Menu

Sponsor2

Samstag, 20. Oktober 2018

8. Cennet ile Herşeyi Benliğe Geçirenler (Kar©glanin 17 Ekim 2018 Vaazi)

Sekizinci Kat Cennetler ile Herşeyi Benliğe Geçirenler



(Kar©glanin 17 Ekim 2018 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve tevekkel alâl hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ.

Meali :

Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah’a) tevekkül etyani yönel yada ona dön yönünü. O’nu(Hic ölmeyen Allahi) her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının yaptiklarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

(Sadakallahul Aziym Furkan suresi 58. ayet)


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

" 'Risalet ve nübüvvet muhakkak kesildi. Benden sonra ne Rasûl ve ne de Nebi vardır.' Bu insanlara ağır geldi. Bunun üzerine Rasûlullah buyurdu ki:

— Fakat, mübeşşirat vardır, onlar:

— Ey Allah'ın Rasûlü, mübeşşirat nedir?

Rasûlullah dedi ki:

"Kim beni rüyasında görürse, gerçek olarak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim kılığıma suretime giremez. sâdık rüya mü'minin sâdık rüyası peygamberliğin kırk altı cüzünden bir parçadır, Peygamberliğin kırk altı parçasından birisidir.

Ahirzmanda Mehdi vaktinde, rüyalarin onda dokuzu, gün gibi acik rüya olacak, mübeşşirat bunlardir.
"

( Hadis-i Şerif , Tirmizi, Rüya, 2/2272,Buhari, 6994 ve bir parcasida rasidin hocadan,onun internete arayip bulmadigi ve fakat bildigi kadari ile)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Tuvalete girmeden önünde dua okuyunca, tuvalette sıçmak bile ibadete dönüyorsa, Ben çıplak prn filmine baksam da ondan sevap kazanmasını bilirim Çünkü ticaretci Amcalar, Bakkal Amcalar, Neyi kaç paraya satacağını bilir, nelerden de ne kadar kar edebileceğini bilir, Ben bir Bakkal amca kadar akıllı değil miyim ki, tuvaletten sevap kazanmasını biliyorum da, yabancı şarkı dinleyince, yada diziye bakınca, filme bakınca, ya da p**** filmine bakınca sevap kazanmasını bilimeyeyim.
Hocanin birine atfen, sen benim ne zaman öleceğini bilemez,ve buna sen karar veremezsin ama, ben seninkine karar verip bilebilirim. nasıl mi? elimde armudun iyisi var, Vereyim mi sana yer misin, yemezsen bile, sana yem olarak koyarim, kuzu kuzu yersin. unuttun mu! Rus kızıni yolladilar fetocularda, izmir maçı yaptıydın, dayanamadın yemiştin. Arkasından da zindanlara atı vermişlerdi seni. Havas ınan duayınan bana bir şey yapabileceğini mi zannediyorsun? Yapabilseydi, Deccal köpeği şimdiye kadar 50 kere, beni senden önce..... Sen Deccal köpeği yanında, köpeklerin köpeğinin köpeğisin. Bende Kenan gibi "bana bir şey olmaz diyorum" Allah'ın izniyle Ve muhafazasiyla bana bir şey olmaz. senin gibi(BibBiiiiiib Kafa)köpekler yer Rus yemlerini.

Birde Zikrinde Estağfurullah çekmeyi unuttun diyorsun, Niye unutayım, Her namazın başında 13 sonunda 13 okuyorum, zaten ikindi geldimi Ne etti 78 estağfurullah. ya geçiyor bile kaç ediyor 26- 26- 26 üç = 78 ediyor Seyyid'ül İstiğfar 71 Zaten, ben 78 çekiyorum, niye unutayım çeklerin(çekoslavak) bir lafı vardır, Yarın da bir gün, bugün her şeyi bitirmeye gerek yok, Yarın da, Allah in günlerinden bir gün.

Sen diyor sun ki sabahtan akşama kadar videolara klipleri dizilere bakıp, duaayı okumadın ve Silahsız kaldın diyorsun. Ama geçen Senden Öğrendim, dedin ki, insan Halis niyet ile iki rekat sabah namazını kılsa, akşama kadar onu Allah korur, melekler korur. Sokak a çıktık, ve tabanca evde kaldıysa, cebimde de bıçak varsa, düşmanda karşıma çıktıysa, Ben bir eve gideyimd de, tabancami alip gelen olmaz. O zaman bana gereken, cebimdeki bıçağa davranmak. DUA yapılmadıysa da, Sabah Namazımı kıldım, o bana akşama kadar şefaat edecektir. Kuranin tamami baçeindaki "elif, lam,mim" de gizli, o da demek olur ki, kurandan üc harf okumam gerikirse kuranin tamamini okumam gibi olur demekdir, Acil durum silahi yani, bu emme elif lam olur, amma be te se olur farketmez, oda dilim döndükce, dilim dönmese bile, kalbim attikca bunada malik olurum, hic silahim olmasa bile, elime ile refiki ala harektei yapsam veya desem yine yeter …….. daha anlatanmi neler var, Allah adaminin silahi da bitmez, mermiside azizim. Elemneşrahda, birinden yoruldundsa, yada birisi seni yorduysa digerine gec demek budur azizim, yani bitmez, silah bitmez, cephane bitmez, mermi gizlemiş rabbim bizim için, 1 milyon hadisde, bir milyon dua var, ve her birinde ayri yol ve yöntem var, sen sec, o yetmezse, ben sana yenilerini alip bulup gelen, dahada yenileri var bugün.

######
############

Güneş Gittiği Yere sürüsünü de götürüyor Jüpiter, Pluto, Dünya, Mars.
İnsanoğlu da Gittiği Yere, gözetlemeci ve korumaci muhafiz meleklerini, misal hangi soya mensup ise, mesela Hasan kolundansa, Hasanlari. Hüseyin kolundansa hüseyinleri. İbrahim kolundan ise, İbrahimleri, Musa kolundan ise, musaları, yani sürüsünü birlikte götürmekte.

########
#################

Amerika'nın aya gittik hikayeleri külliyen yalan, çünkü sen füzeyi attın, ama ay yerinde sabit durmuyor ki, ay tepemizde dediğimiz zaman, tepemizde Sabit değil, dünya her an döndüğü için, ay az önceki yerinde değil, ama senin uzay araci, yerini ve yönünüi aynı tuttu, yönü Güdümlü değil ki, direksiyonuda yok onun, kanadida yok manevra yapabilsin, motoruda yo,k kanatlariyla menavresini ayarlasin. güdümlü füze olsa bile, aya yetişemez ki, Çünkü ay da mermi gibi hızlı gidiyor, ayın yeni yeri, eski hesapladığın yer değil, Öyle olunca senin ayı Hedef almam bile mümkün değil, peki Nasıl oldu da, senin o devirde, Bir de eski devirde, daha bu teknik bile yokken, gitti ve ay ın üzerine indi. aklı ve mantıgi olan bir insan için bunun mümkün olmadığı apaçık belli. hadi indi diyleim ve (BibBiiiiiib) takdigi füzele oraya varasiya bitti, orada sonuncusu ile indi, peki aydan gerii dönerken, merdivenden hoplar gibi, hoplayimiverdide, dünyaya geri indi, yani orada (BibBiiiiiib) füze ve yakit tanki yerine ne takdida, buraya dogru kendi o füzeyle yolladi. orada enerji bitti len, yok ki gayri füzesi, neyle geri döndü, tabi tabi ay tepemizde güya hani ya, tepeden hopladi assagi indi degil mi? yeme bizi Amerikan amca, yeme bizi, (BibBiiiiiib Kafa) degiliz biz sizinkiler gibi.

############
###################

YouTube kanalımız yani TV karoglan tanınmış hale geldikten sonra, yaklaşık 40-50 video yüklemiş ken, geçen vaazın içinde bir ilahiyi arka planda çaldım diye şikayet edenler yüzünden, ve İnternette arama yaptım telif hakkı veya kişisel haklara saygı meselesi yüzünden, youtubenin bazı kanalların haklarını elinden aldığı, yasakladığı, ya da kanalını kapadı haberlerini okudum, ve vaazlarımız öyle sakin uysal bir vaaz değil, bazılarının işine gelmeyen sözler söylüyoruz. Bazıları anlamıyor, belki ileride anlayacak amab kafası şu an algılamıyor, ama ileride anlayacak, ama şu anki haliyle, bizi şikayet edip kanalımızın kapanmasına, veyahut videolarımızın yasaklanmasına sebep olacağından, ve eski videolarımın kimi ses kaydı ve görüntülerininde kalitesi yüksek olmadığından, daha güzel görüntülü ve sesli, ve kişisel ve telif haklarına saygılı, etliye sütlüye dokunmayan videolar ile, vaazları mı yayınlamaya karar verdim. ve ileride veya geçmişte yaptığım bir durumdan dolayı şikayete maruz kalmamak için, kanalımdaki bütün videoları ve eski videolarımı hepsini sildim.

