāhu akbar), „Gott ist größer“ und einmal das Glaubensbekenntnis (Lā ilāha illā llāh), „es gibt keinen Gott außer (den einen) Gott“. Falls Muslime keine Gebetskette mit sich führen oder vorfinden, zählen sie die Formeln an den Fingern ab.

Die Misbaha wird heute, ähnlich wie das griechische Komboloi, von Männern und Frauen auch als Schmuck verwendet, das Tragen der Misbaha gilt als Männlichkeitsattribut.

Form


Eine Misbaha hat üblicherweise 99 Perlen, die beweglich an einer Schnur aufgereiht und in drei Sektionen zu je 33 Perlen aufgeteilt sind. Die Perlen wurden früher meist aus Holz gefertigt, heute vor allem aus Halbedelsteinen oder Kunststoff. Wertvolle Misbaha-Perlen besitzen unter anderem aufwendige Inkrustationen (verzierende Metalleinlagen). Andere Materialien sind z. B. Elfenbein, Olivenkerne, Glas oder echte Perlen; besonders wertvoll sind z. B. Masabih aus blauem Bernstein.[1]

Die Sektionen sind jeweils durch eine verlängerte oder vergrößerte und andersfarbige Perle gekennzeichnet, es genügt auch nur eine besonders gestaltete Schlussperle. Häufig besitzen Masabih kurz vor der Schlussperle eine kleine Nebenkette mit bis zu zehn Perlen, die auf einer dickeren Schnur sitzen. Diese Perlen verrutschen nicht von selbst, mit ihnen wird die Zahl der Gebetsrunden festgehalten. Nach jedem Durchgang wird eine Perle verschoben, die dann an ihrem Platz bleibt. Die Haupt- und Nebenketten können an den Enden durch Stoffquasten oder Schmuckstücke verziert sein.

Es gibt auch kleinere Masabih mit 33 Perlen, die ebenfalls weit verbreitet sind und oft mitgeführt werden. Auch eine geringere Anzahl Perlen ist möglich, falls bspw. welche verlorengehen und nicht ersetzt werden.


Abaküs Tesbih örnekleri Resimleri Raşidi _Tarikati -abaküs tesbih- modelleri









Etiketler : Abaküs Nedir, Tesbih Nedir, Abaküs Tesbih Nedir, ilk Bilgisayar Modeli, Sayi Sayar, Hesap Makinesi,ilk hesap makinesi,zikir sayar,zikir sayaci,misbah,tasbeh,abaküs,Abakus,abacus,abacus tasbeeh,singen Perlen,prayer,rosary,prayer rosary,rosenkranz,calculator, fist calculator,Rechner, erste Rechner,bilgisayar,ilk bilgisayar,Computer, erst Computer,fiirst computer,

Kaynaklar :

Wikipedia
Cesitli Web siteleri
Karoglan Hoca Raşit Tunca
Raşidi Tarikati
rasittunca.com
karoglan.com
efsane1turk.net

Shakuntala Devi Kimdir Biyografisi


Shakuntala Devi Kimdir Biyografisi

Shakuntala Devi (4 Kasım 1929 – Tüm 21 Nisan 2013 ) , halk arasında ” Bilgisayar İnsan ” olarak bilinen , bir harika çocuk ve zihinsel hesap makinesi oldu. Onun yeteneklerini onu kazandı . Dünya Guinness Rekorlar Kitabı 1982 baskısı bir yer .

Biyografi

Shakuntala Devi Bangalore, Hindistan , doğdu bir Ortodoks Kannada Brahman ailesine . Babası bir tapınak rahip olma isyan etti ve bunun yerine bir sirk katıldı çalıştığı yerde bir trapez sanatçısı , aslan terbiyecisi , ip cambazı ve büyücü . Devi babası o üç yaşındayken ona bir kart hile öğretirken numaraları ezberlemek onun yeteneklerini keşfetti. olarak babasısirk sol ve çatırdayan numaradan onun yeteneklerini görüntülenen yol gösterir onu aldı . O herhangi bir örgün eğitim olmadan bunu başardı . yaş altı yaşına gösterdi onu hesaplama ve Mysore Üniversitesi’nde ezber yetenekleri .

1944 yılında Devi babası ile Londra’ya taşındı . O, 1960′ların ortalarında Hindistan’a döndü ve Paritosh Bannerji , Kalküta Hint İdari Hizmet bir subay ile evlendi. O ve kocası 1979 yılında boşandı . Devi 1980′lerin başında Bangalore döndü .