Nasıl bir dünyaya doğru gidiyoruz ki, herkesin hırsa bürünmüş gözleri, para para para olmuş, hırs bürümüş, ve herkes diyor Şu benim, berikisi diyor bu benim, ve herkes kendince bir şeylere sahip çıkmaya çalışıyor, Dün Yunan Kokoreç benim, Yoğurt benim dedi telifini aldi tescilletti. Biz bugün yoğurt yapınca Yunanistan'a artık telif mi ödeyeceğiz, telif hakkı diye birşey dün çıktı ve aslinda bizim olan ve biz yıllardır yediğimiz yogurtu yapınca, Yunanistan a telifmi ödeycegiz, Yarın diyecek birisi de tas kebabı da benim, öteki de, marul u ilk ben Diktim, Benden öğrendiniz bana telif ödersiniz diyebilir, böyle aymazlık var ortalikda. kaşık kaşık, yıllardır kullandığımız kaşık, yemekte kullandığımız kaşık, birisi derse bu bizim buluşumuz, ve biz o öyle dedi diye, o kimseye Telif mi ödemek zorundayız, ve bir de telif hakkinda başka kullanımı hakkı belgesi bulundurma yasasi cikarir bu insanlık yani ileride buda çıkarılir. Adam diyecek ki bu telif ile senin 4 kaşık kullanma hakkın var derse, nereye doğru gidiyor bu dünya, herkesin gözünü bu kadar hirsmi bürüdü, Bu kadar mı para hevesi, para kazanma hevesi bürüdü, dün tarlada İçinden geldiği gibi türkü gibi çağırdıgi sözleri şarkıları alıp"Al fadimem, bal fadimem gibi" gelip anonım diye şarkı yapıp, satan insanlar varken, kimse oradaki teyzelerin telifni ödemedi, ondan aldım diye ona telif hakki falan ödemedi, bunlar cokmu uyaniklardi vebugünküler onlardanda uyanik cikdi, Telif hakki aliyorlar, "aman aşkım, Tamam aşkım, diye şarki yazdi Adam, 2 tane kıytıriktan bir şey yazıyor, ve bu da benim diyor, şarkı söz benim diyor, Dün türküler böyleydi, Adam gidiyor tarlada falancı teyzeden almış, onu şarkı yaptı. bugün mesela Aleyna Tilki Mevlana'nın sözünü aldı. birkaç tane kimsenin ortalıkta dolanan sözünü aldılar şarkı yaptılar, Sen Mevlana'ya Kaç para ödüyorsun da, ben senin o şarkına telif ödeyeceğim, Sen Mevlana'ya Kaç Para ödedin, senm cokmu akillisin bu kadar haa, o sözden ötürü sen bir telif ödemek zorunda mısın, yani Mevlana'ya gidip kabrinde, ya da onu diğer çocuklarina ben bu sözü kullandım diye Telif ödemek zorundamısın, Biz dinin hepsini Muhammed'den öğrendik, dini kitap yazan hadis yazan bilmem vaaz yazan adamlarin kitaplarina ben niye telif ödmek durumunda kaliyon, o adamlarda bu bilginin hepsini muhammeden ve ondan rivayet eden Tirmiziden, ya buharden, ya kurandan almadimi, ne bu şimdi, Muhammed de Cebrail den öğrendi, peki bu kitap yazip telif hakki isteyen, yada vaaz edip video cekip yayin yapan, yahut internet sayfasinda bu bilgileri kopyle yapiştir yayinlaan amclara ben niye telif hakki ödmek zorunda olan yada onlarin yazdigni okuma da kopyeleme hakkina sahip olmayan. Yarın adam isimleri de bu hale getirecektir Ahmet benim ismim sen Ahmet koyamazsın diyecek. Burası schrems belediyesi bu ismin bütün telif hakkıni ele geçirmiş, schrems ismini başkası kullanamaz demiş, Hey Allah'ım ya Rabb'im ya, internetten yada başka yerde schremsden başkası bu ismi kullanamaz demiş. Ahmet ismini tek kimsenin olsa idi, bir daha hiç kullanılmasa idi muhamedin bu Ahmet ismini bu kadar çok kimse, muhammedin ismi olduğunu bilmezdi, unuturdu. yine Muhammed ismide böyle Muhammed cokca Muhammed ismi koyup Muhammed demiş olmasaydik unutulur gider, Biz Muhammedin Muhammed ismi olduğunu da Bilemezdik belkide. Bölye cookca konulmuş çoğaltılmış, yine dedik ya daha önce, mesela ben bugday ekince, bir tane bugdayi Allah, bunu da yerden bitirince ediyor Sana 70 tane buğday veriyor, yani 70 tane Klon çıkarıyor, aynısının 70 yada 700 tane katı oluyor, Allah'ın yasasında bu Varken, biz nereye doğru gidiyoruz, İnsanlık nereye doğru gidiyor Allah aşkına, nereye doğru gidiyoruz, Herkes her şeyi benlige gecirmeye başladı, bu benim resmim, şu senin şarkın, şu Senin yemeğin, herkes ben ve benim diyor , benlige geçiriyor, Yarın adam konuşamaz hale geliriz, konuşamaz hale geliriz. kimsenin hakkında laf bile edemeyiz, Yani benim hakkımda laf dedin sen diyemezsin, ortalıkta konuştunuz mu ağzımızda açmayalım gari. iki satri konuşuyor yada yaziyor benim lafım diyor lafları, geldik adam 2 satır bir yazı yazmış, diyor bu yazıyi Ben yazdım diyor, Bilmem kitap yazmiş bunun telifi var, bu da filanca kitap şirketinin elinde flanci gazetenin elinde ve onlara telif ödemek zorundamiyım, o yazar, Adam nereden almış, Ben şimdi bir kelime 2 kelime konuştum diye bunlardan telif hakki mi alacağım, yani Allah'ım yarabbim nereye gidiyoruz, nereye dogru gidiyoruz. cennete doğru gidiyoruz derken, cehenneme doğru mu gidiyoruz, kıyamete doğru mu gidiyoruz. Allah'ım insanlık bitme durumuna mı geldi yani bu kadar mı olur ya, bilmiyorumb Bilmiyorum amab işte ben de İleride başıma işler açılmasın diyerekten, eskiden de zaten ilk açtığımda YouTube kanalını, eski vaazları sadece seslendiriyordum video yoktu ve haftanın resimlerin üstüne haftanin vaaz sesini video haline cevirip yüklüyordum, eski Movie Maker le yapması kolay di, aynı tek Resmin üstüne bir tane komple vaazi aldırıyordum, onun Youtube yüklüyordum, yaklaşık belki 100-150 video eklemiştim ama onları sildim, Bu sene yeniden başladım, bu sefer yine vaazlarımızda tek duramıyoruz, sinir geliyor, ya birisine sövüp söyleniyoruz, yada birisinin ismini geçiriyor, işte birisinde kalktık biraz uhreviyeti yüksek olsun diyerekten ilahi koyduk arka planda, arka planda ilahi var diyerek, çalma bile yok, ondan benim zaten kararımdan şu anda para kazanma sistemi bile açık değil, Benim de zaten niyetim bundan para kazanmak da değil zaten, buradan yani ben kendi özümden veriyorum, para kazansam bile, bu şurada benim internette bunu yükleyeceğim diye, ben yapacağım diye, yaktıgim elektrik masrafını karşılamaz, oradan Benim alacağım üç kuruş, benimkilerde öyle 10 000 tıklama, bir milyon tıklama falan bir şey yok, yani biz iki üç beş ziyaretci var diye şükredip, 3 tane adamı kurtarabildikmi, kurtarabildik. o yüzden işte, videoların hepsini sildim, temizledim, sıfırdan başlayacagim inşallah. Rabbim şeytana Fırsat vermez de, böyle şikayet olacak durumlara da düşmeyiz inşallah. İnsanlık da o raddeye kadar gitmez İnşallah, yani Muhammed gelse muhamedide şikayet edip telif ister bu insanlar. Muhammed de vaaz etse adam kitabinas yazdığı hadisin muhamedden oldgunu unuturda birde şikayet eder sen bizden alıntı yaptın diye Bu kadar yani bu kadar aymazlık, Bu kadar yani, sen bizden alıntı yapamazsın derler halbuki Eğer telif hakki cvar sa sen mmuhedin ehli seyydilere kac para telif ödedin o ögrenip kitabina yazdigin tefsirden dolayi ne telif ödedin haaa, yoook ona ve onlara ödenmez caniiiiiim, o anonim bilgi degilmi, tabi tabi. Kokerec benim diyecek, kokerec bile yiyemez hale gelecegiz yemeyeceğiz, konuşamayacagız, şarkı Söyleyemeyecegiz, şarkı dinleyemeyeceğiz, nasıl bir dünya, nasıl bir dünyaya doğru gidiyoruz Güzel de, bu dünya böyle güzel. Cennette Cennette yok Efendim isteyen istedgi yüzü yüzüne takacaklar, istediğini almak için çarşıya gidecek, çalışmadan istediğini uzaninca alabilecek, elinin uzandığını alabilecek, para vermek yok, ibadet edip de yorulmak bile yok. o kadar keyifli bir yermiş Cennet. şu anda işte burası ekmeden bicmeden elini uzatip marketten aliyon zaten am şu para ile aliyorsun, amma o Cennete calişmak yorulmak bile yok para vermden uzanip diledigni alcak diye bir yer varsa, bu haller ve para hirsi ilemi böyle bir cennetleer girmiş oluyoruz. Şu anda Benim tahminim biz 7. cennette olabiliriz, ama düşündüm şimdi Çarşıda pazarda her şeyi ele uzattığınanda hiç para vermeden alabilme cenneti nerede peki, oraya nasıl varcagiz, bu hirs ve bencilik davalari ile mi, o dereceye ulaşmamız ancak bu dünyayı Cennete cevirmek varken, niye cehenneme çevirmeye çalışıyoruz, cennette Neymiş efendim elinin uzandığını alabilecek miş, para vermek yok, çalışmak Yok, rahatsızlık yok, Kimse kimseye şikayet yok, kavga Yok, böyle bir dünyaya nasıl varabiliriz, Böyle HIRS Bürüdü para kazanma hevesi bürüdü, köylü amcada youtube kanali aciyor, ordan para kazanmak için, firinci fatma teyzede aciyor, yemek tarifi veriyor, ve para kazancak, bu kadar olur yani, insanların bu düşüncesiyle böyle bir Cennet'e nasıl ulaşabiliriz. yıllar sürer, Bundan sonra böyle bir cennet ve dünyanın böyle bir hale gelmesi, Belki yıllar alir, bizler bu hale geldikten sonra böyle, herkesin gözü PARA HIRSI Bürüyüp Dolar dolar yaziyorken, yıllar sürer, anlıyormusunuz anlatabildim mi? öyleyse insanlık uyan uyan, uyandıracağım diye uğraşıyorsun, bir yerden şeytan bir tane daha fistik veriyor, beri yandan bir tane minareyi yıkıyor üstlerine, sonra kalkamıyorsun, Ondan sonra ben şuradan kaldırayım seni diyorum, bu seferde üstlerine apartman yıkıyor, uyanın ya, uyanın ya, düşman nereden saldırıyor bir bakın ya. size Canlı konuşmak istiiyorum derken, şikayete ugrayip başimiz belaya gircek, ne yapamk lazim, ne etliye en sütlüye dokunmayan masalci teyze olcan, o gecerli şimdi. Ateşperest, ateşe tapan birisi bile, cennete ve öldükten sonra iyi bir yere kavuşmak için uğraşiyor, Allah'ın katında iyi bir yere gitmek için ugraşiyor. bu dünyayı cenent haline getiridimigimzde, zaten cennete burasi olacak, yahudilerin kitabinda öyle demiyormu, ve müslümanlar bunu yıllardır anlamadilar işte. iyi bir yere gitmek için ölmek lazim degil, cennete burada kurulmuş diyoruz, ama cennette kademe kademe kardeşim, kat kat, katman katman, bak cennette Ne varmış Ellerini uzatıp istediğin, gönlünden geçen her şeyi alabileceksin, bu cennet nerede şimdi, her şeyi benlige geciren insanlar nerde, o cenetler nerede. Her şeyden para kazanmak, zengin olmak kafasında olan insanlar, gözünü hırs Bürümüş insanlar nerede, bunlar mı cennete gidecek olanlar, O benim bu benim diyen mi, Allah'ın mülkünden istediğin gibi, istediğiniz gibi tasarruf ediyoruz, ama biz bir şey buldum, bir tane bir şey yazdım diye Benlige geciren, O benim hakkım, Bu benim hakkım diyenler, Allah bizden ögrettigi ve verdiği her şey den telif ücreti alsaydı, Halimiz Ne olurdu. vay bu gün bu ahlak ile vay halimize vay be, İnsanlık ölmüş ya, ölmüş ölmüş, bu insanlık bir şey olur sandık, yani kimler o cennetlere kavuşacak Ha bilmiyorum, yani sonumuz iyi değil, böyle giderse, sonumuz iyi değil, cennete degilde, kıyamete gideriz vesselam.

Annemizden çıplak vaziyette doğuyoruz, ve ölürken de nasip olursa, belki bir kefen ile yine çıplak olaraktan gidiyoruz hiçbir şeyi birlikte götürmemize Müsaade yok, Siz firavunlarmısınız ki ölurken Bazı şeylerinizi mezarınıza gömsünler, mezara gömseler bile ne işimize yarayacak.
insanlık uyan, Allah aşkına uyan. muhammed hadislerde demiyor mu ki işte cennette el uzattı mı istedgini uzanip alcak, Ben diyorum cennetin bu katmanına 8. Cennet şu anki aklı ve fikri ile bu insanlar, bu cennete ulaşabilir mı allah aşkına. ve yine Muhammed demiş ki sallallahu aleyhi ve sellem Mehdi malı bolca dağıtacak, ve hatta hazineden kim almak istiyorsa gelsin alsın diyecek, tek bir adamın dışında kimse gelmeyecek, Bu adam alacak ve dışarı çıkacak, başka kimsenin olmadığını görünce, utanacak, mali geri vermek isteyecek, hazine'nin başında olan diyecek ki, biz verdiğimizi geri almayız, Sen utancınl'a yaşa diyecek lermiş . ve şu an ki insanlığı bir yerden prim yapmak nemalanmak, onu bunu benlige geçirmek, ve bundan para kazanmak aklında olan insanlı, böyle bir devire ulaşabilir mi. o zaman diyecekler ki Mehdi daha gelmedi, İlerde gelecek , halbuki o geldi ve yaşıyor Ama siz onun idrakinde değilsiniz, Onun size ulaştırmak istediği yerde değilsiniz, utanın utanın, utancınızla yaşayın, Bak o kelimeyi ben söyledim, Mehdi Vakti içinde bu yaptığınızdan Siz de utanma olması lazım, Utanma, utanma arlanma olmasi lazım.

############
################

Sekiz cennetin alametlerinden birisi de, artık orada Ölümün olmaması, ondan önce ölüm varmış 7. Cennette 6. Cennette ölüm varmış, ama 8. sonu, Cennet ölüm getirilip yolun ortasında kesilir dedi Muhammed.Ondan sonra Ölüm yok deniliyor. Öyleyse şimdi bu lazım. bunu araştırıp bulacak adamlara Mucit macit amcalara, ölümün caresini mesela Türkiyede da arayın dediğim zaman, Türkiyede binlerce ev, fabrika, yol, Çarşı, Pazar var, çayır, çimen, dağ, bayır var, ne kadar zor bir arama olur değil mi, bulmak çok zaman alır, Ama ben desem ki, Türkiyede ki, falancı şehirdeki, falancı sokaktaki, filan evin, filanca odasında arayin dersem,
artık oradaki arama çok kolay, ve çok yakın bir zamanda aranılan bir şey bulunabilir değil mi,
ölümün çaresini bulacak amcalara odayı göstereyim, Hüseyin efendimizin Şehit edilmesiyle onun cibilliyeti olan, ayva meyvesinde ölüm hikmeti sakl,ı Direk odayı gösterdim, hatta o da odada Onun da yerini göstermiş oldum, arayacak adam ölümün çaresini onun içinde arayacak Ölümün sırrı ayvanın içinde saklı, artık gerisi size kalmış, benim bundan öteye yardımım olmaz, Buldunuz Buldunuz, 8. cennete ulaştık demek olur, bulamadınız, daha çok zamanda bilemeyiz bulamayız, O senin, bu benim davalarında döner dururuz. Ama dedim ya gençliğin sırrını çözmeden bunu kimseye ifşa etmeyin. Onu çözmeden bunu kimseye ifşa etmeyin, yoksa ihtiyar birinin ölmemesi olmaz, onun, hasta birinin ölmemesi, ona zulüm olur, Cehennem olur. ama adam önemli bir insandır, bilim adamıdır, buluş adamıdır, fikir adamıdır, onunla bu şekilde, mesela Stephen Hawking gibi bir adam yükünü taşıyordu, O halde de olsa, öyle O halde de olsa yaşatilmasi ile ondan memnun oluruz, yükünü taşırdik belki, öyle birisinin ölmesine Müsaade etmemek, ve yaşatılması, o halde de olsa, Bunlar ona da faydalı, bize de faydalı olurdu. geleceğimiz için daha iyi cennetlere ermemiz için Faydalı olurdu, ama biraz erken gelmiş, erken gitti ne fayda. işte böyle bilim adamı, buluş adamlari, fikir adamları, bu kişiler yaşlı da olsa, hasta da olsa, onların hizmetinin görülmesi, ve bakımlarının yapılması ile, ve ölmesine müsaade etmeyip, yaşatılması, bize de dünyaya da, insanlara faydalı olacaktır. Ama diğer adam, hasta çile ve azap içinde ise, o adamın yaşatılması, adama cehennemin kat kat tattırılması gibi bir şey olur, adam her gün acı çekiyorsa, yaşadığı her gün ona azab oluyorsa bu adam yaşadıkça cehennemi 50 bin kat tatmış olur, O yüzden bu buluşu bulduğunuz zaman, önce gençlik ve sağlığın Sırrı çözülmüş olması lazım ki, ölümün sırrının çözülmüş olmasından da fayda göre bilelim. ve ben size yerini gösterdim, artık ne kadar zamanınızı alır bulursunuz Bilmiyorum. yolun bir de kestirmesini gösterdim, Uzaklarda aramayip, ayva meyvesinin içinde arayın vesselam.

###############
####################

Hud Kavmi Allah'a isyanda aşırı gittiler, Hud Aleyhisselam onları Allah'a ve dinine davet etti, Fakat insanlar kabul etmediler, ve onları önce büyük bir kuraklık yakaladı, ve Hud Aleyhisselam'a gidip yardım istemekten başka çareleri kalmadı. Hud aleyhisselama vardılar, Rabbine Dua et de, Allah bize yağmur bulutları göndersin dediler, O anda Allah ile Mülakat eden Hud yukarda gökyüzünde iki tane Bulut gördü, birisi siyah birisi beyaz idi, Bunlardan hangisini alıp götürmek istersiniz memleketinize dedi, Onlar baktılar ki, şu kara bulut yağmur dolu Bulut olmalı, bize bu Karabulut'u ver, Bizim le o gitsin dediler, ve Hud Aleyhisselam karabulut'a emretti, onların ardina taktı, git Onlarla dedi. Karabulut onlarla, onların memleketine Varınca, bir kasırga bir Tufan, onların memleketini helak etti, rivayet olur ki, orada bir peygamber de vardı, peygamber ama Hud Aleyhisselam, Amma başka bir peygamber, aynı lut Aleyhisselam ile ibrahim Aleyhisselam aynı devirde yaşadığı gibi,
ve orayı Kasırga basmadan önce, o peygambere Allahu tealadan emir ile denildi ki, Ashabını ve inananları, evini aileni al, şehrin ortasında git, ve etrafıniza bir çizgi çiz, o çizginin içine girin, yani yuvarlak bir çizgi ile etraflarını çevirdi, O çizginin içine girdiler, ve o anda o Kasırga geldi oraya tarumar etti, ve o peygamber ve ehlini ve ashabını, Allah o bir çizgi ile korudu. Ama Peygamber kıssalarında, ama İsrailiyat kıssalarında bu böyle anlatılmakta. Biz de daha önce ilk vaazlarımızda buraya yer vermiştik. ve o peygamber ve ümmetini, o an biz de anlamamıştık, sadece bir çizgi ile korunan, Allah'ın bir çizgi ile koruduğu kimseler diye biliyorduk, ve bugün tefekkürümüz biraz daha yoğunlaştı, ve gördük ki işte, Satürn gezegeni ve halkası ve etrafında bir cizgi ve Çakıl ve taşlarla dönen bir halka ve o cizgi ile o taşlarin kafalarina yagmasinin önüne gecilmiş, ve demek ki Hud Aleyhisselam vaktinde o helak edilen Ümmet, satürndeydi, peygamber ve ashabıyla satürünün içindeydi, o fırtına ve Kasırga hala o gezegenin etrafında dönüp duruyor, ve o ümmet peygamberi ve Eshabı ise oradan alınıp bir yakın gezegen ilhak edilmiş, yani indirilmiş, Ondan sonra Allahu alem Nuh Aleyhisselam yani ve Neptün su basan gezegen, böyle böyle biz dünyamıza kadar gelmişiz, bizden ötesi Venüs ve Merkür var, ve her ümmet ve Peygamberi, Bir Bela ile inanmayanlari helak edilmiş,inanalr kurtulup bir alt gögemi desek, yada bir üst göge semaya alinmiş, mehdiyle Vakti de bir ümmet ise, onların helaki de Kıyamet denen şey ile olacak, Yani kıyamet işte Mehdi ümmetinden inanmayanların üstüne kopacak olan Bela ve Mehdi ve ümmetinden İyiler belki alınip Venüs'e indirilecek, venüs'te Yaşar bir gezegen haline getirilecek, ama emin de değilim, sistem bu şekilde yürüyorsa, İleride iki tane daha sistem var, işte Merkür ve Venüs, dünyanın kıyameti kopunca dünya, yok edilince, dünya belasını bulunca, o inanmıyan kafirler belasını bulunca, dünya helak olunca, artık kurtulanlar belki Venüs'e indirilecekler, Venüs Artık bize Yurt ve vatan olacak, eğer tezimiz doğruysa, bu taaa Adem'den bu yana böyle, bir iç gezegene geç, ondan da bir iç gezegene atlayaraktan gelmişiz, ve en son dünyamız, ve ondan ötesinde de 2 tane daha Gideceğimiz yer var ondan Ötesi Güneşin haale leri veya rahmin hareleri yani killari, ve sonra Ateş ve asil Kıyamet , Kıyametde Kıyamet suresinde ve diğer surelerde neler olacağı, nasıl şekilde kopacağı Kuranı Kerim'de tafsilatlı şekilde anlatılmış.

##############
###############

Rüya ile amel olmaz deniyor, peki Kur'an'da İbrahim Aleyhisselam'ın rüya ile amel ettiği kıssası neden anlatılıyor o zaman, Hani Mustafa Hoca diyor ki, "sen (Hz ibrahim) rüyana inandın ve çocuğunu kesmeye kalktın" gibi bir yorum getiriyor O ayetlere. Halbuki İbrahim Aleyhisselam İsmail aleyhiselamı kesmeye yatırdımi, yatirdi ve rüyası ile amel ettimi etti, hatta rüyasıni 3 defa Ard arda gördü deniyormu, o yüzden bu rüyanın hak rüya olduğuna kanaat getirdi de, o yüzden İsmail Aleyhisselam'ı kesmeye yatırdı diye biliyoruz. Yıllardır Şeytan taşlama denilen olay da bu olayın neticesinde meydana gelen bir tiyatroyu, her sene yeniden oynuyoruz, ama ne anlarız bundan, Her sene aynı tiyatro oynanıyor, onun manasını anlayan kaç kişi. Halbuki orada rüyası şeytani rüya olmadığı için, şeytan onu davasından vazgeçirmeye çalıştığı üzere gözüne taş yedide gözü kör oldu, o yüzden kör şeytan, kör şeytan deriz. O halde Mustafa hocanın söylediği söz lüzumsuz lakırdı yani. Hakikaten İbrahim Aleyhisselam rüyası ile amel etmiş, bu 1. vaka. 2. vaka Yusuf Aleyhisselam'ın zamanındaki Firavun'un gördüğü rüyayı, Yusuf Aleyhisselam'ın doğru tabiriyle yormasınin üzerine, koskoca bir devletin rüya ile amel ettigi Kur'an'da hikaye ediliyor, Peki bu sadece masal ve hikaye mi, yani rüya ile amel edilmez mi, O zaman neden Allah Yusuf ümmetinin rüya ile amel ettiğini, Hatta bu yüzden Yusuf'un Vezir olduğunu, Kur'an'dan ayet olrak bildiriyor da, bugün insanlar rüya ile amel olmaz diyorlar. Rüya mı peki, gerçek mi, gerçeğe yakın haber mi, Gelecekten verilen bir haber mi, Ve tabii ki şeytani haberler de var rüyalarda amma şeytan sana doğru yolu göstermez, İbrahim Aleyhisselamla İsmail yolla çıkmış, şeytan İbrahim Aleyhisselam'ın davasından vazgeçirecek amma ibrahim Aleyhisselam'ı kandıramayacağını bildiğinden, o onu yani ismaili kandırmaya çalışıyor, ama O da Salih kimse olduğundan kandiramiyor ve gözüne taşı yiyor ve gözü kör oluyor. Öyle olunca, o rüya ile amel olmaz hikayesinin hepsi safsata, rüya ile amel olur, ama Rüyanın hak Rüya olduğunu bilebilirsen, O zaman o rüya ile hak amel meydana getirilir, Koskoca Kuranı Kerim yazıyor ya, Kuranı Kerimi İnkar mı edeceğiz, İki tane dangalak adamın lafına mı bakacağiz, yoksa Allahü Teala'nın bize ayet ayet bildirdiğine mi inanacağız. Rüyanın hak Rüya olduğunu nereden anlarız? işte o firaset ister, Yani Furkan ister, Kur'an ilmi bilmek ister, haklıyı haksızdan ayıracak ahlakla Vicdan ister, Vicdan hikmeti melekesi çalışmayan bir kimse, daha iyi ve kötüyü ayırt edemez ki, haklıyı haksızı ayırt etsin de, Adalet terazisini doğru tartabilsin, hak rüya mı, şeytanı Rüya mı ayırt edebilsin.
Hak ve acikk secik bir Rüya ile amel olunur ama, hangi rüya ile, hak rüya ile, veyahut onu doğru yoran bir alimin yorumuyla da amel olunurmuş, ki Yusuf gibi Rüya yorucu koskoca örnek Peygamber var. Ya kendin doğru yormasını bileceksin, yada rüya yoran birine yorduracaksin.bazı rüyalar zaten açık Rüyadır Yoruma gerek kalmaz, bazıları şifşit rüyalardir ki, mesela rüyada tepeye tırmandığını görürsün, gercekde oradan belki de ineceksin tırmanmaycaksindır, şifşit budur. yani Bir hacker şeytan rüyamızı haklamısın diye melekler böyle Şifşit gösterip, ters haber verirler ki, kehrwert şeytann ters çevirdiğinde, o düz hale gelir. yine mesela rüyanda para kaybedersin, Aslında dünyada para kazanacaksındir işte Şifşittir, Yani bir koca kulak şeytan kulağıni Sema'ya dayamıştır o hal'den haber almıştır ve işi bozmaya çalışacaktır, O yüzden melekler de böyle bir tedbir almıştır ki, şeytana pabucunu ters giydirebilsinler. Peki biz nereden anlayacağız Rüya ters Rüya mı, yoksa düz Rüya mı, işte hepsi ilmü ledün din ilmi bilmek ve Allah ilmi bilmek ile anlaşılabilecek meseleler.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Kıyamet yaklaşınca (ahir zamanda) Zaman yaklaştığında müminin rüyası yalan çıkmaz.

( Hadis-i Şerif , Buhari, 7017)



######
#########
Mustafa hocanın bir yorumunu rastladım diyor ki, İsrailoğulları sanduka ile gezerlerdi de, savaşa girseler sanduka sayesinde Galip gelirlerdi, onlar omuzlarında sekineyi taşırlardi diye rivayeti yorumlarken şöyle diyor :
Halbuki sanduka içinde Tevrat nüshaları vardı, ve fakat onlar bu Tevrat nüshalarında yazilanları okuyup anlayıp yaşamak yerine, ancak dediğiniz gibi yani eşekler gibi sadece sırtlarında taşıyorlardı, O yüzden Kuranı Kerim'de Tevrat Taşıyan eşekler ibaresi geçmekte

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

ثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرَاةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَارًا بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Meselullezîne hummilût tevrâte summe lem yahmilûhâ ke meselil hımâri yahmilu esfârâ(esfâren), bi’se meselul kavmillezîne kezzebû bi âyâtillâh(âyâtillâhi), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn

Meali :

Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

(Sadakallahul Aziym CUMA Suresi 5. ayet)

yani onlara bu küfür o kadar agir geldi ki, müslümnlari artik böyle cahillikte biraktilar, ve onlar birak tevrati, incili kurani bile ezberlediler, icindekileride onlar okuyup anlayip mucit macit olup biliş buluşlar yapiyorlar, ver degişti bizimkiler oldu artik kurani ezeberleyipde, anlamayan icindekileri yaşamayan, ve Hıfz edip Kuran Taşıyan eşekler.

Yani tevratı omuzunda taşımakla marifet kazanılmaz, eşeklik marifet değildir, Allah tevratı omzunuzda taşıyın diye indirmedi. bir formül olsun sen o formülü başında taşı dur, sana faydası olur mu, öyle bir formül olsun ki taşı altına çeviren formül, sen bunu alip o formül de yazanı uygulayıp taşları altına çevirmek mümkün iken, başında taşı dur, bundan fayda gördüğünü iddia et doğru mudur, yoksa o formülü okuyup onu uygulayıp hayata geçirmek mi Doğrudur, işte odevirlerde israiloğullarının yaptığı bu, tevrat'a anlamak değil ondan mucize Keramet beklemek, Keramet mucize tevratın içinde yazili, eşek gibi taşımak da değil için de kardeşim. Bizimkiler de yıllardır Osmanlı arapçasıyla Kur'an okuyorlar ve Kuran'ı göbeklerinden aşağıya indirmezler ve fakat okuduklarından ne mana olduğunu yüzde kaç kimse anlar belki %3 anca anlar, anlayan var da, onlarda onunla zaten amel etmezler, sadece Arapça tekellüm ederler.
Radyonun televizyonun çıktığı ilk vakitlerde, Avrupa'dan bazı şarkıcıların şarkılarini alıp, bizim şarkıcıların İngilizce ve Almanca bilmemesine rağmen Söylemeleri gibi. a onu İngilizce tekellüm, ama içerik ve Mana yok. yine Bizim milletimiz kendisi bilmez çocuğum okusun Arapça öğrensinler diye çocuğunu hocaya gönderir, Halbuki orada Arapça öğrenmiyor, Sadece Arapça alfabenin okunuşunu öğreniyor, yine anlam mana öğrenimi yok.
işte israiloğullarının sandukayı taşımasında ki mesele de budur, Kur'an'ın kendisindeki açıklamasındaki haberindeki manayı anlamak yerine neymiş Efendim oradan Adam diyor ki, dişi ağrıyana mesela Bilmem Tekasür Suresini oku, yada Tebbet Suresini oku diş ağrısı geçer diye fetva verip hadis uydurup, havas kitaplari yazip, dua kiltaplari yazip satiyor, ve o senin tevrat taşiyan eşekler ise, o küfürden sonra Allahdan gaz alip yürüdüler, ve bütün TIB ve ecza onlarin elinde, onlar diş agrisini tebbet suresi ile degil, ilac ile ve dişi tedevi edecek alet erdavati keşfederek, ve doktrorlugu ögrenipte tedevi ediyor, ya bizim ahmaklar haala büyücü cacizi işleri ile bilmem havasci hocalar, havas kitaplari ile meşgul, (BibBiiiiiib Kafa) len(BibBiiiiiib Kafa)bizimkiler oldu artik ayni kuran yada sanduka taşiyan müslüman(BibBiiiiiib Kafa)eşekler. Ulan dangalak Tebbet suresi ile diş ağrısının alakası ne, bir manasina bak, Yani Mesela adam Böbrek hastası, Ağrısı geçsin diye Aspirin alıyor, lan dangalak Aspirin'in böbrekle alakası ne, yani aynı işlem işte.
Fakat o Sanduka içinde başka bir SIRDA gizli idi, Hani Peygamberimiz heraklius'a Elçi gönderince, heraklius sanduka yi getirdi, içinde bütün peygamberlerin resimleri vardı, ve bir de Mehdi'nin resmi vardı dedi ki, peygamberin elçilerine Bunlardan hangisi sizin peygamberiniz dedi, O zaman ilk defa Peygamberimizin Aynısının resmedilmiş olduğunu gördüler, ve bu dediler, hepsi ağladılar fakat heraklius, canının yanacağını bildiği için, bunu gizlemek durumunda kaldı, Bezimkiler Peygamberimize geldiler bunu haber verdiler, ama heraklius iman etmişti ama, halkına ilan etse onu öldüreceklerdi deniyor rivayetlerde, o yüzden açığa vurmadı, ama iman etti. Çünkü elçilerin gösterdiği Peygamberimizin resmi idi. öyle olunca sanduka içinde sadece Tevrat nüshaları yoktu, Bir de peygamberlerin resimleri vardı, ve asıl nüshalari ise o resimlerin, Hazreti Adem Aleyhisselam'ın sandukası içerisindeydi, Adem aleyhisselama cennetten verilmişti, ve Zülkarneyn Aleyhisselam vaktinde, Adem Aleyhisselam'ın sandukasını o buldu ve açtı, ve Zaman Yolcusu olduğu için, zamanda yolculuk edip, zamanımıza gelip, zamanımızda ipek dokuyan bir fabrikada onlari ipekleri dokuttu geri götrüdü sekineye yani sandukaya koydu, şu anda Fabrikalarda AutoCAD programi ile, bir resmi cizip, dokuma makinesine bir flash kart yada Sd kart ile yükleyip, aynı resimdeki yüzü dokutabilirsin. işte Zülkarneyn aleyhisselam, orijinal resimleri alıp gelip zamanımızda, ya da zamanımızdan biraz daha İlerideki, modern dokuma makinelerinde, İpek üzerine dokuttu ve onu geri götürdü, işte o sandukanın içine koydu, ve güvelerin bile yemedigi korunmuş resimler haala duruyor. Daha önce ki vaazlarda bunu da söyledik ve yazdık, ve şu anda Vatikan'da ya da İngiltere'de o sanduka, ve onlar Mehdi kim olduğunu da biliyorlar.
Yine de deniyor ki : Peygamber Efendimizin, göğsünden göbeğine kadar, iki satır Arapça yazi vardi ve! la ilahe illallah, muhammeden Rasulullah" yazıyordu. yani dövmesi vardı diyorlar. ve işte Muhammed Mustafa Zamanda Yolculuk ettirilip, bugünkü ya da biraz daha ilerki zamanda ki, modern dövmecilere götürülüp bu yazdırılmış melekler tarafından, yada zaman yolcusu vaktine ermiş vakkiteki gelcekteki dövmeciler gelip, onun gögsüne bu dövmeyi yaziyi yazip gitiler, ve dövme yasak deniyor, ve halime annemizin cocuklari gördü hikayesi budur, yoksa süt emerkenmi, cayirda oynuyordu muhammed, bu kadar dangalaklik olmaz ya, iki yaşina kadar cocuk süt emiyor iki yaşindaki cocukmu diğer cocuklarla cayirda oynuyurduda melekler geldi, hikaye yanliş yani, hikaye budur, ve belkide gögsünü yarma degil dövme yapma hikayesi işte ve bu halimenin cocuklarindan degil bizzat peygamberimiz muhammedin agzindandir.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Cebrâil gelip göğsümü yardı. Zemzem suyu ile yıkadıktan sonra, içi hikmet ve îmân dolu altın bir tas getirip göğsüme boşalttı, sonra kapattı."