Devi 1950 yılında Avrupa turu ve 1976 yılında New York’ta bir performans dahil olmak üzere onun aritmetik yetenekleri , gösteren dünyayı dolaştı. 1988 yılında o Arthur Jensen ,psikoloji profesörü tarafından incelenmiştir onun yeteneklerini için ABD’ye döndü University of California , Berkeley . Jensen çok sayıdahesaplamaları da dahil olmak üzere , çeşitli görevleri de onun performansını test , . Devi sunulan sorunlarına örnekler 61.629.875 olan küp kök ve 170.859.375 , yedinci kök hesaplıyormuş Jensen Devi mümkün olduğunu bildirdi Jensen onun defterine onları kopyalamak başardı önce bahsedilen sorunların ( cevapları sırasıyla 395 ve 15 olmak ) çözüm sağlar . Jensen 1990 yılındaakademik dergi İstihbarat onun bulgularını yayınladı .

Zihinsel bir hesap makinesi olarak onun çalışmalarına ek olarak , Devi bir astrolog ve yemek kitapları ve kurgusal romanlar dahil olmak üzere birçok kitap, bir yazar oldu .

Başarılar

ABD’de 1977 yılında o hızlı 188.132.517 en küp kök , o kazandı verir kim olduğunu görmek için bir bilgisayar ile yarıştı . Aynı yıl ,Southern Methodist Üniversitesi’nde o bir 201 basamaklı bir sayı olan 23 kök vermek istendi , o 50 saniyede yanıtladı. Bazı insanlar 50 sn içinde 201 basamak yazamıyor . Onun cevap – 546 ,372,891 – edildiUnivac 1.101 bilgisayar tarafından Standartları US Bureau yapılan hesaplamalar ile teyit , kendisi için özel bir program yazılacak vardı böyle büyük bir hesaplama yapar [10].
18 Haziran 1980 günü, o iki 13 – basamaklı sayılar 7,686,369,774,870 × 2,465,099,745,779 Imperial College , Londra Bilgisayar Bölümü tarafından rastgele seçilmiş çoğalması gösterdi . O doğru 28 saniyede 18.947.668.177.995.426.462.773.730 yanıtladı. Bu olay Records 1982 Guinness Rekorlar Kitabı belirtilir.

Ölüm

Nisan 2013 yılında Devi solunum problemleri ile Hindistan’ın Bangalore kentinde bir hastaneye başvurdu . aşağıdaki 2 hafta boyunca o kalp ve böbrek komplikasyonları yaşadı . Devi 21 Nisan’da hastanede öldü , 2013 olması gerekir. O 83 yaşındaydı .

Devi kızı , Anupama Banerji tarafından kurtarıldı .


Kitaplar

Onun kitaplarından bazıları şunlardır:
Sen ( : Orient , 2005 Yeni Delhi ) Puzzle Bulmacalar . ISBN 978-81-222-0014-0
Sen ( : Orient , 2006 Yeni Delhi ) Puzzle daha Bulmacalar . ISBN 978-81-222-0048-5
Sayıların Kitabı ( Yeni Delhi : Orient , 2006) . ISBN 978-81-222-0006-5
Perfect Murder ( Yeni Delhi : Orient , 1976) , OCLC 3.432.320
Eşcinseller Dünyası ( Vikas Yayınevi , 1977) , ISBN 978-0706904789
Endam : SayılarJoy ( New York : Harper & Row , 1977) , ISBN 978-0-06-011069-7 , OCLC 4.228.589
Sayılar Wonderland ( : Orient , 2006 Yeni Delhi) . ISBN 978-81-222-0399-8
Süper Hafıza : Bu ​​Sevgiler ( : Orient , 2011 Yeni Delhi ) Olabilir . ISBN 978-81-222-0507-7 ; ( Sidney : New Holland , 2012) . ISBN 978-1-74257-240-6 , OCLC 781171515
Mathability : Çocuğunuzun en Matematik Genius ( : Orient , 2005 Yeni Delhi ) uyandırmak . ISBN 978-81-222-0316-5
Sen ( : Orient , 2005 Yeni Delhi ) için Astroloji . ISBN 978-81-222-0067-6


---------------

Shakuntala Devi (November 4, 1929 – April 21, 2013), popularly known as the “Human Computer”, was a child prodigy and mental calculator.[1][2][3][4][5] Her talents earned her a place in the 1982 edition of The Guinness Book of World Records.