( Hadis-i Şerif , Buhari Müslim)
belkide o hadise böyle degil ve işte o gögsündeki yazi bu ve dövme yapildi yani.

Dövme vücuda sonradan işlenen bir şey, çünkü çocukken oraya igne ile bir çizik atarsınız, çocuk büyüdüğü zaman çizik büyük bir çizgi olur
ve nitekim cocuk aşisi yapilir, bir igne deligi, adamin kolunda kocaman yuvarlak oluyor büyüyünce degilmi. Ve nitekim bugün bunu Keramet gibi göstermek için, balık daha küçükken balığın gögsüne Allah çizgisiyle çizen var, domatesin küçükken üstüne Allah çizgisiyle çizenler var, sonra büyüdü mü de, Bakın vallahi Allah yazıyor diyerekten, millete Keramet mucize diye gösteren, binlerce Facebook'ta Twitter'da sosyal medyada resimler var, hepsi sahte oynanmış resimler, oynanmiş dövme misali resimler. işte Peygamberimizde ki O yazıda dövme yazısı, ve onun günümüze getirilip, zamanda yolculuk ettirilip, günümüzdeki dövmeciler de dövme ağrısız sızısız La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah yazılıp götürülmesi, Veya oraya o zaman gidipde, yapmlarindan başka şey degil, muhammed bile o vakit onlarin melek olmadigini bilemez zaten, Haşa Bunları yazmakdan aciz midir Allah, Hayir amma Allah yasalar koymuş, fizik kimya, yasalari biyoloji yasalari, ve O gün ki insanlara öyle bir Keramet mucize gerekiyordu, O günkü insanlara dövme meselesini nasıl anlatacaksın, onlar bunu görünce Allah'tan bir alamet olarak tanıdilar ve onların inanmasını vesile oldu. Bugün ben dövme yaptırsam, Allah yazdırsam, la ilahe illallah, yazdırsam, kaç kişi İnanır, Hadi len, daha dövme olduğu belli derler. ama o gün onlar, onun Doğuştan olan bir yazı olduğuna İman ettiler, ve onların imanları biraz daha kuvvetlendi, Ama bugün her sanatçının dövmesi var, Normal insanların bile dövmesi var, yani kime denir artık böyle dövme bir keramettir diye yada kim inanir buna ahmaklar inanir ancak.
######
##########
Ve Kadir Gecesi için Kur'an'da o gece Ruh Ve melekler her türlü iş için iner de iner diye ayet var. Halbuki buradaki verilen mana yanlış ve orada geçen ruh kelimesini Cebrail diye meal vermişler, Halbuki orada geçen ruh kelimesi, Ahmet amcanın ruhu, Mehmet teyzenin ruhu, ya da Fatma bacının yeni doğacak Fadime kızının, ya da Süleyman oğlunun ruhu. ve onlar öyle her türlü görev iledir onun devaminin manasida, öyle o dogup büyünce mesela dünyada Fadime kız falancı fabrikada işci olacak, Süleyman Oğlan filancı devlette reis olacak, yani her türlü iş için demiyor mu, Yani her ruh ayrı görev ve meslek ve iş üzerine indirilmekte. Çünkü bir fabrikada 10 tane aynı iş yapan işçi olsa bile, Mesela diyelim ki tişört diken 10 tane işçi var, Onlar 10 tane işçiden birisi 100 tane tişört dikti, 100 tişört, 100 ayrı yere gidecek, 100 ayrı insana satılık, 100 ayrı insan giyecek. diğer tişört Diken kadın ise, o da 100 ayrı tişört dikecek, amma onunkiler, 10 tanesi bir yere, 10 tanesi bir yere, 10 tanesi bir yere gibi gidecek, ayrı ayrı görevde Aynı işi yapıyor bile olsa herkes ayrı bir iş üzerine indirilmekte, ve ayrı bir Ruhu Var, ayrı bir mesleği var, ayrı bir yüzü var, ayrı bir eli kolu var, o yüzden, o gece ruhları indirilir, Hangi Ruhlar, doğacak çocukların ruhları indirilir, o gece indiriliyormuş yani, Kuran inzal oldu dedin ya Kadir Gecesi'nde, Kur'an gezip yürüyen Muhammed idi, şimdi yine Gezen yürüyen Muhammedler var. belkide adı Muhammed değil Belki Mehmet, O da gezen yürüyen Kur'an, O da bir Kainat, Kuranı Kerim, Kainat kitabi, başka bir kainatın yazılımı, Öyle olunca, her insan bir Kainat, ve her insanın yazılımı, bir Kur'an gibi, öğleyse binlerce Kur'an ı indi o gece yine daha doğrusu kitap, kitapta Nedir, o kimsenin Kaderi, yaşayacağı, yapacağı, tutacağı, alacağı, evleneceği, o kitap içerisinde yazılı, yani yeni bir kuran ve kitap yada insan oluyor işte, ruh inmesi ve Kur'an inmesi aynı şey, Ruhlar yine doğacak çocukların ruhları iner, yani Kainat yazılımları, Ruh degil Ruhlar iner meseleside de budur, öyle cebrail inipde, orada burada onun duasını bunun duasını kabul etmek için Allah'a götürüp getirme görevik için, orada ara kablosu görev yapmak için değil yani.
########
#######
Gezegenler Güneş lere bağlı, güneşler de başka bir güneşe bağlı, O iki tane güneşte, başka bir güneşe bağlı, ve böylece sistemler oluşuyor, sistemler üzerinde galaksiler oluşuyor, galaksiler baş güneşe bağlı, Öyle olunca bizim güneşimiz Hazreti Muhammed Mustafa, o ise batmayan Güneşe bağlı.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

مَّا جَنَّ عَلَيْهِ اللَّيْلُ رَأَى كَوْكَبًا قَالَ هَذَا رَبِّي فَلَمَّا أَفَلَ قَالَ لا أُحِبُّ الآفِلِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe lemmâ cenne aleyhil leylu raâ kevkebâ(kevkeben), kâle hâzâ rabbî, fe lemmâ efele kâle lâ uhıbbul âfilîn

Meali :

Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi. yada kaybolunca, “Kaybolup gidenleri sevmem.” dedi.

(Sadakallahul Aziym EN'AM Suresi 76. ayet)

İbrahim Aleyhisselam Baktı ki güneş batıyor dedi Ben batanlardan hoşlanmam dedi ve güneşe tapmayı bıraktı Halbuki Güneş ve YILDIZLAR batmaz ki, Güneş olduğu yerde duruyor ama, sen göremez hale geliyorsun, senin görme açından çıkıyor sadece, ve bu hikaye yine yanlış bir hikaye, Güneşin Battığı nereden belli, güneşin söndüğü mü var, orada İbrahim Aleyhisselam bakmış Ben batanlardan hoşlanmam demiş, Allah'ım yarabbim, Güneş batmış yok olmuşmu oluyor, kac yaşinda bu ibrahim, ilk defami gökyüzüne bakmiş veledmi cocukmu daha, Güneş olduğu yerde duruyor ertesi gün bir daha görüyorsun sadece. bunu farkedememişmi? akli nerde bunun, hicmi farketmemiş bunu, yani ibrahim aleyhisselam hic bisey bilmeyen Neandertal insan herhalde, yani bir peygamber olcak yani velhasil akilli insan olcak, ve böyle (BibBiiiiiib Kafa) ça bir yorum getirecek, yada daha akli başina yeni gelmiş cocuk daha, Güneşin batmasına peygamber olacak Ve böyle (BibBiiiiiib Kafa) ça bir yorum getirecek, hem de Hz Nuh dan sonraki 3. atamız olacak, Bir de böyle güneşin battığını yok olduğunu iddia edecek, ve yıllardır burada Hocalar hacilar hikaye anlatacak ibrahim Aleyhisselam böyle diyerekten akıllı oluyormuş, bu ayettemi uydurma o zaman, ne kadar cocukca bir hikaye, yada insanlık artik çok akilli oldu, atalarini akilsiz saniyor artik. Allah biliyor zaten yine Allah bilir de dogrsunu, akli olan biri bunu duyunca akıl ile uyuşmadığını anlaycakdir, hatta çok akilli olmakla alakasi bile yokdur, ve bunu anlamayan ahmaktır.

#######
######

Musa Aleyhisselam bastonu ile denizi yardı diye Ayet var, ve bir adam baston tutma yaşına geldiyse, bayağı bir yaşlanmış, ve Öyle olunca Musa aleyhisselam denizi yarıp karşıya geçtikten sonra, israiloğullarının başında kaç sene daha Durmuş olabilir, peygamber olmuş ya ondan sonra kaç sene daha ümmetine egitmiş olabilir, Daha ardından Tevrati okumayip ancak omuzlarina almışlar, öyle olunca egitememiş ve ölmüş demekki. Tevrattan faydayida sendikaya koyup başlarında taşımakta bulmuşlar. kurtuluşuda Tevratta ve fakat Tevrat Taşıyan eşeklik de bulmuşlar, Halbuki dinin gayesi, insanlığın ve dünyanın memur olması için, gerekli kurallar zinciri uyulması gereken kurallar zinciri işte. çalmayın çalmazsan kimsenin malı zayi olmaz. zina etmeyin dedi, zina etmezse kimse,insan eş bakimdindan haksızlığa uğramaz, kadın açısından erkek açısından aldatılma durumu olmaz. öldürmeyin, haksız yere insan hayvan öldürülmemesi ile, kimseye zulüm edilmemiş olur. bunlar yapıldığı zaman karşılığı cennette midir. yani öldükten sonra mı verilecek, Halbuki Sen haksız yere öldürmedigin zaman hak yerini bulduğu zaman, bu dünyada adalet gerçekleşmiş olur, ve bu dünya cennete dönmüş olur. Sen çalmadigin zaman, yine bu dünya güzel bir hale gelmiş olur, sevdiğini aldatmadiği zaman, kadın ve erkekler arasında Adalet sağlanmış olur, evlilik yaptığın zaman, öyle çocuk yaptığın zaman, zina çocuğu olmadığı zaman, Soy korunmuş olur. ve bunların hepsinin karşılığı gördüğünüz gibi dünyada, ve bu kurallar zinciri bizi ahirette memur etmek için değil, dünyada memur edip, insan ve adam etmek için olan kurallar, yoksa adam Bilmem bunu okuduğunda sevap kazanacak, cennette Köşk sahibi olacak, Bilmem la ilahe illallah deyince, cennette Huri sahip olacak, Bu mudur yani. Halbuki Allahin bize dinler ile getirdiği kurallar ve sünnetler, bu dünyada insanlığın ve dünyanın imari içindir.

#########
############

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَكُلَّ إِنسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَآئِرَهُ فِي عُنُقِهِ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كِتَابًا يَلْقَاهُ مَنشُورًا اقْرَأْ كَتَابَكَ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kulle insânin elzemnâhu tâirahu fî unukıhî, ve nuhricu lehu yevmel kıyâmeti kitâben yelkâhu menşûrâ. Ikra’ kitâbeke, kefâ bi nefsikel yevme aleyke hasîbâ.

Meali :

Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. “Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter” denilecektir.