Biography

Shakuntala Devi was born in Bangalore, India,[2][3] to an orthodox Kannada Brahmin family. Her father rebelled against becoming a temple priest[3] and instead joined a circus where he worked as a trapeze artist, lion tamer, tightrope walker and magician.[1][2][5][8] Devi’s father discovered her ability to memorize numbers while teaching her a card trick when she was about three years old.[1][2][5] Her father left the circus and took her on road shows that displayed her ability at number crunching.[2] She was able to do this without any formal education.[1][3] By age six she demonstrated her calculation and memorization abilities at the University of Mysore.

In 1944 Devi moved to London with her father.[9] She returned to India in the mid-1960s and married Paritosh Bannerji, an officer of the Indian Administrative Service from Kolkata.[9] She and her husband were divorced in 1979.[9] Devi returned to Bangalore in the early 1980s.

Devi travelled the world demonstrating her arithmetic talents, including a tour of Europe in 1950 and a performance in New York in 1976.[2] In 1988 she returned to the US to have her abilities studied by Arthur Jensen, a professor of psychology at the University of California, Berkeley. Jensen tested her performance at several tasks, including the calculations of large numbers; Examples of the problems presented to Devi were calculating the cube root of 61,629,875, and the seventh root of 170,859,375.[3][4] Jensen reported that Devi was able to provide the solution to the aforementioned problems (the answers being 395 and 15 respectively) before Jensen was able to copy them down in his notebook.[3][4] Jensen published his findings in the academic journal Intelligence in 1990.[3][4]

In addition to her work as a mental calculator, Devi was an astrologer and an author of several books, including cookbooks and fictional novels.[2][5][8]
Achievements[edit]
In 1977 in USA she competed with a computer to see who gives the cube root of 188132517 faster, she won. That same year, at the Southern Methodist University she was asked to give the 23rd root of a 201-digit number; she answered in 50 seconds. Some people can’t write 201 digits in 50 sec.[1][4] Her answer—546,372,891—was confirmed by calculations done at the U.S. Bureau of Standards by the Univac 1101 computer, for which a special program had to be written to perform such a large calculation.[10]
On June 18, 1980, she demonstrated the multiplication of two 13-digit numbers 7,686,369,774,870 × 2,465,099,745,779 picked at random by the Computer Department of Imperial College, London. She correctly answered 18,947,668,177,995,426,462,773,730 in 28 seconds.[2][3] This event is mentioned in the 1982 Guinness Book of Records.[2][3]

Death

In April 2013, Devi was admitted to a hospital in Bangalore, India with respiratory problems.[1] Over the following 2 weeks she suffered from complications of the heart and kidneys.[1][2] Devi died in hospital on April 21, 2013.[1][2] She was 83 years old.[2][3]

Devi is survived by her daughter, Anupama Banerji.[3][8]


Books

Some of her books include:
Puzzles to Puzzle You (New Delhi: Orient, 2005). ISBN 978-81-222-0014-0
More Puzzles to Puzzle You (New Delhi: Orient, 2006). ISBN 978-81-222-0048-5
Book of Numbers (New Delhi: Orient, 2006). ISBN 978-81-222-0006-5
Perfect Murder (New Delhi: Orient, 1976), OCLC 3432320
The World of Homosexuals (Vikas Publishing House, 1977), ISBN 978-0706904789
Figuring: The Joy of Numbers (New York: Harper & Row, 1977), ISBN 978-0-06-011069-7, OCLC 4228589
In the Wonderland of Numbers (New Delhi: Orient, 2006). ISBN 978-81-222-0399-8
Super Memory: It Can Be Yours (New Delhi: Orient, 2011). ISBN 978-81-222-0507-7; (Sydney: New Holland, 2012). ISBN 978-1-74257-240-6, OCLC 781171515
Mathability: Awaken the Math Genius in Your Child (New Delhi: Orient, 2005). ISBN 978-81-222-0316-5
Astrology for You (New Delhi: Orient, 2005). ISBN 978-81-222-0067-6










Potasyum Nedir? Kullanım Alanları - Faydaları Nelerdir ? Potasyum Eksikliğinde Neler Olur?



Potasyum Nedir? Kullanım Alanları - Faydaları Nelerdir ? Potasyum Eksikliğinde Neler Olur?

Potasyum, bir kimyasal elementtir. Simgesi K (Arapça: al qalija → Latince: kalium) ve atom numarası 19 dur. Potasyum adını izole edildiği Potas olarak da bilinen potasyum karbonattan almıştır. Potasyum yumuşak, gümüş-beyaz renkli alkali bir metaldir. Doğada deniz suyunda ve pek çok mineralde diğer elementlere bağlı olarak bulunur. Havada hızla oksitlenir ve suya karşı da çok aktiftir. Potasyumun pek çok açıdan sodyuma kimyasal olarak benzese de yaşayan organizmalarda, özellikle de hayvan hücrelerinde, sodyumdan farklı muamele görür. Kandaki seviyesinin düşük olmasına hipokalemi, yüksek olmasına hiperkalemi denir.

Önemli özellikleri

Potasyum bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır. Taze kesilen potasyumun parlak yüzeyi havayla temas ettiğinde matlaşır. Potasyum, metal oksit oluşumu ve hidroksit korozyonunun önlenmesi için havasız ortamlarda saklanmalıdır. Bu nedenle potasyum örnekleri genelde kerosen gibi indirgen ortamlarda depolanır. Potasyum, diğer alkali metaller gibi su ile şiddetli reaksiyona girip hidrojen gazı açığa çıkarır. Potasyumun su ile reaksyionu lityum ve sodyumun su ile reaksiyonundan daha da şiddetlidir, öyle ki bu reaksiyondan açığa çıkan ısı hidrojen gazının yanmasına yetecek kadar ısı sağlar.

2 K (k) + 2 H2O (s) → H2 (g) + 2 KOH (k)

Potasyum eser msu ile hızla reaksiyona girdiğinden, NaK alaşımı kuru çözücü elde etmek amacıyla yapılan damıtma işleminden önce kurutucu olarak kullanılır.

Potasyum ve bileşikleri alevde viole renk verir. Bu özelliği örneklerde potasyum olup olmadığını kontrol etmek için alev testlerinde kullanılır.

Potasyumun su içindeki yüksek çözünürlüğünü K+ iyonunun sudaki yüksek çözünme enerjisine borçludur. Su içindeki potasyum iyonları renksizdir. Sudaki potasyum tadı nedeniyle tespit edilebilir; seyreltik çözeltileri tatlı, derişik çözeltileri ise ekşi, bazik veya tuzludur.

Bir çözeltideki potasyum derişimi alev fotometresi, atomik absorbsiyon spektroskopisi, ICP veya iyon seçici elektrotlarla tayin edilebilir. Ayrıca potasyumun ayırma veya çöktürme ile tayininde sodyum tetrafenil, dihidrojen hexakloroplatinat (IV) hekzahidrat ve sodyum kobaltnitrit kullanılır.

Kullanım Alanları


Potasyum klorür, sülfaj ta kullanılır.
Potasyum hidroksit endüstride kuvvetli baz olarak kullanılır.
Potasyum nitrat barut yapımında kullanılır.
Potasyum karbonat, potas, cam yapımında kullanılır.
Potasyumla işlenen cam normal camdan daha kuvvetlidir.
Potasyum buharı manyetikmetrelerde kullanılır.
NaK, oda sıcaklığında sıvı olan bir sodyum-potasyum alaşımı, ısı iletimi için kullanılır. Ayrıca hava içermeyen kuru çözücü üretiminde kurutucu olarak kullanılır.
Potasyum bitkilerin büyümesi için toprakta bulunması gereken bir maddedir.
Potasyum iyonları hayvan hücrelerinde hayati öneme sahiptirler (Na-K pompası).
Potasyum klorür sofra tuzu -NaCl- yerine veya kalbi durdurmak için kullanılır (kalp ameliyatları veya iğneyle idam).
Superoksit KO2 taşınabilir oksijen kaynağı veya karbondioksit tutucu olarak kullanılır.
Potasyum bisülfit (KHSO3) gıda katkısı olarak kullanılır.
Potasyum bromür (KBr)fotografik film ve kabartmalarda kullanılır.
Potasyum kromat (K2CrO4) havai fişek, patlayıcı, kibrit, deri işlemede renk verici (parlak sarı-kırmızı renk) olarak kullanılır.
Potasyum florosilikat (K2SiF6) özel cam ve seramik yapımında, ve böcek öldürücü olarak kullanılır.
Potasyum pirofosfat (K2P207) sabun ve deterjanlarda kullanılır.
Potasyum sodyum tartarat, Rochelle tuzu, (KNaC4H4O6)kabartma tozu, ilaç ve ayna yapımında kullanılır.
Potasyum temizlik malzemesi olan sabunda da kullanılır.
Potasyum balık, tavuk, taze et, birçok sebze ve özellikle meyvelerde bulunur.