(Sadakallahul Aziym İSRÂ Suresi 13 ve 14. ayet)

Kur'an'da bir insanın kitabını boynuna bağladık Hadi o halde okul kitabını diyeceğiz diye geçiyor Yani Kadir Gecesi'nde inen ve Bir çocuk olaraktanyaratilip sonra adam yada kadin olacak ve kitabını okuyacak, belki kitabinda 30 yaşinda mahalledeki Bakkal amca olcak diye yaziyor, ve böylece Rezzak olan Allah ismini yeryüzünde tecelli ettirecek, ne zaman ki O mala mülke sahip oldu, yetişkin yaşa Erdi ve bakkal dükkanı açtı, işte kitabını okudu, ve bakkal dükkani olan amca Fitratina yani " ma hulika leh" hikmetine, ne hikmet üzre yaratildigina ermiş oldu ve Bakkal amca oldu. ve o mahallenin insanlarının karnını Doyuran yada sırtını giydiren Rezzak Allah sıfatının tecelli ettigi kimse oldu işte. işte kitabını okumak böyle bir şey, yoksa her İnsanın boynunu günahlarınida yazdık sevaplarını yazdık, işte ahirette Oku bakalım ne yapmışsın, falanca yerden çalmışsin, filanci yalancı yerde küfür etmişsin gibi algılıyorlar sadece bunu, bu ayeti, Halbuki işte kitabının okunması, ikra suresi alak suresinde, muhammede de oku denilmedi mi? nasıl hemen unuttuk, ilk defa muhammede oku kitabini dendigini ve bunun ile başlayan kurani, sana verilen de bir kitap var dedik, ya Muhammedinki Kuran ise, seninkini de Ahmet amca kitabı, Anakarali bakkal amca kitabi, Hani bunu dedik de, başka bir dinmi var kitapmi var diye anlaymip itiraz edenler oilursa, var Bak senin yaşantın, senin alacağın vercegin ölcegin icinde yazili olan yazılım, seyahatlerin her şeyin, Sana özel bir yazılım, komşundan tutta 18 yaşındaki öğretmenin kim olacağına kadar, Bilmem 20 yaşında evleneceğin kızın kim oldugu hepsi içinde yazılı kitap, yani o kitapta senin kitabın, işte kitabını okumak ile sen, ya onu hayatında serencam halinde yaşamak ile kitabını okumuş olursun, kaderini yaşman yani, bana da evliyanin birisi öyle demişti, sen seyri sülükünü, hayatın serencamı gibi yaşa demişti, Ve ben ekstra ondan 100 Allah zikiri letafi zikiri, bilmem nefsi ispat Zikri falan çekmeden, hayatın serencamı gibi bu hallere yaşayıp geçmek deyim.
İşte sen bu kitabını ana yazılımdan okuyabilirsen, Senin hangi kader üzerine, yani hangi fıtrat üzerine yaratığini Bildiğin zaman, eğer sen kedi cibliyatinda olcak isen, kedilerin yapacağı göreve talip olmak zorundasın, yani kedi nedir, Aslan ya da Reis, devlet reisi, Bilmem Diyanet reis,i ya da Bilmem Futbol Kulübü Başkanı, Bilmem haukuk kalemi başkanı, Millet Meclisi reisi, Öyle liderlik Fitrati üzerine yaratılmışsın ki, Ama sen fıtratına uygun amel etmezsen yanlış Kitap okudun yada yanlış yönlendirildin ve doğru bir yaşayış yaşayamazsin.
######
###########
Yukarıda anlattığımız ölümün SIRRININ çözülmesi meselesinde Kur'an'da buna atfen bir ayet var.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve tevekkel alâl hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ.

Meali :

Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah’a) tevekkül etyani yönel yada ona dön yönünü. O’nu(Hic ölmeyen Allahi) her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının yaptiklarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

(Sadakallahul Aziym Furkan suresi 58. ayet)


Bu ayette demiyor mi ki sen öyle bir Allah'a yönel ki, ölmeyen Allah olsun, hiç ölmeyen Allah olsun. Anladınız mı şimdi bizim Kime Doğru yönelmemiz gerektiğini, artık yönümüzü, ölümsüzlüğün çaresini bulacak olan Allah'a doğru yönelttik, kim o, işte Allah'ın yeryüzündeki halifelerinden birisi, o öyle bir adam ve Macit mucit amca ki, ölümsüzlük sırrını bize ögretiverecek bir amca, yeryüzündeki Halifelerden bir Halife ki, Fitrati bu görev için olan Kainat ve Yazilim olan Halife, Allahin Ölmeyen Allah ismi Üzerinde tecelli eden Halifesi, Allah'ın halifesi yeryüzündeki başka gezen yürüyen bir Allah, hangi Allah, O Allah ki ölümsüz olan Allah. ve bir adam ölümsüzlüğün çaresini bulsa, ilk önce ilacı kime verir, Tabi ki kendisi yutar ilk önce ve, kendisi ölümsüz olur, ve formülde ondadır zaten, işte öyle bir Allah ki, bizlerde ölümsüzlügü ondan öğrenmemiz lazım, yani ona doğru gitmemiz gerekiyor, yönümüzü ona dogru dönmemzi isteyen o yukardaki ayet il allah degilmi zaten ve bizde yönümüzü ona dogru tuttuk artik, hangi Allah bu kim bu, Ahmet amca mı, Mehmet amca mı, Türk mü, Alman mi, Amerikan mı, Fransız mı, Neredesin ey ölümmsüz olan Allah, bize hangi Allah, hangi halife olduğunu göster, Bak ona yolu gösterdik, onların (ayvanin) içinde ara dedik O askere, Ey Allah'ın askeri ve mehdi Askeri olmak şerefine eren askerim, Sen bir kim olduğunu yani nefsini bil bul ve bu Fıtrat üzere bir görevle yaratıldığını bil bul, o güzel Kadir Gecesi seni bu görevi yapman için indirdiklerini hatrila ve bil bul ve kitabını oku, ve kitabında ölümsüzlügün Çaresinin Sende yazili olduğunu bil bul, ama sen kimsin, henüz ben bilmiyorum, Hadi çabuk ol Zaman ve zamanimiz ve seninde zamanin yok.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هَدَاهُمُ اللَّهُ وَأُوْلَئِكَ هُمْ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ellezîne yestemiûnel kavle fe yettebiûne ahsenehu, ulâikellezîne hedâhumullâhu ve ulâike hum ulûl elbâb

Meali :

Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.

(Sadakallahul Aziym ZUMER Suresi 18. ayet)

Bu ayette geçen
ellezi yestemiunel kavle feyetebiune ahsenehü
"Onlar ki sözün doğrusunu işitince, Hemen ona uyarlar." ayeti kerimesi Sen de tahakkuk etsin, mesajı alinca hemen görevinin başına geç.

########
##########
Biraz da Raşit Tarikatı derslerine devam edelim:
Mehdi askerleri Her namaz öncesi ve sonrası 13 Estağfurullah çekecek demiştik. Nakşibendi Tarikatında olanlar 25 çeker. Biz ise 13 çekeceğiz demiştik, 25 li tabancanin 2 şarjöründen birisiyiz biz, ve 25'in yarası 13, bizim askerimiz namazların önünde ve sonunda 13 Estağfurullah çekecek demiştik. ve güne başlarken, sabah ilk Estağfurullah çekerken, günü açıyorum diye çekecek, bir güne başlama tövbesi, yatsıyı kılıp namazdan sonra da 13 Estağfurullah çekecek tövbe edip Gönün Defterini kapatıyorum diyerekten çekecek. aradakilerde aralarda işlediğimiz günahlar içindir.
########
###########
Geçenki sesli vaazda anlatırken birden frekansımı kestiler ve, ne diyeceğimi hatırlayamadım. ve notlarıma bakınca geri geldi, Bak not unutmuyo,r yani Melek unutmuyor, not yazdığın Kağıt bir melek, bana göre böyle bir mele,k o görevden hiç Şaşmaz, görevinden İsyan edip ayrılmaz, görev yerini de terk etmez, ve notlarıma bakınca hatırladım, ne demek isteyeceğimi hatırladım geldi yine, Meleklerim hatırlatti Ama, bu sefer not Meleklerim hatırlattı. ve demiştim ki buralarda Flohmarkt diye bir şey var, yani bit pazarı ve biz ilk geldiğimizde mobilyalarımızı iş elbiselerimizi bit pazarından alırdık, Ben yeni geldigimde gittim adam bit pazarına Mobilya vermiş, mobilya gıcır gıcır tertemiz duruyor, hiç mi kullanmadın bunu be adam, Yani demek isteyecektim ki oradan, Bunlar melek gibi insanlar, hani diyeceksin ki, kafir bunlar, ya da Hristiyan bunlar, tamam amma adam bu mobilyeyi bile incitmemiş, o kadar kibar adamlar, eskimemiş, Mobilya len,odun odun, biz satın alıyoruz ve onların kaç sene kullanıp eskitmedigini, iki üç ay içinde kirip döküp eskitiyoruz. yani biz onların makamına bile ermemişiz, melekler Latif varliklardır, Latif demek ince ve kibar olan demektir. o kadar kibarlar ki mobilyalar bile eskimiyor, elbiseleri bile eskimiyor. bir Alim demişti ki : insan günah işlemese, elbisesi bile kirlenmez, hatta eskimez demişti. o zaman Bizler müslümanlar olaraktan Elbisesi kirli mobilyasi eski kimseler, demek ki daha Latif olan insan, ya da halife vasfına bile çıkmamışiz, vay vay, onlar ve cennet nerde biz nerde. Yani o sizin beğenmediğiniz Hiristiyan dediğiniz, Yahudi dediğiniz adam, Melek Makamina çıkmış, incitmeyen Latif Melek makamina çıkmış, ya sen ve ben, iman kim de o zaman? kimler cennette o zaman?
Hocanın birisi diyor ki, Latif Zikri çekmeden olmaz diyor, Latif Zikri çekince neymiş, Melekleri, Bilmem cinleri görecekmişiz, onlardan fayda görecekmişiz. ve sen gibi(BibBiiiiiib Kafa)günde 100.000 Latif çekse ne olur ha. Arap müsülamnlar arap konsoloslugunda Müslüman denen adamlar, konsoloslukta, adamı diri diri Kesmişler, valize koymuşlar, Müslümanım diyor Cihat deyip adam öldürmenin Müslümanlık Sanıyor adam, bir milyon Latif çeksen neye yarar, bak adamlar Mobilya ne ki, tahta len tahta, adam tahtayı bile İncitmiyor eskitmiyor
Ve Sen bir adami kesip valize koyuncami Latif oluyorsun, yoksa tahtayı bile incitmeyen adamlar mı? kim Müslüman o zaman? kim mümin ve imanli, kim Latif Celkmiş ve Latif olup melek vasfina yükselmiş, sen namaz kilinca cihat edince latif cekincemi? yoksa onlar namaz bile kailmadan mi bu hale erdiler, kim insan, kim hayvan, (BibBiiiiiib Kafa) bakda gör, kim cennette, kim cehennemde, kim cennet ehli, ve latif melek gibi olmuş gör.

########
##########
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve izâl vuhûşu huşirat.

Meali :

Vahşi hayvanlarbile haşrolup toplanıp bir araya getirildiğinde.

(Sadakallahul Aziym TEKVÎR Suresi 5. ayet)

Vahşi hayvanlar bile Haşr olduğu zaman diye bir ayet var o zaman bu zaman ve cennette. Burası cennet ise, O zaman bütün hayvanlarda burada, vahşi hayvanlardan evcil hayvanlara kadar Hepsi burada, işte Vahşi hayvanlar bile Haşr olduğu demek de budur.

##########
##########

Eski alimler hep Mehdi ve vaktini beklemişler, ve kendilerini Mehdi olacak sanmışlar, ya da Mehdiyi göreceğiz sanmışlar, ve bu olmayınca da vay vay erken gelmişiz demişler, birkaç gün önce televizyon kanalında Zahide Yetiş de bir doktor ya da sağlıkçı çağırmış, ve hastalıkları tedavisi bulunuyor, ve yapay ciğer kalp böbrek üretilebiliyor diye anlatıyor, hatta deri bile bir üretilebiliyor diye anlatiyor. ve bizde ölümün çaresi de bulunacak diye anlatıyoruz yakın zaman içinde. ve Zahide dedi ki erken gelmişiz vah vah dedi. Yani herkes Eğer ölümün çaresi de bulunursa, Artık erken gelmişiz lafi rafa kaldırılır. Görecekler yani, vaktimizin diğer Peygamberler ve halkının vakitlerine göre, en iyi vakit olduğunu, görmeyene ben daha ne diyeyim ki. bakın kaç haftadır anlatıyorum, Biz de şunlar var, Onlar da yoktu, onlarda şunlar yoktu, bizde var diye, kaç meseleyi anlattım ve bu haftanın konusu ise
Rivayet odur ki,

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Yatsıdan sonra Tebareke okuyanın kabri aydınlık olur."

( Hadis-i Şerif )

Bu hadisi okuyanlar, bunu öldükten sonra Kabrimize lamba koyacaklar gibi algılıyor, ahiret Yurdu Burası ve İşte o Tebareke okuyanlarda burada ve bizleriz, ve biz eski ömrümüz ve dar zamanında okumuşuz belki peygamber zamanında ya da daha sonra işte, şimdi kabrimiz ya da ahiretimiz işte aydınlık, ve Edison Amca lambayi keşfetmiş ve gecelerimiz bile karanlık değil artık, işte bu hadisin yorumu da böyle yani kabrinde lambalar cenneti, neymiş orası, işte bu nasıl bak, herkes lambalar avizeler kandiller cennetin de, evinde elektriği ve lambası olmayan yüzde kaç kişi var, Elhamdülillah Muhammed'in sözü ne demek ki bizler itiba etmişiz okumuşuz, Tebareke okumayan bir kaç kişi varmış diyelim, birkaç demiyorum, belki daha elektriği olmayan yerler lambası olmayan yerler var, ama işte onlar peygamberin Tebareke okuyun sözüne ittiba etmeyenler, Bizler ki itimad edip okumuşuz ve bizler bu lambalar cennetine vardık.
#####
####
Özel bir meseleyi de anlatıp vaazimiza bu haftalık son vereceğiz. konumuz şudur ki : herkes atalarının DNA sini taşır, ve bu zamanda Mehdi çocukları da Mehdi DNA sını taşıyanlar, Eskiden annem babam vaktinde onların evlendiği çocuk yaptığı vakit Soba bile yokmuş ve onlar Ocak başında Isinıyorlarmış dah dogrsu dedem ninem zamani ve üşümemek için de Pamuklu yorgan gibi zıbın denilen içlik giymektelermiş, ve ben onların çocuğu olduğum için benim de DNA da işte içilik giymek kodu var, ve benim Mehmet Emin isimli bir arkadaşım vardı okulda, beden dersinde elbiselerimizi çıkarıp eşofman giyiyorduk ordan gördüm, ve o içinde yünden örme süveter şeklinde bir içlik giyiyordu, ve diyordu ki bunu Ben giymeyince hasta oluyorum. işte zıbın ya da içlik işte, hafif havalar ara geçiş Mevsimine geld,i hafif hafif sıcak sobalarında kaloriferlerinde tam yanmadığı için, işte Biz de hemen üşüyoruz, ve bizim DNA kodumuzda olan Mehdi çocukları da, aynı kod ile kodlu olduğu için, onlarda hemen Üşüyeceklerdir, öyle oldugundan bizim derdimizin dermanı, içlik giymek, Hatta öyleki Muhammedül Emin den öğrendik ki, Ağustos'ta bile yün içlik giymek, yani Muhammed Arabistan gibi çölde başına yün takke giyermiş, sırtına da deve yününden elbise. öyleyse bize gereken ve çocuklarımıza ve annelerine gereken, onlara bir iclik göynek ya da süeter gibi bir kazak giydirmek.Bunu yaparak bunların da sorununu çözüp, benim de bundan muzdarip olmamın önüme geçmiş olacaklardir.