Oldukça önemli Potasyum tuzları: potasyum bromür, potasyum karbonat, potasyum klorat, potasyum kromat, potasyum siyanür, potasyum bikromat, potasyum iyodür, potasyum nitrat, potasyum sulfat...

Tarihçe

Potasyum 1807 yılında Sir Humphrey Davy tarafından kostik (KOH) potastan elde edilmiştir. Potasyum elektroliz yöntemiyle elde edilen ilk metaldir. Potasyum Roma zamanında bilinmediği için, ismi klasik latince değil, neo-latincedir.

Kalium ismi arapça al qalīy, kelimesinden gelen alkali kelimesinden alınmıştır.
Potasyum ismi ingilizce deki potas kelimesinden gelmektedir. Potas kelimesi ise orijinal olarak yanmış ağaç, ağaç yaprağı küllerinden elde edilen alkali anlamına gelir.

Potasyum dünya yerkabuğunun ağırlıkça %1,5'nu oluşturur ve bu oranıyla en çok bulunan yedinci elementtir. Çok elektropozitif olduğundan diger minerallerden elde etmek oldukça zordur. Carnallite, langbeinite, polyhalite ve sylvite gibi potasyum tuzları eski göl ve deniz yataklarında bulunur. Potasyumun elde edildiği en önemli kaynak, Potas, Saskatchewan, Kaliforniya, Almanya, New Mexico, Utah ve dünyanın diğer yerlerinden çıkarılır. 1960 yılından beri faaliyette bulunan Saskatchewan madenleri dünyanın en büyük rezervlerine sahiptir. Öte yandan okyanuslar da diğer önemli potasyum kaynağıdır. Potasyum, KOH'den Davy prosesine göre elektrolizle ayrıştırılır. Ayrıca ısı metotlarıyla da potasyum klorürden potasyum üretimi mümkündür.Potasyum saydam bir maddedir.

Önlemler

Katı potasyum suyla şiddetli reaksiyon verir. Bu nedenle dikkatli bir şekilde kullanılmalı, gaz yağı gibi mineral yağ altında saklanmalıdır. Lityum ve sodyumdan farklı olarak potasyum yağ altında uzun süreler saklanamaz. Altı aydan uzun sürelerde saklanılan potasyumun metal yüzeyinde ve kabın kapağında şoka duyarlı peroksit oluşabilir. Bu kapağın açılmasıyla peroksitler patlayabilir. Bu nedenle Potasyum, Rubidyum veya Sezyumun üç aydan fazla depolanacaksa oksijensiz veya vakum ortamında depolanması gerekir.

Potasyumun hava nemine temasından sonra yüzeyinde oluşan alkali potasyum hidroksit (KOH) bazik bir tehlikedir. Ciltle temasında sodyum metali gibi potasyum metali de sabunsu bir his bırakır. Bu ciltteki yağların yumuşak potasyumla olan bazik bozunma reaksiyonu sonucudur. Potasyumla çalışırken dikkatli olunmalı, cilt ve gözler korunmalıdır.

Potasyum yangınları suyla söndürülemez! Bu tür yangınları söndürmekte çok az kuru kimyasal etkili olabilir.

Beslenme ve tıpta potasyum

Potasyum minerali hücre ve organların fonksiyonlarını düzenli bir şekilde yerine getirmesi amacıyla kullanımı sağlanan minerallerden birisidir. Tıpta adı hipokalemi olan potasyum minerali eksikliği başka bir nedene bağlı olmayarak görülebileceği müshil etkisi oluşturan veya yan etkileri arasında vücudun fazla su kaybetmesi olan ilaçların düzenli olarak kullanımı neticesinde görülmektedir. Potasyum faydalı olarak alınması gereken en öneli 3 mineral den biri olmaktadır. Sodyum mineraline benzer şekilde potasyum vücutta PH oranını dengede tutarak merkezi sinir sistemine ve kaslara yardımcı olmaktadır. Potasyumun faydası bununla sınırlı olmamaktadır, kan basıncı seviyesini sağlıklı düzeyde tutarak tansiyonda dalgalanma oluşumunu önler. Potasyum oluşan yüksek kan basıncı ve tansiyondan kaynaklanan kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltmaktadır. Potasyumun sinir sistemi üzerindeki etkileri de oldukça önemlidir. Potasyum eksikliği olduğu zaman ilk olarak sinir sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturur. Diyabet hastalığı oluşumuna, göz sağlığının bozulmasına, tansiyon dengesinin bozulması ve bunlara benzer rahatsızlıkların meydana gelmesine neden olmaktadır. Potasyumun büyük bir kısmı yaklaşık olarak %93-96'sı vücutta sayıları trilyonlara ulaşabilen hücrelerin içerisinde bulunur. Bundan dolayı özellikle de çocukların sağlıklı bir şekilde ve doğal olarak potasyum tüketmesi hem gelişim göstermelerine katkı sağlar hem de ilerleyen yaşlarda olası hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesine fayda sağlamaktadır.

Potasyum, sodyum mineraliyle beraber vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Gıdaların hücre içerisine geçişini sağlar, sinir sistemindeki mesajların iletimini gerçekleştirir. Potasyum beyne oksijen gönderilmede önemli olan bir mineraldir. Bu mineral vücutta her gün kullanımı sağlanması gereken ve kullanımından sonra tekrar yeri doldurulması gereken mineraldir. Potasyum kalp ve diğer kasların sağlıklı olmasında fayda sağlar. Potasyum kalbin çalışmasında etkili olmaktadır. Bağırsak hareketlerinin arttırılmasında fayda sağlar. Bağırsaklarda emilimi gerçekleşir, hücrelerde ve böbreklerde depolanmaktadır. Potasyum metabolizma hızlandırıcı etkisi vardır, felç oluşumunu önleyici etki sağlar, antideprasan etki oluşturur, tansiyon düşürücü etkisi vardır. Vücutta sıvı dengesinin ayarlanmasında önemli bir mineraldir. İnsülin salınımında etkili olmaktadır.

Potasyum beslenmede hayati bir mineraldir. Hayvan hücrelerindeki asıl pozitif katyon olduğundan, vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesini sağlamak için önemlidir.

Potasyum, ayrıca hayvanlarda kas kasılması ve sinir akımı gönderimi için önemlidir.

Vücut sıvısındaki potasyum eksikliği ishal ve kusmaya yol açar, ölümcül olabilir (hypokalemia). Potasyum eksikliği sonucu kas güçsüzlüğü, kalp atışı anormallikleri ve dolaşım bozukluğu, refleks yavaşlaması ve nefes almada güçlük, halsizlik görülebilir.

Yeterli miktarda potasyum almanın en iyi yolu değişik türde yemekler yemektir. Düzenli beslenen insanlar genelde potasyum katkısına ihtiyaç duymazlar. Potasyumca zengin besin maddeleri; Lahana, brokoli, pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, zeytin, balık, portakal suyu, patates, muz, hurma, incir, avokado, kayısı, badem, fındık ve süt ürünleridir. Araştırmalar yüksek potasyum içeren besinlerle beslenmenin hipertansiyon riskini düşürdüğünü göstermektedir.

Günlük potasyum tüketim miktarı yetişkinler için 2000–3000 mg arasında olmalıdır. (Potasyumun kandaki seviyesinin 3.5 - 5 arasında olması gerekir.)

Potasyum Eksikliği

Potasyum eksikliğinin başlıca nedenleri arasında ilk olarak yetersiz beslenme gelir. Potasyum kaybetmede ishal idrar söktürücü ilaçlarla, kusmayla veya terleme yoluyla vücudun mineral kaybetme olayıdır. Aşırı kahve tüketiminde ve stres oluşumunda potasyum eksikliğinden kaynaklanır. Dolaşım bozuklukları, kas güçsüzlüğü sonucunda yorgunluk oluşması ve halsizlik belirtisi, iştahsızlık meydana gelmesi, bulantı ve kusma oluşumu, kabızlık oluşumu, zihin bulanıklığının belirmesi, baş ve karın ağrılarının sürekli olarak belirmesi, vücudun bazı bölgelerinde kramplar oluşması ve kalpte ritm bozukluğu gibi rahatsızlıklara neden olmaktadır. Sporcu sakatlanmalarında en önemli sebepler arasında magnezyum ve potasyum eksikliği olduğu bilinen hususlardandır. Potasyum eksikliği olan hastalarda sürekli yorgunluk, güçsüzlük belirtiler gibi fiziksel belirtilere ek olarak huzursuzluk gerçekleşmesi ve zihin karışıklığı gibi duygusal belirtiler oluşabilir. Potasyum eksikliğinde susuzluk ve sürekli olarak idrara çıkma bu belirtilere eşlik etmektedir. Potasyum eksikliği belirtileri diğer hastalıkların belirtileriyle benzerlik gösterir. Örnek verecek olursak eğer aşırı susuzluk ve idrara sürekli olarak çıkma diyabet belirtisi olabilir. Bu nedenden dolayıdır ki doktorunuz doğru teşhis için hem diyabet testi yapar hem de potasyum seviyesini ölçerek oluşan problemin neden kaynaklı olduğunu sizlere belirtir. İlk başta belirtilen gibi potasyum eksikliği tek başına bir rahatsızlık olarak bilineceği gibi vücudun su kaybetmesi dolayısıyla potasyum kaybına neden olan bazı ilaçların kullanılmasıyla da ortaya çıkmaktadır. Eğer başka bir hastalık sebebiyle su kaybına yol veren bir ilacın düzenli olarak kullanımında doktorunuzu bu durumla ilgili olarak bilgilendirme sağlamalısınız ve doktorunuzdan alternatif tedavi yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Potasyum değerlerini yükseltmek için uygulanacak olan tedaviye yardımcı olarak bazı yüksek potasyum içeren besin maddelerini günlük beslenmenize ilave edebilirsiniz.