Rabbim evlatlarımızın annelerine de, emanete sahip çıkmayı nasip ve müyesser kılsın.


--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Vaazi mp3 olarak indirmek için linke sağ tikla farkli kaydeti sec 

vaazın başında biraz boşluk var ileri sardırınız

https://efsane1turk.net/Resimci/Dosyalar…lari-Kurali.mp3

  



Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 17 Ekim 2018 Çarşamba

Original Kar © glan


Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

RADYO KAROGLAN

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan
 

Allah Muhammed Yazili Dini Resimler

Allah Muhammed Yazili Dini Resimler




















Sonntag, 7. Oktober 2018

Halifeyi Ru'yi Zemin Hz Adem ve insanoğlu (Kar©glanin 6 Ekim 2018 Vaazi)

Halifeyi Ru'yi Zemin Hz Adem ve insanoğlu


(Kar©glanin 6 Ekim 2018 Vaazi)



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve kulil hamdu lillâhillezî lem yettehız veleden ve lem yekun lehu şerîkun fîl mulki ve lem yekun lehu veliyyun minez zulli ve kebbirhu tekbîrâ.

Meali :

Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah’a hamd ederim de ve tekbir getirerek (Allahu Ekber yani O Allah ki Tek ve yegane büyükdür diyerek) O’nun şanını yücelt.

Sadakallahul Aziym İSRA Suresi 111. ayet


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır”

( Hadis-i Şerif , Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3)

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"

Yolculugumuza başliyoruz :

Artık Benimde çok dil bilen özel bir sekreterim var.(.....)

Hazreti Adem halife-i ruy-i zemin yani Vahdeti Vücut ve madeni Toprak, toprak ise tek tür, tek ama hepsini içinde Taşıyan Vahdeti Vücut, yani Demir de onun için de, alüminyumda, şekerde, tavuktan yediğimiz yumurta da, ağaçtan kopardığımız Kirazda, hepsi onun içinde. Tek ve bütün olan Vahdet. Cebrail yerden yani ardzdan yani İngilizce earth veya Arapça arz yeryüzünden onu aldi ve allah Ademi bir bütün olarak o nu halketti. ve dünya kainatin "zerrei zübdiyesi" (en küçük parça(öz)) yani "all inklusiv" bir gezegen. "Dünya" da aynı kelimeden türeme, yani hepsini içinde taşıyan, bütün işte, Adem, Hazreti Adem, O yüzden halifeyi ruyi zemin. kainatta Demir elementi parça halinde Başka bir gezegende mevcut, yine Elmas, Yakut, su, yahut hidrojen güneşte, helyum güneşte, Amma toplamı Dünyada hepsi mevcut, Vahdet, kesrette çoklukta birlik olan Vahdet İşte. o yani halifeyi ruyi zemin, Hazreti Adem veya insanoğlu, işte hepsine hükmetmekte, ona kainatı musahhar kılınması budur zaten

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

أَلَمْ تَرَوْا أَنَّ اللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

E lem terav ennallâhe sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı

Meali :

Göklerde ve yerlerdeki herşeyi, Allah’ın size musahhar (emrinize amade) kıldığını, (Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini) görmediniz mi?

(Sadakallahul Aziym LOKMAN Suresi 20. ayetten pasaj)

Hz. Ademe insanogluna Allah Demire sözünü geçirmesini öğretmiş (Hz Davuda verilen hikmet ile) kim? Allahu Teala öğretmiş. Su yu da hendekler kazıp akıtır, barajlar kurup durdurur, Suyu elektriği çevirir, Elektrik ilde pompalyip suyu yükseklerden bile aktırır, derinlerden de yukarilara çıkartır, yukarı kaldırır. Bu ne şimdi Raşidi Tarikatımızda du suyu yani yağmur yağdırmasını da öğrettik, kar yağdırmasini da sizlere öğrettik, yani mevsimler bile bize musahhar kılınmış, yani emrimize amade kılınmış. işte İnsanoğlu belli prösedürlee uygun zikredipde niyetli olarak su içtiği zaman, böyle yagmur yagmaasi için su içmiş olur. ve insanoglu su içerek, birkaç elementi bağlı halde molekül halini almış olur, bag kurmuş elementleri almış oluruz vücudumuza, tuz yemek ile bütün mineralleri almış oluruz, süt icmek ile bütün enzimleri almış oluruz, şeker ile bütün karbonhidrat cinsi şeyleri almış oluruz, et yemek ile bütün proteinleri almış oluruz, yani kainatta dağınık vaziyette bulunan elementleri, bütün elementleri vücudumuza dahil edip, onlar ile Vahdet, yani kainta, yani yildilzlara bile hükmetme sanatını yerine getirmiş oluruz. Yani Hz Adem yani insanolgu yeryüzündeki, Allahü Teala'nın gölgesi, ya da onun yerine bakan görevli, halifeyi ruyi zemin. Ev yapar rüzgara Dur der, Pervane yapar, Rüzgara es der, yine hendekler açıp suya ak der, Barajlar yapıp suya dur der, Çakmaklar yapıp ateşe yan der, sonra itfaiyeler kurup, ateşe sön der, Yani senin anlayacağın, halifeyi ruyi zemin, Allah ona kainatı musahhar kılmış, emrini vermiş, yeryüzünde, Allah celle celalühü hazretleri, bir nevi yürüyen gezen Allahlık sıfatını, o nda(Hazreti insan) üzerinde tecelli ettirmekte.
Ve ikinci Adem olan Hazreti Nuh, gemi yaptıktan sonra, ona her türden bir tane al denildi, ama kurbağa ona ben binmem dedi, kimdir kurbağa, Nuh un oglu Kenan, yani aynı bugün, Gülben Ergen'in "Bana bir şey olmaz" dediği gibi, o gün, Kenan da, "bana bir şey olmaz" dedi ben daglara kaçarım dedi, çünkü kurbağa suda da yaşar, karada da yaşar, sel basması onu Öldürmez ki, bu bilgi içinde olduğu için,cibillyati öyle oldgu için, aynı şeytanın demirlik vasfi içinde olduğu için secdeye isyan Ettiği gibi, eğilmeye İsyan ettiği gibi, o da (Kenan da) boğulmaya isyan etti, ben boğulmam ki dedi, ben kaçar kurtulurum, Bana Bir Şey Olmaz dedi. geçiş formu yani Hem su canlısı, hem Kara canlısı, Darvinin söyledigi evriminde yanlış olmadığını, Fakat benim demek istediğim gibi olmadığını anlatan örnek. Evrim var fakat kurbağa Kenan oldu, yani kurbağa Kenan'a insana dönmedi, Fakat sadece Kenan a cibilliyet oldu. Ve çocuklarda ve insanlarda Korkaklık meselesi de cibilliyet sebebi ile dir. Nasıl derseniz : Çünkü kurbağa Korkunca suya atlar, Tavşan kaçar, kaplumbağa kabuğuna sokulur, hepsi Korkaklık alametidir, onların cibiliyetini Taşıyan Her canlı, Her insan türüde, onların cibiliyetini Taşıyan Her kimse, mesela cibilliyatı kaplumbağa ise, düşman görünce evine saklanır, tavşan ise nalları kırıp kaçar, kurbağa ise, bir yerden bir yere geçer, suya atlar veya su dan korktuğunda da, sudan karaya mekan değiştirir, Onun (Kurbaga ciblliyatlilarin) kacma yöntemi de mekan değiştirmektir, Boyut değiştirmektir. yani Korkaklık cibilliyet ile alakalıdır. yine cesaret, cibilliyat ile alakalıdır, Aslan kavgaya gider, kavgaya karşı gider, kavga etmeye gider, kurbağa korkup kacsa bile, aslan kavga etmeye gider. Dana veya boğa yine kavgadan yılmaz, o yüzden danalara "Yılmaz" ismi koyulur, yani yılmaz demek, kavgadan yılmaz, yumruk da yese kavgadan yılmaz, bıçak da yese kavgadan yılmaz, yani "Yılmaz" işte "Yılmaz Dana" daşşaklı dana. Allah her cibilliyeti yani her hayvan türünün sıfatlarını da, ona göre(insana vercegei ahlaka) böyle elverişli yaratmış ki, mesela zürafanın boynunu Uzun yapıp, boynu uzun olduğu için uzanıp yaprak koparabilmesi için değildir, bilhassa bacakları uzun olduğu için yere uzanip da su içebilmes için boynu da uzundur diyeceğiz. Allah öyle bir denge koymuş ki, hem yaprağa uzansın, yukarı doğru, hem de bacakları çok uzun olduğu için, yerdeki suya uzanabilmesi için, boynunu da böyle uzatmış ki, bacaklarıyla dengelenmiş. Yoksa boynu kısa olsa, suyu nasıl içecek, çöküpte mi içecek deve gibi, işte zürafanın boynunu uzun yapmış ki, iki problemi birden çözmüş Allahu Teala. Bunlara "Allahuekber" "Büyüksün Rabbim" demeyipte, ne denilir Allah aşkına. Allahu Ekber. hem zahirine Allahu Ekber, hem de batınına Allahu Ekber. Büyüksün Rabbim.

BURADAN iTiBAREN ALINTI >>>
Her gün beş vakit namazdan önce okunan ezan ve farz namazlara durulurken okunan kamet tekbir lafızlarını içerir.

Ayrıca namaza başlama ve bir rükünden diğerine geçiş tekbirle olur. İlkine “iftitah tekbiri”, diğerlerine “intikal tekbirleri” denir. Başlangıç tekbiri iftitah (açılış) kelimesiyle nitelendiği gibi, kendisiyle namaz dışında yapılması helâl olan eylemler haram hale geldiği ve dış âlemle bağlantıyı kestiği için “tahrîme (ihrâm) tekbiri” diye de anılır. İkinci adlandırma Hz. Peygamber’in, “Namazın anahtarı temizlik, haram kılanı tekbir, helal kılanı selamdır” hadisinden (Ebû Dâvûd, Tahâret, 31; Tirmizî, Tahâret, 3) hareketle yapılmıştır.

Resûl-i Ekrem;
- iftitah tekbirine yetişmek şartıyla kırk gün cemaate gelen kişiye Allah’ın biri cehennemden, ikincisi münafıklıktan kurtuluş olmak üzere iki berat vereceğini bildirmiş (Tirmizî, Salât, 64)
- ve namazın özünün iftitah tekbiri olduğunu söylemiştir. (Heysemî, II, 273)

Allah lafzının ilk harfini uzatmak kelimeye soru anlamı kattığı, “ekber”i “ekbâr” veya “ikbâr” şeklinde okumak anlamı bozduğu için fakihler bu lafzı söylerken çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtirler.

İntikal tekbirleri rükuya ve secdeye giderken, secdeden ve ikinci rekatta tahiyyattan sonra kıyama kalkarken okunan tekbirlerdir. İki rekatlık bir namazda on, dört rekatlık bir namazda yirmi bir intikal tekbiri bulunur.

Ayrıca Hanefîler’e göre vitir namazının son rekatında Kunut dualarından önce tekbir alınır.

Sehiv secdesi yapılırken namaz içindeki diğer secdelerde olduğu gibi tekbir alınır.[1]

>>>BURAYA KADAR ALINTI

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn

Meali :

Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğruyu ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri bilgisi icinde olan Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günler kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah’ı tazim edip (Allahuekber demeniz için ve) şükretmeniz içindir.

(Sadakallahul Aziym BAKARA Suresi 185. ayet)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Len yenâlallâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn.

Meali :

Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır. O’nu büyük tanıyasınız ve Allah’ın hidayetine eresiniz diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele.

(Sadakallahul Aziym HACC Suresi 37. ayet)

Bu yukarıdaki ayet bize gösteriyor ki, hayvan kesmek, Allah'a itaati temsil eder, kes deyince kes, yeme deyince de yememek, haram deyince yani yapma yasak deyince yapmamak gibi, bizim itaatimizi temsil eden bir ibadettir. Yoksa Kurban kes emri ile, bir hayvan türünü yok etmek değildir. o yüzden bugün kurban kesme meselesine de kota konulması lazım. Madem vakit Mehdi vakti, hayvnlarinda degeri anlaşilir oldu ve onlarinda bir hak ve hukukunun oldugu ortaya cikdi, ve altın çağı yaşıyorsanız, o zaman bu vakitte İnsanların çoğu İslam'a dahil olacak, çünkü "Mehdi suresi" veya Nasr suresi yani "iza cae" suresindeki bu mucize, Yani bu keramet, Mehdi'nin kerameti, bize tebliğ olup, Allah'ın dinine insalarin fevc fevc grup grup girdiklerini gördüğün zaman ayeti ile bu sabittir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِذَا جَاء نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İzâ câe nasrullâhi vel fethu. Ve raeyten nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcân. Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirhu, innehu kâne tevvâbâ.