Vucutda potasyum eksiği varsa belirtileri nelerdir, Potasyum eksikliği nasıl anlaşılır, potasyum içeren yiyecekler

Sağlıklı yaşayabilmemiz için vücudumuza yeterince potasyum giriyor olması gerekir. Özellikle de kalp kaslarımızı oluşturan hücrelerin potasyuma ihtiyacı var.
Yeterince potasyum almadığınızda siz farkına olmasanız bile vücudunuz işlevlerini tam olarak yerine getiremez. Bunun en bariz belirtisi yorgunluk ve kramplardır.
Vücudumuzdaki potasyumların %98’i hücrelerimizde yer alır. Potasyum eksikliği sonucunda bu nedenle sinirlerimiz, kaslarımız ve kalbimizde aksaklıklar meydana gelir.
Bu yüzden insanların potasyum konusunda olabildiğince bilinçlenmesi ve bilgilendirilmesi gerekiyor.

İşte potasyum eksikliğinde meydana gelenler:

1- Kabızlık
Potasyum eksikliği, sindirim sistemi dahil bütün sistemimizi olumsuz etkiler. Eksikliğinde midede şişkinlik oluşur.
Bağırsak hastalıklarının tek nedeni potasyum kaynaklı değildir. Bu nedenle yediklerimize dikkat etmemiz gerekiyor.
2- Kasların zayıflaması
Women’s Health dergisi kas ağrısı, kaslarda zayıflık ve krampın asıl nedeninin potasyum eksikliği olduğunu ifade ediyor.
3- Kalp çarpıntısı
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi potasyum eksikliğinin kalp üzerinde olumsuz etkileri oluyor. Kalp çarpıntısı ve kalp ritm bozukluğu potasyum eksikliğinin bir sonucu.
Vücudunuzda potasyum dengesi bozulunca, kalp kan pompalayabilmek için aşırı çaba sarfeder ve bu nedenle kalp çarpıntısı oluşur.
Bu nedenle eğer kalp rahatsızlığı geçirmek istemiyorsanız yeterince potasyum içeren yiyecekler tükettiğinizden emin olun.

4- Yorgunluk
Mayo Clinic’te belirtilenlere göre eğer yeterince uyuduğunuz halde hala yorgun hissediyorsanız vücudunuzda yeterince potasyum yok demekmiş.
Vücudunuzdaki her hücre potasyuma ihtiyaç duyar. Beslenme uzmanı Jill Brill, potasyum seviyesi düştüğünde hem fiziksel hem de mental gücünüzün düştüğünü belirtiyor.
5- Uyuşukluk ve karıncalanma
Sinir sisteminin düzgün işlemesi için de potasyuma ihtiyacınız var. Women’s Health dergisindeki bir makalede uyuşukluğun ve karıncalanmanın nedeninin potasyum eksikliği olduğu yazılmış.
6- Yüksek tansiyon
Potasyum, damarların ölçülü olarak genişlemesini sağlar. Eksikliği halinde damarlar genişleyemez ve tansiyonunuz çıkar.
Çoğu insan tansiyonlarının çıktığını farketmezler. Bunun en sık belirtisi baş ağrısıdır.
Potasyum eksikliğinden nasıl kurtulmalı
Yiyeceklerin birçoğu potasyum açısından zengin. Potasyum eksikliğinde ilaç kullanmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken yediğiniz sebze ve meyve miktarını arttırmak.
Potasyum eksikliği aşırı fast food tüketmek ve dengesiz beslenmekten kaynaklanır. Çok tuzlu yemek, sebze ve meyve tüketmemek de potasyum eksikliğine neden olur.
Potasyum içeren yiyecekler:
Muz
Süt ürünleri (özellikle yoğurt ve süt)
Kök sebzeler ve kuruyemiş
Balık
Mantar
Fasulye
Avokado
pekmez

Potasyum Fazlalığı

Potasyum Fazlalığı ve Zararları: Potasyum vücuda aşırı miktarda alınmasında başta böbrekleri ve kalbi olumsuz olarak etkiler ve kas zayıflığı oluşturur, kalp çalışmasının ve kalp ritminin bozulması gibi rahatsızlık belirtilerine neden olur. Potasyum fazlalığı, potasyum mineralinin farklı nedenlerle aşırı miktarda alınmasında veya böbrek hastalarında ve ameliyat sonrası idrar azlığı gibi potasyum fazlasının yeteri olarak vücuttan atılmamasına neden olan durumlardan kaynaklanmaktadır.

Potasyumun Eksikliği Nedenleri?

Potasyum eksikliğinin başlıca nedenleri arasında yetersiz beslenme, ishal, idrar söktürücü ilaçlar, kusma ya da terleme yoluyla vücudun mineral kaybetmesidir. Aşırı kahve tüketimi ve stres de potasyum eksikliği nedenlerindendir. Postyum eksikiliği dolaşım bozukluğu,Yorgunluk ve halsizlik, kaslarda güçsüzlük, kalp çarpıntısı, düzensiz kalp atışı, kramplar, kansızlık, şiddetli baş ağrıları, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklara neden olur. Bunların dışında diyabet, şişme gibi bazı ciddi etkileride vardır. Sporcu sakatlanmalarının en önemli nedenlerinin magnezyum ve potasyum eksikliği olduğu bilinmelidir.
Potasyum Fazlalığı ve Zararları Nelerdir?

Potasyumun aşırı miktarda alınması öncelikle böbrekleri ve kalbi etkiler .Kas zayıflığı, kalp çalışmasının ve ritminin bozulması gibi rahatsızlıklara neden olur. Potasyum Fazlalığı, potasyumun çeşitli nedenlerle aşırı miktarda alınması ya da böbrek hastaları ve ameliyat sonrası idrar azlığı gibi potasyum fazlasının yeterince uzaklaştırılamamasına neden olan durumlardan kaynaklanmaktadır.
Potasyum eksikliği genelde hangi insanlarda olur?

Potasyum eksikliği genel olarak Diüretikler ve bazı doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar kullananlarda, sporcularda fiziksel güç gerektiren işleri yapan insanlarda, ishal gibi sindirim sorunu yaşayan kişilerde,yeme bozukluğu olanlarda ve sigara, alkol ve uyuşturucu kullananlarda görülebilir..

Potasyum içeren besinler nelerdir?

Turunçgiller, domates tüm yeşil yapraklı sebzeler(lahana, brokoli, pazı gibi), nane yaprakları, ayçekirdeği, muz, patates, hurma, zeytin, balık,sarımsak, portakal suyu, incir, avokado, kayısı,badem, fındık ve süt ürünleri bol miktarda potasyum içeren besinler arasındadır.

Günlük Potasyum İhtiyacı

– 1 yaşına kadarki Bebeklerde 600 mg

-10 yaşına kadarki çocuklarda potasyum ihtiyacı 1000 ile 2000 mg arasında değişir.

-Yetişkinlerde ise günlük potasyum ihtiyacı 2000 – 3000 mg kadardır.

Potasyumun Görevleri Nelerdir?

Potasyum Minerali, beslenmede hayati önem taşıyan bir mineraldir. Vücuttaki su ve mineral dengesinin korunmasına, beyne oksijen taşıyarak zihinsel faaliyetleri desteklemek için, sinir sistemindeki mesajların iletilmesinde, vücut atıklarının çıkartılmasında, besinlerin hücre içine taşınmasında, kan basıncını azaltmada, alerji tedavisinde, kalp sağlığı ve kasların yeterli gevşemesi ve fonksiyonlarını yerine getirmesinde faydalıdır. Tansiyonu dengeler. Alkolün, vücuttaki fazla suyun, şekerin ve tuzun vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır. Sigara, alkol gibi bağımlılıkları olan kişilerde potasyum eksikliği


-------------------
Kaynaklar :
Wikipedia
potasyum gen tr
saglikrehberimiz net
internet siteleri