Meali :

Allah’ın yardımı ile fetih vakti geldiği zaman. Ve insanların grup grup Allah’ın dînine girdiğini gördüğün zaman. O zaman Rabbini hamd ile tespih et.(zikrin sayilarina muavfik olrak yani sayiya riayet ederek zikret) Ve O’ndan mağfiret dile. Muhakkak ki O, tövbeleri kabul edendir.

(Sadakallahul Aziym NASR Suresi 1, 2 ve 3. ayet)

GRAMATiK VE DiL DERSi

سَبَّحَ الرَّجُلُ : قال سبحان الله

adam sübhanellahi dedi,Allahı yüceltti,tespih etti

سُبْحَةٌ ( ج ) سُبْحٌ

boncuk gibi şeylerden dizilerek yapılan tespih,

سَبَّحَ : تَسْبِيحاً لِ

namaz kılmak,dua etmek,tespih etmek,sübhanallah demek,övmek,tenzh etmek,yüceltmek,ululatmak

سَبَحٌ

kara boncuk,

سَبَّحَ

tespih çekmek

سُبْحاَنَ اللهْ

"SübhanAllah" Anlamı: (Allahi sayisal olrak(sayisini bilerek) zikrederim.ismini söylerim
islamda tesbih ve boncuk cevirme yokdur diyen ahmaklara kapak olsun bunlarda, namazda subhanallah demek , ne demekdir bilmeyen ahmaklar onlar.

Ve Mehdiye Verilen bu cokca tesbih hikmetinden birisi olan bizim Raşidi Tarikatindaki cookca her renk tesbih edinmemiz ve onlarla, Allahi, sayisi ve yönü belli olarak bilincli tekrar etmemize yarayan bu alete verilen isim tesbih len, sübhan allah derken, iza cae okurkan fesbbijh derken anlamadinmi tesbih ne demek. adam diyorki boncuk cevirmek ibadet degil diyor, ya ne len, namazda rükuda secdede dedigin, sayisi belli 3 subhan Allah derken ne diyon, haaal anlamamis birine ben ne diyen artik.

Nasr suresindeki yani insanların çoğu onun vaktinde, bu dini mübine dahil olacaklarmış, o yüzden insanların, nüfus olarak ekseriyatinin Müslüman olduğunu düşün ve, ve Kurban Bayramı geldiğini, ve herkesin hayvan kesme, yani kurban etme hikmetini yaşamak istediğini düşünürsek, o zaman birkaç Kurban Bayramı geçince, yeryüzünde neredeyse, et yiyebileceğiniz Semiz hayvan türü kalmaz. o yüzden işte, hac edecek kimselere nasıl kota kuyduksa, orada izdiham çıkıp insanların katliamına İzin vermeyen insanlık ve Arabistan devleti, bugün müslüman devletler birleşip bu hikmetin de farkına varıp, ve kurban kesme meselesine de Kota koyulması lazım, senelik belli bir hayvan sayısı kadar hayvan kesilmesi lazım, onun üstüne çıkılmaması lazım, yoksa dünyamızada zarar vermiş oluruz. hatta hiç kesilmese bile olur, yani zateno yüzden farz degil vacib, ondan kastedilen, dedik ya sadece Takvamiz olurmuş, yani Allah'a itaat etmemizmiş. Allah'a gerçekten itaat eden birisinden bu iş sağıt olup düşer. Çünkü hayvan türünün bitme tehlikesi var.

Ne garip bir dünyada yaşıyoruz ki, bir işçinin maaşı 1000 lira ise bir ay zar zor işlerde çalışıp Emek harcayıp yorulup didinip, ve aldı 1000 lira, Yani 10 tane 100 lira, ve 10 tane kağıt için, 1 ay yoruluyor, çalışıyor. Kağıt yenmez ki, Kağıt içilmez ki, ama ödül 10 tane kağıt, işte o kağıtları ekmeğe çevirince aslen ödül oluyor, Yine sırtına giyeceğin gömleğe cekete çevirince ödül oluyor, Yine bineceğin arabaya çevirince, Ya da arabanın benzinine çevirince ödül oluyor. işte bu dünyada da yaptığımız sevaplar ve günahlar ile, fazlalıklarla, eksiklerle, yanlışlarla, doğrularla, hepsi ya bir ödül, ya da bir azaba döner. Ama bu işte, aynı şu anda bize kağıt para durumunda olan, bu amellerimiz, işte ahiret denen gelecek de, onlar sevaplarımız yaptığımız Ama, dünyada bir zamanda karşılık aldığımız sevaplarımız olacak işte. aynı o gelecekteki para ile ekmek almak gibi, bize gıda olduğunda, ya da bize ev olduğunda, bize araba olduğunda, işte ödülümüzü almış oluruz. ama şu an, dünya Öyle hızlı ki, 1 saat öncesinde kazandıgin, 1 saat Sonrasında sana ödül veya ceza olaraktan karşına çıkmak da, ve hesabın görülünce, ya cehenneme layık bir kul olursun, ya da cennetlere layık bir kul olursun. İşte bu dünyadaki kolaylıklar da sana cenneti tattırmak da, zorluk ve güçlüklerde, Cehennemi Bir nevi yaşatmakta. ve cehennemde Sabit değil, aynı doğunun, bir yer olup sabit olmadıgi gibi, Yine üst yani Kuzey'in, bir yer olup sabit olmadıgi, ya da alt ya da Güney'in, sabit olup bir yere olmadığı gibi(gecen haftaki vaazin seslisini dinlersen, ne demek istedik anlarsin), işte Cehennem ve Cennet de sabit değildir. 5 dakika önce günah işledin ve, 10 dakika sonra mesela parmağıni incittin, ya da Ayağını incittin, ya da kafana taş geldi, işte 10 dakika önce yaptığın amelinin karşılığını, 10 dakika sonra gördün, Senin hesabın kesildi, ve Ceza biçildi, ve ceza uygulandı.

Rabbim mehdi ve askerini muhafaza etsin ki, Allah muhafaza, Allahsız yahut rahman ve rahimsiz bir ömrün bedeli, belki rahmet yağmayan bir yerde doğmaktır, yani yağmur yağmayan bir beldede doğmaktır, kuru çöl gibi bir yerde, yahutta rahmanı bilmemek, tanımamak, yani babayı bilmemek, babanın hikmetini ve onun saygısını Esirgemek, eksik etmek, belki babasız Olmak, ya da erkek iken, kadın olarak, yani rahmansız yani Affedersiniz zekersiz doğmaktır, zekerisiz olmak hikmeti ile sana ceza verilir, yine bu cezadan bir ömür yersin, hemde muebbet yersin bu cezadan. erkek iken kadın olursun, erkeklik organından mahrum kalırsın, Çünkü babanın annenin kıymetini bilmedin, yada Merhametsiz bir anneye babaya düşersin, Annenin Babanın kıymetini bilmediğinden dolayı, bu ceza sana biçilmiş olur, ya da annesiz lik, annesiz kalırsın ki, yeni hayatında Annen küçükken vefat eder, ve annesiz kalırsın ki, Daha önce annenin kıymetini, yani yanındakinin kıymetini bilmediğinden dolayı, ya da erkek sen kadın, kadın isen erkek olursun, ve Rahimsiz yada rahmansiz kalırsın ki, Rahimden yoksun, Hatta evlenemezsin de rahimsiz kalırsın. Diyoruz ki, cennet da burada kurulmuş cehennemde, ödül de burada, ceza da burada, 5 dakika öncesi, 5 dakika sonrası, bir gün öncesi, Birgün sonrası, 1 ay öncesi, 1 ay sonrası gibi, gün gün de kalmıyor, dakika dakikada, saniye saniye de.

Ve işte Bitcoin veya sanal para meselesi de bununla kıyas edilince, para Aslında emeğin karşılığı, 8 saat çalışılmış, 10 saat çalışılmış, bir mal üretilmiş, sonra o malın karşılığı, önce işçiliğin karşılığı idi, sonra o malın ve üretilen mamulun karşılığı, sonra, oradan sonra marketin geliri, kişinin geliri şeklinde, bir emeğin karşılığı para. ama Bitcoin bilgi ile üretiliyor, Sanal Para bilgi ile üretiliyor, yazılım ile üretiliyor deniyor. Çok para basmak marifet değil, Nasıl Merkez Bankası Bir ülkenin bankası ise, en çok parayı devlet basıyorsa, yine devlet 10 katlı bir apartman kurrup, apartmanın içinde Bitcoin üreten binlerce bilgisayar olabilir, ve en iyi üretenler yine ülkeler olur, öylece devletler zengin olur olsa idi, bitcoin üretmekle falan zengin olunsa. Bitcoin üretmekde para basmak gibi yani, Bitcoin yine aynı, sadece paranın sanal hale gelmesi. En azından kağıt para ve demir para vaktinde, emeğinizin karşılığı olarak, elimizde bir bir madde vardı, ama bu noktada elimizden alınıncak, kağıt veya metal olsun bu da elimizden alınınca, artık sermayenin kullanımı tek kişiye bindi demektir. zengin olmak Bitcoin üretmekle değil, çok para basaraktan zengin olunmaz, hiç kimsede para basaraktan zengin olmaz, bu para emeğin karşılığıdır işte, burada Bitcoin Sanal Para dijital para dijital sistemi elinde tutan Deccal in elinde olunca, ve elektrik kesildi ya da fişi çekince, istediğinin elindeki parayı iptal edince, bütün sermaye onun elinde oluyor, yani tek kişi elinde oluyor, Deccal sistemi. senin paranı iptal etti, Artık ne ekmek alabilirsin ne benzin bittin, yani tek zengin Deccal olur. Deccal hakimiyeti sistemi, aynı (Baş (BibBiiiiiib Amca1) Erdoğan başkanlık sistemi gibi, sistemi yavaş yavaş yapılandırıyorlar, sonunda kim olacak Bütün parayı elinde tutan kimse, Decal olacak, bir de bütün tekniği elinde tutan kimse, hepsini enerjiye bağımlı yaptimi, enerjiyi de kestimi, hepsi bitti, ve şu anda arabaları da petrolden elektirige dönüştürmek yine bu yüzden, enerjiye bagimli kilma meselesi, petrol ve diğer hayvan sistlemride gözden cikarma meselesi var, güya neymiş havnalarda atigindan gaz cikiyormuş, dogamazi isitiyormuş kürsel isinma o yüzdenmiş, ve bu yüzden hayvnlarda yok edilmeliymiş, yani yavaş yavaş deccala bagimli olmak zorunda birakiliyorsunuz, uyan insan. hepsini devreden çıkarıp enerjiye bindirmek istemeleri, yine Elektrik enerjisinide kesti miydi, artık bir yerden bir yere gitmen de mümkün değil, yani Deccal sistemi, tek Hakimiyet, Haşa allahlık. Ey Mehdi askeri uyan Emeğin karşılığını dijitala çevirme, yoksa bittigin dünden bellidir. para Tek kişinin yanında olamaz, enerji tek kişinin yanında olamaz. güc tek kişinin yanında olamaz, Allah bunların hepsini dağıtmış, bak dedik ya Hazreti insan ve dünya bütün elementleri içinde topluyor ama, kainata ise yildizlar halinde dağınık vaziyette, Yıldızlar halinde, vahdette kesret, kesrette de Vahdet.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ أَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ اللّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ sâhibeyis sicni e erbâbun muteferrikûne hayrun emillâhul vâhıdul kahhâr

Meali :

Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rab'ler mi daha hayırlı Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulmaz olan bir tek Allah mı? Vahid (tek) olan, Kahhar (kahredici, hâkim ve gâlip) olan Allah mı?

(Sadakallahul Aziym YUSUF Suresi 39. ayet)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَفِيعُ الدَّرَجَاتِ ذُو الْعَرْشِ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ أَمْرِهِ عَلَى مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ لِيُنذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِ يَوْمَ هُم بَارِزُونَ لَا يَخْفَى عَلَى اللَّهِ مِنْهُمْ شَيْءٌ لِّمَنِ الْمُلْكُ الْيَوْمَ لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Rafîud deracâti zûl arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk. Yevme hum bârizûne lâ yahfâ alâllâhi min hum şey’un, li menil mulkul yevme, lillâhil vâhidil kahhâr

Meali :

iinsanlığı derece derece yükselten, Arş'ın sahibi Allah, karşılaşma gününde (seçilip ayrılma Allaha kavuşma Günü yevmül ahiret te gelcekte bir zamanda, yani o bu günümüz, ve mehdi ve altınçağ da) onları uyarmak için, kendi emrinden olan kutsal ruhu (Yani Hırıstiyan teslis inancında geçen, Kutsal Ruh olan, Hz Mehdi yi) onlara gönderir, ve herşey belli olupta, apaçık ortaya çıktığı vakit, o der ki : Allah dan gayri kimden korkuyorsunuz, görmüyormusunuz bugün mülk (hükümranlık) kimindir? (Maliki yevmiddin ayetine atıf var burada, ve din gününün sahibi kim? deyyan olan kim? ) Tabiki de Tek olan (o zamanda Vahdeti vücud olan kimse), her şeyi kudret ve hâkimiyeti altında tutan Allah’ındır. (Vahidul kahhar olan Allah ın)

(Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 15 ve 16. ayet)




Ve işte hakimiyetin Mehdi de olması, hakimiyetin Deccal da olması gibi değil. Çünkü mehdi, ne dünyanın tüm ekonomisini, ve ne de dünyanın tüm Siyasetini, veya tüm enerjisini Elinde tutmamakta, sınırlar belli olmuş, sınırları koruyan bekçilerde tayin olmuş, Onları yönetenler detaylı ve belli olmuş, o yani mehdi bunlara karışmamak da, sadece ve sadece iyi ile kötünün farkına varmanızı sağlamakta, yoksa mehdilik bütün Hakimiyet ve gücü elinde tutmak değildir. Elektrik lamba düğmesi gibi, ben buradan lambanın düğmesine basıp, lambayi söndürünce, bütün Işıklar, bütün enerjiler, bütün Hayatlar sönecek gibi bir sistem yani ekonomi enerji güc para tek kimsede ve , Demek ki Allah da Buna müsaade etmez, kulların akıllıları da buna müsade etmemesi lazım, ve bu sistem Deccaliyet sistemi yıkılmak zorundadır. Yoksa dünyamızı mahveder. ve işte insan Günah işlemek ile ya ruhu hasta olur ya da fiziki bedeni hasta olur. Onun çaresi olan ilaçlar ise kişiye özel olmalıdır yoksa mesela Devenin su içmesi ile zürafa nın su içmesi aynı değildir, yine Devenin yediği ile, atların yediği, yahut köpeklerin yediği ile Aynı değildir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurakâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr

Meali :

O dedi ki :“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” onlar da dediler “Allah’tır”. (Hz Mehdi de onlara Dedi ki: “O'nu (beni yani Hz Mehdi yi) bırakıp da kendilerine gelen bir zarara veya faydaya bile bir hükmü olmayan dostlar mı ediniyorsunuz, (Dünyamizi ve kainati zulumetten aydinlığa çevirp nimetlerle dolmasıina sebeb olan, O nun Gücü (Mehdi nin gücü ile onların ki aynımı bir mi) vallahi değil, ya onunla da (mehdi ile de) herşeyi hakkıyla yaratan ve vâhidul kahhâr olan Allah ın ki aynımı bir mi?(Degil).
(Sadakallahul Aziym RA'D Suresi 16. ayet)

Temsili misal çocuğu olmayan birisi dua etti ve dedi ki," Allah'ım bana bir çocuk ver" dedi ve Bunu duyan ve allahlık taslayan birisi çaputtan bir bebek yapıp geldi verdi, al sana bebek. bu adam dedi Hayır, benim istediğim bebek bu değil . Başka bir adam naylon bir bebek getirdi bumu istediğin bebek dedi. adam yine hayır dedi. Adamın birisi de kedi yavrusu getirdi, bu muydu istediğin bebek dedi, adam yine hayır dedi. Adamın biri Biyolojici ve kimyacı, O da bir klon çocuk yapıp getirdi. Al sana bebek dedi. adam yine Hayır bu değil dedi, Ve sonunda gerçek bilgiyi bilen bir adam dedi ki, senin çocuk sahibi olman için, bir bayanla evlenmem lazım, Halvet edip şöyle şöyle yapmam lazım diye tarif etti. adam gitti evlendi çocuğu oldu, ya da olmadı da diyebiliriz, hala serüven devam ediyor, Ne yaptımsa olmadı dedi, yani çareler tükenmez, hastalığın çaresi kişiye Özeldir dedik ya, Öyle olunca ya erkek kısır, ya da kadın kısır olabilir, eşlerden birinin kısır olmayan biriyle evlenmesi, Derdine derman olur, ya da ikinci, bir anne yada baba alması Derdine derman olur, işte hastalıklar da böyle kişiye özel olduğu gibi, çareside kişiye Özeldir, günahlardan kişiye özeldir, tek tövbeyle Hepsi asla affolmaz, çeşidine göre, çareside gizli günaha gizli, âşikâre günahı aşikar tövbe etmesi lazım geldiği gibi, işte Ruhi hastalıkların, yani manevi hastalıkların, günahların çaresi de böyle onlara karşilik gelken iyiliklerimiz ve sevaplarımız, sevabin ZIDDI da zıttı da Günah lardır. Ve burada anlatmak istediğimiz, Allah Kainata ve dünyamıza kuvvetler ayrılığı sistemi koymuş, ve bir beden, sen, ben, o, Ahmet, Mehmet, Fatma, Fadime, hepsi Vahdeti Vücut, her biri ayrı Vahdeti Vücut, ve benim elim, Benim kolum, Benim ayağım, bana hizmet etmek üzere yapılandırılmış. ve Allah dirseklere sinir koymuş, dirsek ters dönmez, içe doğru döner, bana hizmet etsin diye, ama robotlar da kuvvet Ayrılık sistemine terstir, onların kolu, içe ve dışa hareket edebilir, yani sanada hizmet eder bana da, yani, bizim sistemimizden farklı, microsoftun Babasi Bill amca, yeni yazilim yapacak adamlarda bunuda planlarda göz önüne al. Yani Sınır koy, ve Allah dirsekler ile sınır koymuş, ve byunada sınır koymuş, ve Allah yeryüzünde ve gökyüzünde tek Allah olmasına rağmen, kuvvetler ayrılığı koymuş, sen seninlesin, ben benimle, Benimki bana, seninki sana, Sen çalıştın, Senin için, ben çalıştım, benim için, sermaye Tek elde toplanmıyor, Benim karnım acıkdımi onu ben doyuruyorum, sen acıkdımi onu sen duruyorsun, ben sırtıma ayrı giyiyorum, Sen ayrı giyiyorsun, ben ayrı yoruluyorum, Sen ayrı yoruluyorsun, Öyle olunca, ben de ki güç, Sendeki ile aynı değil, Sen belki şişmansın, Ya da ben şişmanım, belki sen sağırsın, ben degil, yada benim kaldırma kuvvetim mesela 10 kilo ise, Seninki 5 kilo, yani kuvvetler ayrılığı, Allahbunlara rağmen tek beden gibi parclardan oluşan bütünm gibi, o bile her şey bitti gibi hükmetmemesini rağmen, ama vahdette kesret, kesrette Vahdet, Öyle olunca, Güç Allah da olmasına rağmen, Allah gücünün tahakkuklarini kişiler üzerinden tezahür ettirmekte, Ahmet amca ile, Fatma Bacı ile, öyle olunca tek güç, sistemi ise, bütün gücü kendinde toplamak üzere yapılandırılmış sistem. Türkiyedeki yönetim sistemi ile başkanlık sistemiylede burya dogru gidiliyor yine, bunun ön ayaklarımdan birisi de(Baş (BibBiiiiiib Amca1)siyaseti. yoksa Allah birdir, Allah gücünü ve sifatlarini, misal ile Bakkal amca terzi teyze ile.... tezahür ettirmek de dedik, böyle olunca kuvvetler ayrılığı. Allah'ın Yönetim sistemi kuvvetler ayrılığı sistemi. Güc tek kişinin yanında toplanamaz buna yeltenipde Dünyada Tek Tanriliga kalkanlari Allah helak etmiştir, ve yine edecekdir de .Akilli bir patron, hic bir zaman iyi giden bir fabrikanin bütün hissellerini elinden cikarmaz, Allah bu uyanik patron kadardami akilli degilki, saltanatinin hepsini birine versin, (BibBiiiiiib Kafa) olmak lazim böyle düşünmek için.

Elektrikte Euro Bus diye bir sistem, ile gerektiğinde bütün bir gökdelen binanin elektrigini suyunu isitma sistemeni tek dügme ile kesersin kapatabilirsin. Eğer güç Allah dan başka bir kimsenin yanında olsai işte böyle olur ve Yaşami Öldürür, bize kalk der kaldırır, yat der yatariz, ye der yeriz, derecede, Afedersin köpek oluruz köpek. Allah ise bunu yasaklar ve herkese özgürlük yazmış, kendisine isyan eden birine bile hak tanımış. sistem kuvvetler ayrılığı.

Namazda kelime-i şahadet ile Allah'ın Vahdet ini birliğini birlemek

Buna evliya İzam demişler ki, namazda lisanını teke indir. kalbin ayrı elin ayrı konuşmasin, gözün ayrı olmasın. Aynen bu durum tören geçidinde trampet çalan gruptaki bir adamın, aynı anda trampet çalması, notaya uyması, grupla birlikte Düzgün şekilde yürümesi, ve selam geçidi alanına Gelince, selam vermesi gibi, veya başka bir temsili misal ile, Sen araba sürerken ellerin direksiyonda, Gözün yolda, ayakların 2 ayrı kuvvette, fren ve gaz da, ve öyle olunca araba sürmekte bile kuvvetler ayrılığı var, her birisi ayrı bir konumda ya da ayrı bir işte, ayrı bir yönde, ayrı bir harekette olmasına rağmen bile, Vahdet olan vücuttaki bir görevi ifa etmektedir şoförlük görevini, hepsinin görevi ne kadar ayrı, hepsinin görevi birbirinden binlerce farklı, ama aklin yeri olan beyin ile, hepsi toplanıp ayrı ayrı işleri görmesine rağmen, Aslında tek olan Vahit olan, bir bedene hizmet etmekte ve tek fili meydana getirmekde. Vahdet ve kuvvetler ayrılığı bu demektir. Allah'ın Rezzak olması, Settar olması, mümin olması, halık olması,... yani bu kadar ayrı sıfatlarını aynı anda yeryüzünde tecelli ettirmesi, binlerce insanın üzerinden olur, ya da hayvan üzerinden, ya da bitkiler üzerinden, ya da maddeler elementler üzerinden olmasına rağmen, Allah tektir, ve bunların hepsi tek bir güc e hizmet eder. Ahmet amcanin Ankara'da olması, Fatma teyzenin İzmir de dolması, George Bush un Amerika'da olması da, bu gücün böyle yerli yerince olmasına engel değildir.

Bu benim Vaaazi vaaz ederken, tatlı tatlı konuş ki, insanlar anlasın, diyorlar , küfretme kizma falan filen. ben tatlı veya sinirli konuşunca, ya da bağırıp çağırınca, insanlar anlamaz kaçar deniyor.

tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır

Halbuki cennette, Adem ile Havva yalnız iken, şeytan önce kapının bekçisi Rıdvan'ı, tatlı bir dil ile kandırdı, ve kapısı bile olmayan cennetin kapısını açtırıp, cennete girdi, ve sonra yine Tatlı tatlı konuşup, Havva annemizi de kandırdı, ve ondan öğrenen havva annemizin de(Matrix Mr smith) içine girip havvanın dilinden konuşup, adamı da kandırdı, yani adamı ve Hazreti Adem'i kocasını kandırdı. Güzel konuşmak mı güzel amel burda, kötü bir görev ve amel mi, her güzel konuşa,n güzel işler tutsaydı, Adem ile Havva cennetten atılmaz di. Bazen bağırmak da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden birisi, Celal ismi, yerinde ben bağırmayınca Celal ismi tecelli etmez, Allah kahhardır, yerinde kızmayınca da Kahhar ismi tecelli etmez, ve Allah Musa ya dedi ki :
Aasa nı denize vur, "fadrib bi asake" yani vurmak darb etmek, Ve yine gerekirse kadınlarınızı hafifçe dövün, Yani yine darb etmek fiili burada geçiyor, böyle olunca, insanın elinden, dilinden, gözünden, ayaklarından, veya diğer azalarından çıkan, Her fiili işleyen o kulda da Allah'ın sıfatlarından isimlerinden bir isimi tecelli ediyordur ve yani, yani dövmek de Allah'ın sıfatı ve ismidir, Biz Vahdet olunca, bizden çıkan bir dövme Fiili amm kadini olsun amma düşmanimizi olsun, Allah'ın fiili olmuş olur. yani dövmek de Allah'ın ismi imiş, o zaman dövmek güzel bir fiil değil, diye bilmiyormuyuz? Halbuki dövmekten insandan çıkan bir fiil, Yani Allah'ın sıfatı ve fiillerinden Bir ismi. Bedendeki sağ el ve sol el gibi ikisi farklı kutuplarda olmasına rağmen, farklı yönleri, ve farklı işler görmesine rağmen, aslında tek bir bedenin işini görmek üzere yaratılmışlardır. Yine bedende bütün bu kuvvetler toplanmasını rağmen, Ve Ahmet amca da, Mehmet amca da, Ayşe teyze de de aynı Güçler var, Ayrı Bir bedende, ayrı bir Vahdet halinde toplanmış vaziyette, ve her bir vücut bir Kainat olunca, binlerce Kainat olmasına rağmen, yine Vahdet olan, hepsini içinde toplayan Vahid olan, Kahhar olan Allah'a Hizmet etmekteler, her ne kadar ayrı ayrı görünseler de hepsi, bir dünya içinde, bir kuvve, Yani bir tek kuvvet. ve hepimiz Bizler Vahdeti, yani voltranı oluşturmaktayiz. ve Mehdi'nin de Zamanın Ruhu ve Vahdeti Vücut olması, Bütün herkesin onun içinde bir parça halinde olması, buna engel değildir, Çünkü tırnak nasıl binlerce hücreden oluşur, göz hücrelerinden farklı ise, yahut bir üst beden Hazreti Nuh, bir üst beden Adem, senin yine bir Vahdet olaraktan, diğer parçaları içinde taşıdığın gibi, Şu zamanda insanları da Hazreti Mehdi Aleyhisselam kendi vücutlarında taşımakta, ve dediğimiz gibi, Raşidi tarikatina göre, yağmur yağması, ve kar yağması için, O nu (Allah i) zikirettikten sonra, su veya süt içmesi, işte Bedenindeki dünyaya ve parçalara Kar veya su gitmesine o yüzden sebep olmakta, o Vahdet ve bütün olduğu için, parçalar ondan beslenmekte, Yukarıdaki ayette denildiği gibi Onu ile sizin evliyalarınızın gücü aynı mı, bütün İle parça olan aynı mı, göz ile bütün beden aynı mı, bütün ile parça aynı mı? ve Hazreti Mehdi Zamanın Ruhu ve bedeni olaraktan bütünü temsil eder, ve zamanın Vahdeti Vücudu o odur, Halifeyi Ruyu zemin olan, Hazreti Adem, veya Hazreti insan, veya adam o dur.

Rabbim Mehdiye bütüne uygun davranmayı, askerlerine de parça olduklarını bilip de, parçayı uygun davranmayı nasip ve Müyesser kılsın. Amin Velhamdülillahi rabbil alemin.

DiPNOTLAR :

[1] sorularlaislamiyet com/allahuekber-lafzi-kuranda-gecmekte-midir

--oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--


Vaazi mp3 olarak indirmek için linke sağ tikla farkli kaydeti sec 




Vaazi Youtubeden Seyretemk için Linke TIKLA

https://www.youtube.com/watch?v=npoBSR-Dazw

 Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 6 Ekim 2018 Cumartesi

Original Kar © glan

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan

Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran

Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım - Aralık

1 Senede/12 Ay

Pazartesi - Salı - Çarşamba - Perşembe - Cuma - Cumartesi - Pazar

1 Yılda/365 Gün

7 Günde/24 Saat

Vaaz - Dini Sohbet - Tasavvuf Sohbetleri - Radyo Karoglanda

RADYO KAROGLAN

Sessiz Zehirin - ve internetin Sesi ve Onun Şifası Olan - Radyo Karoglan